Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim, hesap gününün hâkimi,
kullarına İslam ı bir nizam olarak gönderen Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve
selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine,
O na uyanlara, O nun yolundan giden müminlere olsun.
Kur an ın tanımıyla yeryüzü insanoğlu için bir imtihan
yeridir. Hak-Batıl mücadelesi bu imtihanın bir gereğidir. Hak, İSLAM DIR.
Batıl, İSLAM olmayan her şeydir. Dünya imtihanı İslam ile kazanılır. Dünya ve
ahiret saadetinin tek çaresi İSLAM DIR. Bugün dünyada yaşanan mücadele İman ile
Küfrün, Hak ile Batılın, Milli Görüş ile Siyonizm in mücadelesidir. Konumuza
devam edelim. İbrahim (a.s) Filistin yurduna yerleştikten sonra Allah, O na mal
ve servet bolluğu verdi. İlahi takdirin bir neticesi olarak Sare ile
evliliğinden çocukları olmamıştı. İbrahim (a.s) Allah a, kedisine salih bir
evlat vermesi için dua ve niyazda bulunuyordu. Sare, İbrahim (a.s) den Belki
Allah, sana ondan bir oğul nasib eder diyerek Hacer ile evlenmesini istemişti.
İbrahim (a.s) Hacer ile evlendi. HACER: Firavun un İbrahim (a.s) e iman eden
cariyelerindendi. Mısır ın Ferema yakınındaki Ümmülarab köyündendi ve Kıpti
yani Mısırlı idi. Amr bin As, Mısırı fetih için kuşattığı zaman, Mısır lılara:
Peygamberimiz (s.a.v) Mısır ın fethini bize vaat etti ve Mısırlılarla arada
soy ve akrabalık ilişkisi bulunduğundan, kendilerine iyi davranmamızı
emretmiştir demiştir.
İbrahim (a.s) seksen altı yaşında iken, Hz. Hacer İsmail (a.s) i dünyaya getirdi.
Allah; İbrahim (a.s) a, Hz. Hacer le İsmail (a.s) i, Mekke ye götürmesini oraya
yerleştirmesini emretti. İsmail (a.s) e, Beyti Haram ı, hazırladığını ve
oranın, onun eliyle imarını takdir ettiğini, suyunu da, onun için akıtacağını
bildirdi. Mekke ye yerleştirildiğinde İsmail (a.s) iki yaşında idi. İbrahim
(a.s), Hz. Hacer le İsmail (a.s) i, Mescidi Haramın bugün bulunduğu yerin ve
Zemzem kuyu¬sunun yakınında bulunan büyük bir ağacın yanına bıraktı ve Şam a
geri döndü. İbrahim (a.s) in ikinci oğlu olan İshak (a.s) ilahi takdirin bir
neticesi olarak Hz. Sare tarafından dünyaya getirilmiştir. İshak (a.s) doğduğunda İbrahim (a.s) yüz yaşında idi.
İSMAİL VE İSHAK (A.S)
İbrahim (a.s) in iki oğlu; İsmail ve İshak (a.s), biri
Dicle diğeri Fırat, iki ayrı anneden doğmuş olsalar bile bir yerde birleşip
büyük İslam okyanusuna birlikte dökülen tek bir İbrahim nehri idiler.
İSMAİL (A.S), Mekke yi imar ederek ahır zamanda her şeyi
tanzim edici olarak görev üslenecek Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) efendimizin
neşet edeceği yeri hazırlayan İbrahim in nesli. Kâbe yi yeniden inşa eden
İbrahim (a.s) in yardımcılığını yapan hayırlı evlat. O ndan sonra Kâbe ve Hacc
hizmetlerini yürütmeye devam eden halef. İlk olarak Kâbe ye örtü örten
hizmetkâr. Allah, O nu Mekke ve çevresinde oturan Cürhüm ve Amalika halkı ile
Ye¬men kabilelerine Me rib ve Hadramevt halkına Peygamber olarak
görevlendirmiştir.
İSHAK (A.S), Filistin, Mısır, Şam, Harran ve Babil (Irak)
toprakları üzerinde tevhid medeniyetinin kurulması, ifsat ve şirkin ortadan
kaldırılması için görev üslenecek bir neslin yetiştirilmesi ve göreve hazır
hale getirilmesinin görevlisi İbrahim in nesli.
