15 Temmuz’da yapılan darbe kalkışması artık ordu yapımızı kökten değiştirmenin ve milli bir ordu kurmanın vaktinin geldiğini göstermektedir.
16 Haziran 1826 yılında Osmanlı halkı yine bir darbe girişiminde bulunan kendi ordularına karşı ll. Mahmut’un sancağı şerifi çıkarıp halkı sokağa dökmesiyle Yeniçeri ordusunu Vaka-i Hayriye adı verilen olayla yok etti. Bu yok ediliş, gerçek bir yok edilişti. Halk, eline ne geçerse askere saldırdı ve devletinin yanında olduğunu gösterdi. Yeniçeriler halk tarafından linç edilerek ordu yok edilmiş oldu. Bu da kendi ordusunu yok eden tek millet olduğumuzu gösteren bir olaydı.
Günümüzde yaşadığımız olaylar da 1826 yılındaki olaylara benzemektedir. Kendi ordumuz, kendi halkına silah sıkmış, devlet başkanımız da halkı yardıma çağırmış, halk ise reisin emirlerine itaat ederek, meşru yönetimin yanında olduğu göstermiş, darbe teşebbüsü de akim kalmıştır.
Şimdi yapılması gereken Erdoğan’ın II. Mahmut gibi yeni bir ordu oluşturmasıdır. Daha doğrusu aşırı siyasallaşmış bu orduyu revize etmesi ve milli bir ordu oluşturması gerekir. Bunun için de yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Gönüllülük usulünün kaldırılarak profesyonel orduya geçilmesi. Böylece, komutanların askeri kandırarak sokağa çıkması önlenmiş olur. Profesyonel asker, bir devlet memuru gibi işine gelecek, halkın içinde olacak, yasaların koruması altında olacak, komutanına yasalar çerçevesinde bağlı olacaktır. Günümüzde komutanların elindeki en büyük silah “askerliğini yakma” tehdidi ortadan kalkacaktır.
Ordunun profesyonel askerlerine de üniversite düzeyinde eğitim verilecektir. Böylece, tek işi yurt savunması olan ama iyi eğitimli konvansiyonel yönü güçlü bir ordumuz olacaktır. Belli bir yaşa geldiğinde aktif görevden pasif göreve yani geri hizmete alınacaktır.
Profesyonel orduya geçildiğinden kemiyet azalacak, keyfiyet artacaktır. Yani sayısal olarak asker sayımızı azaltacağız, fakat niteliğini artıracağız. Maaşlı askerlerimiz, askerlik hizmetini bir görev telakki edecek ve sürekli eğitimlerle savaşa hazır hale geleceklerdir. Onların temel görevi yurt savunmasıdır. Yani dış tehditlere karşı ülkeyi korumaktır. Siyaset ve politika onların ilgi alanına girmeyecektir.
2. Jandarma, ordudan tamamen alınarak İçişleri Bakanlığı’na bağlanmalıdır. Jandarmaya kırsal polis adı verilerek, polis kontrolü dışındaki alanların güvenliği sağlanacaktır.
3. Ordu, tek merkezden idare edilen bir yapı olmaktan çıkarılmalıdır. Tıpkı devlet yönetimindeki kuvvetler ayrılığı gibi ordu da parçalı olmalıdır ki, emir komuta zinciri içerisinde darbeye teşebbüs etmesin. Bunun için Osmanlı tecrübesinden de yararlanabiliriz. İllerdeki garnizonların üst amiri ilgili kuvvet komutanlıkları değil, valilikler olmalıdır.
4. Ordunun eğitim kurumları, ordunun denetiminden çıkartılıp tamamen Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak askeri okullar genel müdürlüğüne bağlanmalıdır. Buranın idaresinde askerler de bulunabilir. Ama tamamen sivil yönetime, denetime açık olmalıdır. Müfredatları sivilleşmeli, darbeci bir zihniyetin oluşması engellenmelidir.
5. Askeri hastaneler de tamamen Sağlık Bakanlığı’na bağlanmalıdır.
6. Ordunun temizlik ve yemek işleri ise dışardan hizmet satın alma şeklinde gerçekleştirilmelidir. Asker, hiçbir şekilde yemek ve temizlikle uğraşmamalı, sadece eğitim ve savaşa odaklanmalıdır.
7. Ordu kurumlarının güvenliği, ordu bünyesinde oluşturulacak güvenlik birimlerine verilmelidir.
8. NATO bünyesinde görevlendirilecek olan askeri personeller yakın markaja alınmalıdır.
9. İncirlik üssü kapatılmalı ya da sıkı denetime tabi tutulmalıdır.
10. Ordunun meşgul olduğu bütün ticari faaliyetler devlete devredilmelidir.
11. Asker sayısı azaltıldığından general sayısı da azaltılmalıdır.
12. Şehir merkezlerindeki askeri garnizon ve mekânlar hızla şehir dışına taşınmalıdır.
13. Askeri personellerin lojmanlarda kalma uygulaması kaldırılmalı, halkın içine yerleşmeleri sağlanmalı, tüm lojmanlar devlete devredilmeli veya satılmalıdır. Sadece kuvvet komutanları ve illerdeki garnizon komutanları için özel konutlar tahsis edilebilir.
14. Askeri personellerin askeri araçlarla kendi özel işlerini yapmaları engellenmelidir.
15. Askeri yargıda mutlaka sivil hâkim veya savcı da bulunmalıdır. Yargı kararları Adalet Bakanlığı’nın denetimine açık olmalıdır.
16. Askeri istihbarat güçlendirilmeli, fakat görev alanı iyice netleştirilmelidir.
17. Askeriye, tamamen dış tehdide karşı konuşlandırılmalı, hatta sadece savunma değil, saldırıya yönelik de eğitilmelidir.
18. Askeriyenin teröristle savaşması ancak destek talebi şeklinde olmalıdır. İçişleri Bakanlığı bünyesinde Terörle savaşacak ayrı bir birim oluşturulmalıdır. Ya da mevcut özel harekât polisleri daha da güçlendirilmelidir.
19. Ankara’nın dış saldırılara ve hava taarruzuna karşı savunması artırılmalıdır.
20. Orduya milli değerler takviye yapılmalıdır.
21. Askerlik mesleği eğitimi ve sınavları da ÖSYM tarafından yapılmalıdır.
Bütün bu değişim yapıldığında ordunun darbe yapabilme potansiyeli yüksek derecede düşürülmüş olur. Hatta denge unsuru olarak emniyet güçlendirilebilir. Özel Harekat veya farklı birimler oluşturulabilir. Fakat şu bilinmektedir ki gücü tek başına bir kişi veya gruba verdiğinizde size karşı kullanabilir. Orduyu bu şekilde dağıttığımızda ülkede darbe yapmaya hevesli kişi veya grupların orduyu ele geçirme mücadelesinin önünü kesmiş olacağız.