milligazete.com.tr yenilendi.

Beğendiniz mi

Eskiden büyük oranda yalnızca Milli Gazete’nin manşet ve yazarlarının yer aldığı site, artık aynı zamanda haber portalı mantığı ve mantalitesinde çalışıyor.

Haberler anında sayfaya yansıyor.

Görselliği ve tasarımı da tamamen değişerek daha rahat okunan, daha kolay takip edilebilen bir web sitesi haline geldi.

İlk tepkiler olumlu yönde, elhamdülillah.

Ancak milligazete.com.tr ekibi gelinen her aşamayı yeterli görmeyerek, gecesini gündüzüne katarak kaliteli, güncel, faydalı bir haber portalı hazırlamak için çaba, gayret gösteriyor.

Takip sizden, çalışmak bizden, tevfik ve yardım Allah’tan (c.c.).

Allah (c.c.) utandırmasın…

 ***

Bu vesile ile yeni yüzü ile yayına girmesinin ardından milligazete.com.tr’ye gelen bazı yorumları buraya almak istiyorum. İşte o yorumlar:

 Hayırlı uğurlu olsun. Daha şeffaf bir Milli Gazete sitesi ile buluşmamıza vesile olan, emeği geçen herkese teşekkürler. Her zaman olduğu gibi, insana ve İslam’a en üstün hizmetler getirmesi dileğiyle... (Veysel)

 En sonunda Milli Görüş’e ait güvenebileceğimiz mükemmel bir haber sitemiz oldu. Allah razı olsun (Paşan Gagar)

 Sitemizin yeni tasarımı çok çok güzel olmuş. Hazırlayanlardan Allah razı olsun. Önümüzdeki zaman diliminde bu yeni tasarım Milli Gazetenin birinci olmasında yardımcı olacaktır inşallah. Allah yolumuzu açık etsin. (Yusuf İslam Hamamcı)

 Müslümanlar böyle ayrı oldukları sürece Kudüs de gider, İstanbul da gider. Müslümanların birlik olması Allah’ın emri ve zamanımızın en büyük farz vazifesidir.(Emin Sadık)

 Sayın Mustafa Kamalak Hocamız İslam birliğinin oluşması için mücadele eden birisidir. Saadet Partisi de Milli Görüş’ün en güzel şekilde sergilendiği bir yerdir.(Bade Deniz)

 Erbakan Hocamız sayesinde İslam Birliğine kulaklarımız aşina oldu. Sayın Kamalak hocamız da Erbakan Hocamızın yolundan gidiyor. Daha çok duymak isteriz. (Emin Sadık)

 Rahmetli Erbakan’ın davası İslam Birliği davasıydı. Bu dava bizim de davamız olmalı. Türkiye öncülüğünde İslam Birliği dünyada zulmü durduracak tek çözüm.(Emir Revan)

 Rahmetli Erbakan Hocamız yıllarca “Ümmetin kurtuluşu için Önce Ahlak ve Maneviyat ve İslam Birliğinin kurulması” derdi. Son nefesine kadar da bu söyleminden vazgeçmedi. Saadet Partisi, İslam Birliği fikrini her platformda açıkça ifade etmeli yoksa Hocamıza vefasızlık olur. En çok da kendimize yazık olur. (Milli Görüşçü)

 Gakko, Elazığ’ın her yerinde kullanılmaz, en çok kullanıldığı yerler Harput ve köyleridir, halen daha bu köylerde küçük kardeşler abilerine Gakko diyerek hitap ederler. (Mehmet Deveci)

 Ankara Kulisleri neydi öyle Efsane yazılarınız takip edenlerce özlendi. Daha ne duruyorsunuz Haydi Bismillah yeniden... (Emine Harmanlı)

 

ÇANKAYA KÖŞKÜ’NDE CASUSLAR VARDI!

Turgut Özal zehirlendi mi, zehirlenmedi mi

Balyoz Davası’nda gerekçeli karar açıklandı.

Derin yapılanmalar ne anlama geliyor

Bu soruları, TRT İstanbul Radyosu’nda, Radyo1’de hazırlayıp sunduğum ‘Dört Dörtlük Portreler’ programında, Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali’ye sordum.

Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali, eski Cumhurbaşkanlarından Celal Bayar’ın torunu.

27 Mayıs askeri darbesinde, askerlerin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı almaya geldiğinde Köşk’te bulunan isimlerden biri.

Anlattıkları ilginç. Okuyalım mı;

“Yassıada Mahkemesi’nde Baş Hakim, Genelkurmay Başkanına “Er Erdelhun” şeklinde hitap etmiştir. O süreçte TSK’nın müesses nizamının bozulduğunu gördük. Ve 27 Mayıs Darbesi sonrasında 235 general ve çok sayıda subay emekliye sevk edildi. Ordunun yapısı bu şekilde düzenlendi. O günden beri bu darbeci zihniyet orduya hakim oldu.”

“Menderes için idam kararı önceden alınmıştı. Mesela deniyor ki,  Menderes’e savunma yapma hakkı dahi verilmemişti. Savunma gerçekleşseydi yine değişen herhangi bir şey olmayacaktı. Bu süreci şu şekilde düşünüyorum; bir darbe yapılmış; eğer kendilerine göre gerekçe ortaya koyamadılar ise ortada bir isyan olacaktı. Ama bu türden olaya yaklaşmayıp sorgulamaya götürdüler. Suçlama ile gerekçe yaratmaya çalıştılar. Hukukçuların verdiği tavsiyeler üzerine Yassıada Mahkemeleri kuruldu.”

“Turgut Özal’ın zehirlenme konusunu bilemeyeceğim ama Köşk’ler ne kadar korunaklı bir yerdir, tedirginliğim sürüyor. Çünkü o dönemlerde günümüzdeki gibi teknolojik unsurlar yoktu. Şu an böcekler yerleştiriliyor, o zaman böcekler yoktu ama o dönemlerde de personel arasında casuslar bulunuyordu. Bizim köşkümüzde çalışan baş garson casus olarak yakalanmıştı. Köşk öncesi büyük babamın 1940’lı yıllarda Ankara’da özel belgeleri bulunduran dosyaları vardı. Bir gün bu dosyaların bir anda ortadan kaybolduğunu fark ediyorlar.”

NOT:  Bugün 9 Ocak 2013, Çarşamba. İktidar ve TBMM’de grubu olan siyasi partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Du bakali n’olacak Takipçisiyiz…