Elâzığ da MNP kurulduğu zaman insanların aşkla faaliyet
ve toplantılarına koştuğu, Hak Yol İslâm Yazacağız marşının heyecanla
söylendiği o ilk günlerinden beri düşünsel faaliyetleri içindeyim. MSP Elâzığ
teşkilatında gençlik kollarında yer aldım. Diyarbakır bölge toplantısına
gittiğimizde Ergani den geçerken Zülküfl Peygamber ruhuna Fatiha gönderdiğimiz,
Diyarbakır ı fetheden sahabelerin kabirlerini ziyaret ettiğimiz, Fatiha
okuduğumuz o ilk günden beri Ergani ve dağları bende derin bir iz bıraktı. Kafilemize
Başkanlık yapan mimarlıkta okuyan bir ağabeydi. Fiziği gözlerimin önünde ama
adını unuttum ne yazık ki.
Üstad Sezai Karakoç u tanıdığım ilk yıllarım. Ergani ile
üstad arasındaki ilişki Zülkifl Peygamber ilişkisi ile birliktedir. Bu
manevilik o yıllarda bilincimde yer aldı.
İmam Hatip Okulu öğrencilik yıllarımda, Erzurum da
üniversite yıllarımda bir genç olarak yoğunduk arkadaşlarımla birlikte. Lütfi
Doğan Hoca nın senatör adayı olduğu seçimde köylerde çalışma yaptık. Camilere
gittiğimizde Kırkıncı Hoca nın bağlıları bizleri camilere almadılar. Akşam
döndüğümüzde üniversitede olaylar olmuş yurtlar ülkücüler tarafından işgal
edilmişti. Yurtlara gitmemiz engellendi. Bir hafta şehir merkezindeki camilerde
ve arkadaş evlerinde yerlerde yatarak geçirdik.
İstanbul da yazı ve iş hayatına başladıktan sonra
konferanslarla, ev sohbetleri ve arazi çalışmalarıyla sürekli olarak katıldım.
FP nin Maltepe Kurucu İlçe Başkanlığı ile doğrudan aktif sorumluluk aldım.
Saadet Partisi nin İstanbul il kurucuları arasında oldum.
Bunları anlatışımın nedeni, o ilk yıllardan itibaren
aldığım manevî haz beni en çok etkileyenidir. Bu hareketi salt siyasal bir
hareket olarak görmüyorum. Günümüz koşullarında, eksiklerine ve kusurlarına ve
her şeye karşın manevi bir ruh ile donanımlı olduğu, o topluluk içinde
bulunulduğunda insanların daha bir özenli, dikkatli olduğunu gördüm.
Toplantılara mutlaka besmele ile başlanır, Asr suresi okunarak sonlandırılır.
Bu bir gelenektir. Bu hareket içinde yer alanlar ibadetlerine özen gösterirler
adeta bir manevi ruh yaşarlar.
Kongrelerinin birçoğuna katıldım. Son yıllarda sağlık
sorunlarımdan ötürü katılamadıklarım oldu. İstanbul dan Ankara ya yola
düzüldüğü ve dönüldüğü andan itibaren, yol boyunca kitleler ve topluluklar
halinde namaz hazırlıkları, cemaat oluşları bir yol fethidir âdeta. Ankara da
iken hemen herkes mutlaka Hacı Bayram-ı Veli yi ziyaret eder, bu manevi görev
haz ile yerine getirilir. Kongreler sırasındaki manevi haz süreklidir. Namaz
vakitlerine özen gösterilir, salonlar, ara bölmeler, meydanlarda gruplar
halinde namaza koşulur. Bir kente veya beldeye gidildiğinde orada medfun
bulunan bir manevi büyük varsa mutlaka ziyaret edilir.
Millî Görüş hareketi içinde yer alanlar yukarıda
anlattığım manevî hazzı yaşamayı sürdürürler. Dışarıdan gelenler de bu
maneviliğin içinde yer alırlar. Bu çizgiden sapılınca veya farklı bir alanda
yer alınca o ruh ne yazık ki yitiyor. Müslümanların bugün sekülerleşmesi,
çıkarı öncelemesi, iktidar olanaklarından yararlanmak adına kendilerini terk
edişlerini ne yazık ki görüyor ve yaşıyoruz.
Türkiye nin Millî Görüş siyasal ve düşünsel hareketine
mutlak gereksinimi var. Bunda kasıt Milli Görüş milletin görüşü, yani İslâm,
yani İslâm medeniyeti ve İslâm milleti, İslâm ümmeti bilincine sahip olmadır.
Müslümanların ideallerini doğrudan anlatma, çabalama zorunlulukları var. Hemen
herkese sorumluluk düşüyor. Sevgiyle ve içtenlikle birlikte yol almak
gerekiyor. Başka bir seçenek yok maalesef. İslâm hiç kimsenin tekelinde
değildir. Onu hakkıyla yaşayan, ilkelerinden ödün vermeyen, istikamet üzere
olanlar ve bu hayatın mücadelesini hakkıyla verenler öncelik haklarıdır.
Not: Bir önceki kongrede takdir buyruldu GİK üyeliğine
alınmıştım. Sağlık sorunlarımdan ötürü toplantılara ve faaliyetlere
katılamadım. Son kongreye sağlık sorunum yüzünden de katılamadım. Takdir
buyrulmuş adım GİK listesine alınmış bunu da takdir ve teşekkür ile
karşılıyorum.