15 Temmuz darbesinden sonra yoğun bir şekilde görevden almalar sürmektedir. Bütün bu gelişmeler normaldir. Çünkü darbe kalkışmasına maruz kalan bir iktidarın bunun uzantılarını tespit edip tasfiye etmeye çalışması devletin selameti açısından gereklidir.

Fakat en büyük korku bu gidenlerin yerine kimlerin geleceğidir.

Bizim endişemiz, gelecek olan kişilerin de başka bir oluşumun parçası olabilme korkusudur. Hatta başka örgütlerin özellikle Fetö hareketini destekler gözüküp daha sonra ortada bırakıp onları tasfiye edilmesini sağladıkları gibi boşalan yerlerine yerleşmeye çalıştıklarıdır. Bu konuda da duyumlar gelmektedir.

Bu nedenle tehlike henüz geçmiş değildir.

Bizim teklifimiz ise yıllarca iktidara ve makamlara soğuk bakan Milli Görüş kökenli insanların artık bu soğukluklarını bir tarafa bırakıp devlet içerisinde önemli makamlara talip olmalarıdır. Böylece varlıkları ile bu kademelerin ihanet şebekelerinin eline geçmesini önlemelidirler.

Unutmamak gerekir ki iktidar ve devlet aynı şey değildir. Partiler ve kişiler bugün var yarın yok. Ama devlet gelecek kuşaklara da intikal etmelidir. Devlet yok olduğunda hepimizin izzeti ve şerefi de yok olur. Bu nedenle iş işten geçtikten sonra keşke dememek için sahip çıkmalıyız. Şu anda MHP ve Perinçek grubu siyasi partileri olmasına rağmen tüm kadrolarını devletin hizmetine sokmaya (yani ele geçirmeye) çalışmaktadırlar. Bunlara karşı denge unsuru olmak için Milli Görüş kadroları da hizmete talip olmalıdır.

Bu konuda en büyük görev tabi ki Saadet Partisi ve diğer MİLKO kuruluşlarına ve onların liderlerine düşmektedir.

Partizanlık yapma dönemi değil, inşa ve ıslah dönemidir. Ayrıca, devleti ele geçirmek isteyen güçlerin fetö kökenli kişilerden başka Milli Görüş kökenli insanları da arada harcamaya yönelebilecekleri sinyali de gelmektedir.

Devlete sahip olmak sadece iktidar koltuklarını ele geçirmek değil, bürokrasi ve yönetim kademelerini ele geçirmekle de olur…

Darbe tehlikesi ülkemizde hâlâ devam etmektedir. Sorumluların sadece birisi açığa çıktı. Diğer ortakları şu anda kendilerini gizlediler. Çünkü böyle bir kalkışma sadece bir feto ile yapıldığını sanmıyoruz. Bu nedenle hep teyakkuzda olmamız ve sahip çıkmamız gerekir.

Milli Görüş kökenli yöneticilerin bu süreçte daha sorumluluk sahibi olmalarını tavsiye ediyoruz.

Bu devlet bizim…

Devletimizi kaybetmemek gerekir.