Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Riyad’da Mekke Savunma İttifakı Stratejik, Siyasi ve Savunma Komitesi Olağanüstü Toplantısı'nın ardından ortak açıklama yayımladı. Açıklama dikkatlice okununca üç Müslüman ülkenin başka bir Müslüman ülkeye karşı güç birliği yaptığı yorumu çıkıyor.
Oysa ki Mekke Savunma İttifakı’nın daha da genişleyerek insanlığın baş belası Siyonizm ve İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren Emperyalizme karşı güç birliği yapılmalıydı.
İslam ülkeleri arasında yaşanan gerilimler ve çatışmalar da yine aynı ittifakın inisiyatifi ile giderilmeliydi.
İşgal edilmemiş ve kan gölüne çevrilmemiş son karış İslam toprağını da Müslümanların namlusuyla kan göllüne çevirmek akıllardan dahi geçirilmemeli.
İşte toplantı sonrası alınan kararların satır başları:
➜ Taraflar, Mekke ve Medine’nin hedef alınması teşebbüsünü, şehirler ile sivil ve ekonomik tesislere yönelik devam eden saldırıları en sert şekilde kınamıştır
➜ Komite, kollektif savunma taahhütlerinin uygulanmasına ivedilikle geçmeyi, askeri kuvvetler ile yeteneklerin uzlaşılan düzenlemeler çerçevesinde Suudi Arabistan’a sağlanmasına ve bunların hızla konuşlandırılmasına yönelik tedbirler almayı kararlaştırmıştır
➜ Taraflar, her bir Tarafın güvenliğinin, üç ülkenin kollektif güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu yinelemişlerdir.
Mekke Savunma İttifakı Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi Olağanüstü Toplantısına İlişkin Ortak Bildiri metnini tamamı:
"Suudi Arabistan Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı’nın karşı karşıya olduğu güvenlik gelişmelerini ve tehditleri görüşmek üzere bugün Riyad’da Mekke Savunma İttifakı Siyasi ve Savunma Stratejik Komitesi için olağanüstü bir toplantı gerçekleştirmiştir.
Mekke Savunma İttifakı’nın kurumsal yapısını oluşturma çerçevesinde Komite, Pakistan İslam Cumhuriyeti’nden Emekli Korgeneral Numan Mahmud’un üç yıl süreyle ilk Genel Sekreter olarak atanmasına karar vermiştir.
Taraf ülkeler, Sayın Genel Sekretere görevinde başarılar dileyerek İttifakın gelişmesine ve hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunacağına olan güvenlerini dile getirmişlerdir.
Taraf ülkeler, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’yi hedef alma girişimlerini ve Krallık’taki şehirleri, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırıların devam etmesini en sert şekilde kınayarak, Krallık’ın güvenliğine, toprak bütünlüğüne yönelik her türlü saldırı veya tehdidi kesin bir dille reddettiklerini vurgulamışlardır.
Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Silahlı Kuvvetleri’nin teyakkuz halini, hazır olmasını, profesyonel performansını ve Krallık’ın karşı karşıya olduğu tehdit ve saldırılara karşı koymada, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumada sergilediği yüksek verimliliği takdirle karşılamıştır.
Komite, toplantı öncesinde gerçekleştirilen siyasi ve askeri istişarelerin sonuçlarını incelemiş ve sunulan tavsiyeleri onaylayarak, Mekke Savunma İttifakı’nın ortak savunmaya olan sarsılmaz bağlılığını ve tehditler karşısındaki birleşik duruşunu teyit ettiğini vurgulamıştır.
Komite, taraf ülkelerin ulusal mevzuatlarına uygun olarak onaylanan düzenlemeler çerçevesinde, gerekli kuvvetlerin ve askeri imkanların sağlanması ve Krallık’ta hızla konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınması suretiyle ortak savunma taahhütlerinin derhal pratik uygulamasına geçilmesine karar vermiştir. Bu durum hazırlık durumunu, askeri entegrasyonu ve tehditlere toplu olarak karşı koyma kapasitesini güçlendirecektir.
Taraf ülkeler, her bir tarafın güvenliğinin üç ülkenin kolektif güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın pratik eylemlere dönüştürülmesinin, ortak savunma taahhüdünün güvenirliğini somutlaştırdığını, caydırıcılığın etkinliğini artırdığını, üç ülkenin birliğini ve anlaşma hükümlerine uygun olarak topraklarının, güvenliklerinin ve egemenliklerinin korunmasındaki kararlılıklarını teyit ettiğini vurgulamışlardır."





