Yoksulluk, hayat pahalılığı ve eğitimden kopuş, çocukları erken yaşta çalışma hayatına itmeye devam ediyor. Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan “Çocuk İşçiliğinin Ağır Bilançosu: Bir Yılda 95 Çocuk Hayatını Kaybetti” başlıklı raporda, çocuk işçiliğinin ekonomik nedenlerinin yanı sıra eğitim, sağlık ve güvenlik açısından oluşturduğu risklere dikkat çekildi. Raporda, özellikle kayıt dışı istihdam, tarım sektöründeki ağır çalışma koşulları ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları mercek altına alındı.
720 BİN ÇOCUK ÇALIŞIYOR
Raporda yer verilen TÜİK’in 2019 verilerine göre Türkiye’de 5-17 yaş grubunda yaklaşık 720 bin çocuk çalışıyor. Daha güncel verilerde ise 15-17 yaş grubundaki çocukların yaklaşık dörtte birinin işgücüne katıldığına dikkat çekildi. Kayıt dışı sektörlerde ve sokakta çalışan çocukların yanı sıra göçmen ve mülteci çocukların da hesaba katılması halinde gerçek tablonun resmi rakamların ötesinde olduğu değerlendirildi. Raporda, ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanması, yüksek enflasyon ve gelir eşitsizliğinin çocuk işçiliğini besleyen başlıca nedenler arasında olduğu belirtildi.
ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ YÜZDE 32 ARTTI
Rapordaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise çocuk işçi ölümlerindeki artış oldu. İSİG Meclisi verilerine göre 1 Eylül 2025 ile 31 Ağustos 2026 tarihleri arasındaki bir yıllık dönemde 95 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Bir önceki yılın aynı döneminde 72 çocuğun iş kazalarında yaşamını yitirdiği belirtilirken, son bir yılda çocuk işçi ölümlerinin yüzde 32 arttığı kaydedildi. En fazla ölümün ise tarım sektöründe meydana geldiği ifade edildi. Raporda, çocukların maruz kaldığı risklerin yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı olmadığına da dikkat çekildi. Ağır çalışma koşullarının çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu ve umutsuzluk gibi ruhsal sorunlara yol açabildiği, bunun da çocukların psikolojik ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkilediği vurgulandı.
MESEM UYGULAMALARI YENİDEN ELE ALINMALI
Raporda, son yıllarda çocuk işçiliği tartışmalarının merkezinde yer alan Mesleki Eğitim Merkezleri’ne (MESEM) ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Resmi olarak mesleki eğitim amacı taşıyan programlarda çocukların haftanın önemli bölümünü işyerlerinde geçirdiği, uzun çalışma sürelerine maruz kaldığı ve yeterli iş güvenliği önlemlerinden yoksun kalabildiği savunuldu. Raporda, mesleki eğitim sisteminin çocukların üstün yararı esas alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
TEKİN: “HİÇBİR EKONOMİK GEREKÇE ÇOCUĞUN HAYATINDAN DEĞERLİ DEĞİL”
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin ise rapora ilişkin değerlendirmesinde, çocukların aile bütçesine katkı sağlamak amacıyla ağır ve tehlikeli koşullarda çalıştırılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Çocukların ekonomik yükü taşıyan bir iş gücü olarak değil, korunması gereken bireyler olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, sosyal devletin sorumluluğuna dikkat çekti. Tekin, “Önce Ahlâk ve Maneviyat anlayışı, insanı ekonomik çıkarların önünde tutmayı gerektirir. Sosyal devletin görevi, yoksul ailelerin çocuklarını çalışmaya göndermek zorunda kalmasını seyretmek değil; o aileyi ayağa kaldırmaktır. Hiçbir ekonomik gerekçe, bir çocuğun eğitiminden, sağlığından ve hayatından daha değerli değildir” dedi.





