BİZ Fatih Terim’i çift santrfor oynatıyor diye eleştirirken, bu defa Mancini takımın iki kanadını Umut’la Burak’a teslim ediyor. Tamam böylece Drogba’nın hareket alanı genişliyor, Sneijder’in de önü açılıp Drogba ile alışverişe girebileceği ortamları buluyor ama kanatsız uçağın da uçmasının mümkün olamayacağı gerçeği var. Rakip de bizim ligden Galatasaray’a göre kolay lokma Torku Konyaspor olunca, çakma ön kanatlar geriye fazla gelmeyip rakibe kolay top taşıma ve organize olma şansı tanıyor.

Özetle Galatasaray’ın İtalyan hocası adam geçme, içe veya dışı katedip rakibi aldatma gibi özellikleri olmayan iki oyuncuyu Drogba’nın ortağı olarak görevlendirip ateşle oynamaya devam ediyor. Yani Mancini’nin kumarı devam ediyor. Yarım takım kalmış bir Kayserispor karşısında  neredeyse kazaya uğruyordu. Torku Konyaspor da az kalsın bileti kesecekti. Şimdi birileri çıkıp bana bu maçta Galatasaray’ın Konya takımından daha fazla pozisyona girebildiğini söyleyebilir mi Sonra savunmaya kabahat bulun, öyle mi bakıyorsunuz futbola

Sneijder’in daha maçın başında sakatlanıp çıkması tabii ki olumsuz etki yaptı. Çünkü Emre topla gezmeyi seviyor. Tipi o... Dripling atmadan topu pek kullanmıyor. Yani Sneijder’in tam tersi. Yani Drogba’nın çevresi tam dolmadan topu çıkarmıyor. Çalışkan ama uygun değil. Burak’ta yeni bir özellik çıktı ortaya. Kenarda topu alırken tuhaf biçimde rakibine kollarını sarıyor ve sanki güreş yapıyor. Dikkat edin kendisine atılan 10 topun, ofsaytı bırakıp şimdi sekizinde faul yapıyor. Attığı golde Aydın’ın pası muhteşemdi ve büyük bir maharetle ofsayta düşmeyip kaleciyi de geçerek golü yaptı.

Uğur’un takımı Galatasaray’ın bu tertibindeki bütün hastalıkları iyi etüd etmiş ve çıkışlarda çabuk ve ayağa oynayarak etkili olabilme yolunu seçmiş. Şayet bir kaç topta pas seçimleri ölçülü olsaydı ve kıl payı ofsaytlara yakalanılmasaydı sakat sakat oynayan Muslera’nın hali nice olurdu Bunu da anlamış değilim. Yabancı sınırından dolayı bu maçta Muslera soyunmasaydı da, yerine Bruma oynasaydı acaba Galatasaray daha etkili ve daha pozisyon zengini bir maç oynamaz mıydı Sanırım evet diyorsunuz. Sakat kalecinizi kendi sahanızdaki böyle bir kağıt üzerindeki zayıf rakip karşısında dinlendirmezseniz ne zaman dinlendirirsiniz

Yazıyı noktalarken bir anım aklıma geldi. Terim hoca Yunanistan’ı Atina’da yendikten sonra Norveç’te Sabri’yi sol bek oynatıp, milli takımı maçın ilk yarısında 2-0 yenik duruma atmıştı da, ikinci yarıda Volkan’ı oraya alıp, Hamit’in golleriyle paçayı kurtarmıştı. Acaba diyorum Galatasaray’a gelen bir alışkanlık mı yaptı Ama iyi değil kötüsünden tabii ki... Bu Yekta, bu Engin bizde acil durumlarda kullanılacak malzeme görüşü bırakmıştı da, hem Umut’un, hem Burak’ın kanatlarda görev alacağı gibi lüks hiç aklımızdan geçmemişti. Hani kulağa küpe olsun diye canım...