Abdülkadir Selvi, bugünkü köşesinde Türkiye'nin gündemine oturan ve binlerce kişinin mağdur olduğu dev fon vurgununda çemberin daraldığını yazdı.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifa ettirilmesiyle siyasi boyutu da tartışmaya açılan krizde, ibre şimdi içeriden tüyo alarak milyonlarını kurtaran en tepe isimlere döndü.
Ankara ve bürokrasi koridorlarında adeta yaprak dökümü yaşanması bekleniyor.
Vatandaşın gözü telefonda gelecek iyi haberi beklerken, devletin zirvesinden sızan kararlı mesajlar fon rezaletine bulaşanların hesaplarının fena halde şaşacağını gösteriyor.
50 Vurguncu Yakayı Ele Verdi mi?
Krizin son 3-4 ay içerisinde bir tsunami dalgası gibi büyüdüğü kaydedildi. En büyük işlemi yapan ve sayılarının 50 civarında olduğu belirtilen isimlerin isim isim tespit edildiği vurgulandı. Zirve yükselişlerde satıp düşüşlerde alan, kriz patlamadan hemen önce ise çıkış yaparak paralarını güvene alan bu kişilerin içeriden bilgi sızdırdığına dikkat çekildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dar kapsamlı bir toplantıda bizzat bu isimleri işaret ederek, "O paraları getirecekler. Başka bir yolu yok" dediği aktarıldı.
İhmal İddiası ve Yargı Kıskacı
Bürokrasideki çatlaklar da gün yüzüne çıkıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 4 Kasım 2025'teki uyarıları ile dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in 25 Şubat 2025 tarihinde SPK'ya yazdığı ikaz yazısı zamanında dikkate alınmış olsaydı, tablonun bu kadar ağırlaşmayacağı ifade edildi.
Adli süreç hız kazandı. Krizde payı olanların etrafındaki yargı kıskacının daraldığı, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan soruşturma izni istendiği belirtildi.
ABD Modeli Masada
Zararın telafisi için yurt dışı örnekleri mercek altına alındı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan toplantıda, 2008 yılındaki Madoff krizi ve sonrasında çıkarılan "Dodd-Frank Yasası" incelendi.
1 milyon TL'nin altında alım yapan ve sayıları 355 bini bulan vatandaşlara bu ay içerisinde ödemelerin başlayacağı kaydedildi. Fon sahip ve yöneticilerinin el konulan mal varlıkları, Takasbank'taki zorunlu karşılıklar ve ellerindeki devlet tahvili gelirlerinin ödemelerde kullanılacağı ifade edildi.
Meclis Araştırmasından Vazgeçildi
AK Parti'nin, muhalefetin eline koz verebileceği tartışmalarına rağmen fon kriziyle ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurma kararından vazgeçtiği iddia edildi. Parti kaynakları, yargı soruşturmasının sürdüğünü ve Devlet Denetleme Kurulu'nun devrede olduğunu savundu.
Erdoğan'ın, kendi belirlediği bir takvimle paniğe kapılmadan tüm sürece bulaşanların biletini keseceği ve bürokraside olduğu kadar siyasette de kelle koparacağı kulislerde en çok konuşulan senaryo oldu.





