Geçen hafta acı son demiştik ama bilelim ki, her son

bir başlangıçtır.   Can-ı gönülden ve tüm

kalbimizle inanıyoruz ki, Mısır da ve diğer Arap ülkelerinde zalimler

kaybedecek ve zafer Müslümanların olacak.  

Yaşanan acı hadiselerden ümmetin yüreği dağlanıyor, arş-ı

ala sallanıyor. Tabi ki konuyu gündemde tutarak kardeşlerimize sahip çıkmak ve

destek vermek, hepimizin boynunun borcudur.  

Acımız çok büyük, her geçen gün katlanarak, artarak devam

ediyor. Yaşanan insanlık dışı barbarlığın, canavarlığın haddi hesabı yok.

Yaşadığımız günler, insanlık tarihine kara leke olarak geçecektir. Kim bilir

belki de yeni bir dünya savaşının başlangıcıdır.

Hangi milletten olursa olsun müşfik ana olması gereken

devlet in kendi öz evlatlarına karşı işlediği savaş suçu ndan öte trajediler

yaşıyoruz.

Masum insanları katlettiği bir yana, hunharca işlediği

cinayetle öldürdüğü insanların cesedine tahammül edemeyip, ölüleri bile yakan

bir canavar kitlesi

Keskin nişancılara parmağıyla işaretlediği gencecik

yavruları hedef gösteren, namaz kılanları tarayan, camideki insanlara

saldıran, sonra da acılı ailelerine intihar etmiştir diye zorla kâğıt

imzalatan, gözaltına aldığı tutukluları dünyanın gözünün önünde sorgusuz

sualsiz kurşuna dizen bir şebekeden söz ediyoruz. 

Mısır da yaşananlar, tüm maskeleri indirdi.  Normal zamanda teşhisi mümkün olmayan

münafıkların teşhirini sağladı.

Ama daha acısı bizden bildiklerimizin tavrıdır. Mısır

için toplanan yüz binlik kalabalıkları sırf karşıt siyasi görüşten olduğu için

görmeyen âmâların hali..

Ayıp ki ne ayıp, hâlâ bu kandan siyasi rant devşirmeye

çalışanların hali Katliamı görmeyip falanca devlet büyüğünün parmaklarını

kaldırarak yaptığı işareti büyük bir dünya zaferi olarak takdim etmeye

çalışan  bağışlayın- satılık kalemler ve

kiralık beyinler var.

Makam sahibi insanlar, tiyatro oyuncusu gibi

davranmamalı. Şehitlerin kanı, mazlumların âh-ı kimsesizlerin feryâd-ü figânı

arş-ı alâ yı titretiyor. Kraliyet mensuplarının tavırları kimseyi üzmesin.

Müslüman kardeşlerin siyasi başarısı saltanatlarının sona ermesi anlamına

geliyor. Bir Arap bakan anlatmıştı. Körfez ülkelerinden birinin prensi demiş ki Biz dâhil bölgemizdeki tüm

kraliyet ailelerinin dünyada yalnızca üç düşmanı var. Bunlar, İhvan, İran ve

El-Kaide! . Fazla söze ne hacet!

  TRT görevlisi

Metin Turan kardeşimiz inşallah en kısa zamanda serbest bırakılır. Ankara da

Ramazan ayında yapılan Ezherliler iftarında Ne olur Türkiye de Mısır için bir

şeyler yapın. Yoksa hayal bile edemeyeceğiniz çok kötü şeyler olacak diyordu.

Meğer bu yaşananları o günden biliyor ya da seziyormuş.

Vahşi darbenin bizce ülkemizdeki iki önemli kaybedeni

Ahmet Davutoğlu ve Bekir Bozdağ dır. Birkaç ay öncesine kadar süperman(!) diye takdim edilen adam bugün

piyasada görülmüyor. Suriye politikasıyla iflas etmişti, Mısır la da hak ile

yeksân oldu.

İ.İ.T. Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu nu istifaya

davet ediyorlar. Onu iki dönem üst üste seçtiren sizsiniz. Toplumu teskin etme

adına suçu ona yıkarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. O da (Türkiye

dâhil) hiçbir üye ülkeden Mısır için toplantı talebi gelmedi diyerek asıl

sorumluya diplomatik bir dille işaret ediyor.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin küstüm

oynamıyorum diyerek köşesine çekileceği gün değil; aksine Arap ülkeleri arasında

mekik dokuyarak krize çözüm bulma günüdür. Aksi halde sorumluların yatacak yeri

yok.

Mısır ın kaybedeni maskesi düşenler ve durumdan rant elde

etmeye çalışanlardır.