İshak (a.s), İbrahim (a.s) in vefatından sonra, Şam ¬da
peygamberlikle görevlendiririlmiştir. Allah, Onu, seçkinlerden ve hayırlı
insanlardan kılmıştır. Saffat 112-113: Salihlerden bir
peygamber olarak O na (İbrahim e) İshak ı müjdeledik. Kendisini ve İshak ı
mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lakin her ikisinin neslinden iyi kimseler
olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak. İshak
(a.s) annesi Hz. Sare ile beraber,
Şam dan Mekke ye gelip Hacc etmişlerdir. İshak (a.s), babası İbrahim (a.s) in
vasiyeti üzerine Harran dan Refaka binti Betvil ile evlenmiş, Ays ve Yakub
isimlerinde ikiz iki oğlu olmuştur. Oğlu Ays ı, ağabeyi İsmail (a.s) in ve¬fatı
sırasındaki vasiyetine uyarak Besime binti İsmail (a.s) ile evlendirmiştir.
Böylelikle abisiyle dünür olmuşlardır. İshak (a.s) Kenan ilinde,
Filistin de vefat etmiştir.
YAKUB (A.S) VE İSRAİLOĞULLARI
Yakub (a.s), İshak (a.s) ın oğlu, İbrahim (a.s) in torunu, İsmail (a.s) in
yeğenidir. Yakub (a.s) un Annesi Refaka dır. İshak (a.s), oğlu Yakub (a.s) a:
Allah, seni, Peygamber yapacak, oğullarının soyundan Peygamberler çıka¬racak,
sende hayır ve bereket vücuda getirecektir! dedi. Kenanlılardan hiç bir
kadınla evlenmemesini, Harran da oturan dayısı Leban ın yanına gitmesini, onun
kızları ile evlenmesini öğütlemişti. Zaten Annesi de ikiz kardeşi Ays ile
arasında olan bir meseleden dolayı oğlu Yakub (a.s) un, dayısının yanına
gitmesini istemişti. Bunun üzerine Yakub (a.s), bir müddet dayısının yanında
kalmak için Harrana gitti. Gündüz gizlendiği, gece yolculuk yaptığı için
kendisine İsrail lakabı verildi. Bu yolculuk esnasında kendisine bir gece
Cebrail (a.s) gelerek peygamberliğini müjdeledi. Yakub (a.s) önce dayısı
Leban ın büyük kızı Leyya ile sonra da da küçük kızı Rahil ile evlendi. O
devrin âdetine göre Leyya cariyesi Zülfe yi, Rahil de cariyesi Belka yı Yakub
(a.s) a hediye ettiler. O da onları nikâhladı. Yakub (a.s) un bu dört hanımdan
on iki oğlu oldu. Leyya dan Rubil, Yehuza, Şem un, Lavi, Zebalun, Yaser adında
altı oğlu olmuştur. Rahil den Yûsuf ve Bünyamin doğmuştur. Cariye Zülfe den Cad
ve Aşir, Cariye Belka dan Dan ve Neftal doğmuştur. Yakub (a.s) un on ikiyi
bulan oğulları İsrail oğulları, Esbat diye anılmaktadırlar. Yakub (a.s),
Harran da yirmi yıl oturduktan sonra, Kenan iline gitmesi kendisine
emrolununca, oradan ayrılıp Kudüs e geldi. Orada kardeşi Ays ile buluştu.
Birlikte babaları İshak (a.s) a gittiler. İshak (a.s) vefat edince, O nu
İbrahim (a.s) in yanına defnettiler. Ays elindeki toprakların tamamını Yakub
(a.s) bırakarak Anadoluya göç etti. Yakub (a.s), babasının vefatından sonra,
onun yerine geçti.
Bölge, ilahi takdirin bir sonucu olarak Yakub (a.s) un
oğullarına ve torunlarına, ilahi ahkâma ve Allah a kulluğa bağlı kalmak şartı
ile emanet edilmiş oldu. Rabbimiz buyuruyor. Nisa 163: Biz Nuh a ve ondan
sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve (nitekim)
İbrahim e, İsmail e, İshak a, Yakub a, esbata (torunlara), İsa ya, Eyyub e,
Yunus a, Harun a ve Süleyman a vahyettik. Davud a da Zebur u verdik. Allah
mülkü dileyene değil, dilediğine verendir.
YUSUF VE KARDEŞLERİ
Yusuf (a.s), Yakub (a.s) a oğullarının en sevgilisi idi.
Kardeşleri onu kıskandılar.
