Dünyanın gözü önünde Mısır da sadece hukuk cinayeti

değil; tam anlamıyla insanlık tarihine geçecek vahşet yaşanıyor.

30 Mart seçimlerine birkaç gün kala açıklanan idam

kararı, ülkemizde seçimlerin gölgesinde kalmıştı. Seçimler bitip toparlanınca,

milyonlar hep birlikte tepkisini ortaya koydu-koyuyor.

Her zaman, ümmeti ilgilendiren her olayda olduğu gibi

Mısır cuntasının bu vahşetine karşı da tüm yurtta Milli Görüş camiası protesto

eylemlerinde öncü rol üstlendi.

***

Anadolu Gençlik Derneği nin ev sahipliğinde, Ayasofya

Meydanı nda yapılan etkinliğe katıldım ve içimden, Allah a şükür iyi ki

bizimkiler var. Ümmete sahip çıkılıyor dedim. Minik yavrular, hanımlar,

gençler ve yaşlılar yediden yetmişe herkes oradaydı.

Miting anında yağmur yağdı. Sanki rahmet sadece o anı

kuşatıyor gibiydi. Slogan şuydu; Kefenini al da gel!

Başarılı bir organizasyona imza atılmıştı. Kefen bezi ve

yağmurluk dağıtımıyla meydanda toplu akşam namazı kılındı.

Heyecanlı kalabalık, duadan önce Kardeşim sen özgürsün

ezgisini orijinal metniyle canlı olarak dinlediler.

Ayasofya önündeki eylemle, işaret fişeği atıldı. Eylemler

daha sonra dalga dalga tüm yurda yayıldı.

***

İktidar partisinin cuntanın idam kararları karşısındaki

tutumunu ve suskunluğun sebebini anlamak mümkün değil.

Muhalefet partileri tarafından TBMM bildirisi yayımlama

teklifini bile reddettiler. Kamuoyu tepkisi üzerine imzalamak zorunda kaldılar.

Sonra da AKP twitter hesabından grup başkan vekillerinin imzasını

fotoğraflayarak, Mısır daki idamlara karşı TBMM bildirgesi imzalandı. Herkese

duyuralım notu düşüldü.

Belli ki Müslüman kardeşlerinin dökülecek kanı gibi bir

konuyu bile istismar etmekten ve propaganda çalışması olarak görmekten

çekinmemişlerdi.

Peş peşe tebrik mesajları, ak gençler bravo size, eylem

yaptığınız için alkışlıyorum ifadeleri... Bu ne sevinci, bu alkışlar neyin nesi

oluyor

Emine (Şenlikoğlu) abla bile twitter hesabında Duydum

ki, ak gençler meydana iniyormuş aslanlarım benim yazmış.

Alternatif eylemlere ne dersiniz Biz Perşembe

Ayasofya ya gitmeyiz. Cuma Eminönü ne gideriz diyenler yaptıkları işte ne

kadar samimi(!) olduklarını ortaya koyuyorlar.

Yine bir başka cemaat, üyelerini Mısır protestolarına

davet ediyor. Sonradan organizatör kurumun AGD olduğunu anlayınca ikinci bir

mesajla, Pardon yanlışlık oldu gitmeyin. Bizim protestomuz daha sonra

yapılacaktır diyerek üyelerini uyarıyor.

Bir partinin kazanması için Efendi adına herkese mesaj

gönderen, seçim gecesi teheccüde kalkıp dua eden ve ertesi gece şükür secdesine

kapananlar da Mısır daki kardeşlerine sahip çıkmalıydı. Ne hikmetse bir anda

vurdumduymaz oldular.

Böyle bir konuda ayrımcılık ve tarafgirlik yapılması

gerçekten çok üzücü.

***

Yaşanan süreçle ilgili yandaş yazarlar, sadece refikleri

yazarları suçluyorlar ne hikmetse! Alkışladıkları büyüklerini göreve çağırmak

akıllarının ucundan bile geçmiyor.

  Ey hükümet haydi

siz de el atın, ses verin. Bu halk size boşuna mı oy verdi demek yerine fikri

belli gazetecileri suçlamayı tercih ediyorlar.

Anlaşılan tutuldukları köşelerde tek görevleri AKP ye

medh-u sena düzmek. İnanıyorum ki, günün birinde geçmişe dönük yazılarına bakıp

bıyık altı gülümseyecek, uyanacak, utanacak, kızaracak ve diyecekler ki, Biz

bu kadar mı tetikçi olmuşuz

Yandaş medya vatandaşlar Mısır cunta yönetimine tepki

için toplantı başlığı atmış peki kim yapmış belli değil.

Hürriyet Gazetesi bile, AGD nin organize ettiği diye

yazdı. TRT de günah çıkarırcasına isim zikretti, bu beyler gizledi.

***

Protestolar ve eylemler amacına ulaştı mı Bizce evet.

Türkiye, hem cuntaya çeki düzen verdirtti, hem de dünyayı ayağa kaldırdı.

Darbeciler önce, Karar henüz son değil, süreç devam ediyor! dediler.

Dünya kamuoyunda tepkiler dinmeyip, tansiyon düşmeyince

idama mahkum edilen sanıkların yeniden yargılanacaklarını açıklamak zorunda

kaldılar.

Eylemlerin diğer bir faydası da iktidar sahipleri, halkın

infialini görünce harekete geçmek zorunda kalmasıdır. Ülkemizin yöneticisi

olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı, (IIT) Birleşmiş Milletler (BM) vs. gibi

kurumlar devreye sokulmalı, bir şekilde diplomatik çaba zorlanmalıdır.

Evet, bugün bu görev, en fazla iktidar partisine düşüyor.

Seçim boyunca ellerini havaya kaldırıp, parmaklarını sallayarak milletten oy

alanlar; bugün sözlerine sahip çıkmalılar. Mısır için net adımlar atmalılar.

Protestoları ve eylemleri halk yapıyor.

Şimdi kardeşleriniz için birlik zamanı

Haydi! bir şeyler yapın hemen şimdi