Teknolojik altyapısıyla övünen Avrupa ülkelerinden Danimarka, tarihinin en büyük dijital veri skandalıyla sarsılıyor.
Hükümet kurumlarından bankacılık işlemlerine ve sağlık hizmetlerine kadar ülkedeki her bir nefes alan vatandaşın 10 haneli şifresi konumundaki Merkezi Nüfus Kayıt Sistemi (CPR) delindi.

- ÖZEL ŞİRKET ELİYLE BÜYÜK ZAFİYET!
Skandalın en can alıcı noktası ise verilerin dışarıdan bir hacker grubu tarafından değil, içeriden sızdırılmış olması.
Sisteme yasal olarak erişim hakkı bulunan özel bir şirketin, bu yetkisini kötüye kullanarak milyonlarca insanın isim, adres ve kimlik numaralarını ele geçirdiği ortaya çıktı.
Hükümet yetkilileri, skandalın ayyuka çıkmasının ardından şirketin sisteme erişimini derhal engellerken, polis ekipleri acil koduyla soruşturma başlattı.
Verilerin hangi karanlık odaklara servis edildiği ve hangi amaçla kullanılacağı ise gizemini koruyor.

- BAKAN EGELUND TABLONUN VAHAMETİNİ GİZLEYEMEDİ!
Devletin dijital kalesinin çökmesinin ardından kameralar karşısına geçen Danimarka Dijitalleşme Bakanı Christina Egelund, olayın üzerini örtmek yerine tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
Yaşananları "son derece ciddi" olarak nitelendiren Egelund, vatandaşları şüpheli telefon aramaları, dolandırıcılık girişimleri ve oltalama (phishing) e-postalarına karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.
Sistem için acilen kapsamlı bir güvenlik soruşturması başlatıldı.

- ÖLÜLERİN BİLGİLERİNİ BİLE ÇALMIŞLAR!
Nüfusu sadece 6 milyon olan Danimarka’da, çalınan verilerin 8,8 milyon kişiyi kapsaması paniği daha da büyüttü.
Sistemde toplam 11 milyon kayıt bulunduğunu belirten yetkililer, sızdırılan paketlerin içerisinde ülkeden yıllar önce ayrılan gurbetçilerin ve hayatını kaybetmiş insanların da bilgilerinin bulunduğunu açıkladı.

- BİR AY BOYUNCA RUHLARI BİLE DUYMAMIŞ!
Skandalın bir diğer vahim boyutu ise devletin hantallığı oldu.
Herkesin mahrem bilgilerinin yer aldığı sistemdeki olağandışı hareketlilik, yetkililer tarafından ancak 2 Ekim tarihinde fark edilebildi.
Geriye dönük yapılan incelemeler, izinsiz aramaların ve veri hırsızlığının Eylül ayı boyunca ellerini kollarını sallayarak yapıldığını gözler önüne serdi.
Öte yandan, yetkililer yüreklere su serpen tek bir açıklama yapabildi:
Güvenlik veya özel durumlar nedeniyle adları ve adresleri "özel koruma statüsüne" alınan kişilerin verileri bu ihlalden etkilenmedi.