Kur an da Yusuf ve kardeşlerinin kıssası genişçe
anlatılmaktadır. Yusuf (a.s) rüyasında, on bir yıldızla güneş ve ayın kendisine
sec¬de ettiğini görüp bunu, babasına anlatmıştı. Yakub (a.s), ona: Ey evladım,
rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın,
apaçık bir düşmanıdır tenbihinde bulundu. Kardeşleri bunu duydular ve Güneş,
babamızdan, ay anamızdan, yıldızlar da bizden başkası değildir. Hiç kuşkusuz
Rahil in oğlu, üzerimize hükümdar olmak, ben sizin efendinizim, sizler benim kölemsiniz demek istiyor
dediler. Onu kuyuya attılar. Kurt yedi dediler, böylelikle babalarının
sevgisini kazanmak istediler. Onu Mısır a giden bir kervana kölemizdir diye
sattılar. Yusuf u, kervan shibinden Mısır
azizi, hazine bakanı Kuftir satın alarak evine götürdü. Yusuf (a.s) Mısır
sosyetesinin içine düşmüştü. Azizin hanımı onu yasak bir işe çağırıyordu. Yusuf
Allah a sığındı ve: Ey Rabb im! zindan, bana, bunların davet ettiği kötü işi
yapmaktan da¬ha sevgilidir diyerek zindana düştü. Zindanda yalnız değidi.
Zindan arkadaşlarına: Ben, Allah a inanmaz, ahireti inkâr eden bir kavmin
dinini terk ettim. Atalarım İbrahim in, İshak ın, Yâkub un dinine uydum diyerek onları İslam a çağırıyordu.
Kurtulacağına inadığı zindan arkadaşına: Beni efendinin yanında an diyordu.
Birgün Mısır ın hâkimi bir rüya görümüştü. Bu rüyaya kimse bir anlam
veremiyordu. Zindandaki kurtulan arkadaşı Yusuf u krala haber verir. Yusuf:
Yedi yıl bolluk, yedi yıl darlık ve kıtlık olacak, bunun tedbiri de şudur
diyerek çözüm yolunu gösteriyordu. Yusuf u krala getirdiler. Yusuf: Beni
Mısır ın maliyesinden sorumlu bakan yap, çünkü ben, maliyeyi korumaya ve onu
mükemmel bir şekilde yönetmeye ehil biriyim dedi. Yusuf Mısır a bakan olmuştu.
Kıtlık döneminde bütün civar Mısır a akın ediyor, ihtiyaçlarını görüyor ve
memleketlerine geri dönüyorlardı. Yusuf un kardeşleri de gelenlerdendi, O nun
huzuruna girdiler. Yusuf onları tanıdı, onlar ise O nu tanımıyorlardı. Olanlar
oldu, yaşananlar yaşandı, Yakup ve evlatları Mısır da toplandılar ve Yusuf un
rüyası gerçek oldu. Babasını ve annesini tahtının uzerine oturttu. Babasına:
Ey Babacığım, işte bu, evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir, Rabbim
rüyamı doğru çıkardı dedi.
Yakub (a.s) bütün ev halkıyla birlikte Mısır a geldikten
sonra, Yusuf (a.s) un yanında on yedi yıl yaşadı. Ölüm döşeğine düşünce,
oğullarına: Benden sonra kime kulluk edeceksiniz demişti. Onlar: Senin ve
ataların İbrahim, İsmail ve İshak ın ilahı olan tek Allah a kulluk edeceğiz,
biz ancak O na teslim olmuş (Müslüman)larız dediler. (Bakara 133) Yakup (a.s)
oğullarına: Ey oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslam ı) seçti. O halde
sadece müslümanlar olarak ölünüz (Bakara 132) diye vasiyette bulundu. Yakub
(a.s) yüz kırk yedi yaşında vefat etti. Bu tarihten itibaren İsrailoğulları
Mısır da Musa(a.s) dönemine kadar ömür sürdüler.
Yusuf (a.s), vefatıyaklaştığında, İsrail oğullarıdan seksen kişiyi yanında topladı. Onlara;
yakında vefat edeceğini, Kıbtilerden ilahlık iddia¬sında bulunacak bir zorbanın
kral olup İsrail oğullarının doğan erkek çocuklarını öldürüp kız çocuklarını
bırakacağını ve İsrail oğullarına işkencenin en kötüsünü tattıracağını,
saltanatının uzun müddet süreceğini, sonra, İsrail oğullarından Lavi b. Yakub un
oğullarından Musa bin İmran adında, uzun boylu, kıvırcık saçlı, es¬mer tenli
bir zatın çıkacağını, Allah ın, onun eliyle İsrail oğullarını, Kıbti Firavun un
elinden kurtaracağını haber verdi. Kendisinden sonra kardeşi Yehuza yı da
İsrail oğullarının üzerine halife tayin etti. Mısır, Mısır, Mısır, bilinen
bilinmeyen sır vesselam.