Yüksek mahkeme tarafından yürürlüğe konan bu yeni içtihat uyarınca, bir sözleşmenin hukuken geçerli ve bağlayıcı sayılabilmesi için geçmişteki gibi her yaprağın tek tek imzalanıp kaşelenmesine gerek kalmadı. Alınan kararla birlikte, metinler arasındaki mantıksal bütünlüğün korunması ve belgenin en son sayfasında resmi onayın bulunması yasal geçerlilik için tamamen yeterli kabul edildi.

Gayrimenkul Vaadiyle Başlayan Hukuk Savaşı

Milyonlarca işçiye güvence sağlayan bu hukuki süreç, bir firmanın bünyesinde usta olarak görev yapan bir personelin imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle filizlendi. Yapılan mukaveleye göre işçiye, normal aylık maaşına ilave olarak 250 bin TL değerinde bir hizmet bedeli ödemesi yapılacaktı. Söz konusu bu ek bedelin karşılığı olarak da sözleşmede açık adresi belirtilen bir mülkün (bağımsız bölümün) tapusunun işçiye devredilmesi konusunda taraflar el sıkıştı.

Alt Mahkemeler Şirketi Haklı Buldu

Dava sürecinde kendisini savunan şirket yönetimi, sayfalarca uzunluktaki iş sözleşmesinin tüm yapraklarında yetkililerin imza ya da kaşesinin yer almadığını öne sürdü. Dosyayı ilk etapta inceleyen İlk Derece Mahkemesi, işverenin bu teknik savunmasını kabul ederek her sayfada imza bulunmadığı gerekçesiyle satışı iptal etti.

Milyonların Gözü Temmuz Zammında! Tüi̇k Verileri Açıkladı İşte 5 Aylık Kesinleşen Emekli Ve Memur Maaş Tablosuy-1

Yargıtay Noktayı Koydu: Belge Bütünlüğü Esastır

• Mağdur bir usta işçi, dosyasını Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne temyiz etti.

• Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin kararlarını bozdu.

• Daire, sözleşmenin yasal olarak geçerli olduğuna hükmetti.

• Yargıtay, kronolojik durumlarda belge bütünlüğünün esas alınması gerektiğini belirtti.

• Sadece kapanış sayfasındaki resmi kaşe, sözleşmeyi bağlayıcı kılmaya yeterli bulundu.

• Yargıtay, oy birliğiyle aldığı kararla iş sözleşmelerinde son sayfadaki onay mülk devrinin işçiye yapılması için hukuken yeterli olduğuna karar verdi.

• Alt mahkemelerin kararları tamamen ortadan kaldırıldı.

Kaynak: Haber Merkezi