KILIÇDAROĞLU NUN gündeme getirdiği CHP kapatılacak
iddiaları üzerine iktidar kanadı aceleyle Meclis e parti kapatmaya son verecek
bir teklif sundu. Böylece Meclis te temsil edilen muhalefet partilerine meydan
okumuş oldu. Mademki partinizin kapatılacağını düşünüyorsunuz, gelin birlikte
anayasa değişikliğini geçirelim ve bu konu tamamen gündemden çıksın çağrısında
bulundu. Sanal âlemde gündeme taşınan CHP kapatılacak söylemlerinin hangi
tezgâhın ürünü olduğu ayrı bir konu olmakla birlikte bir anayasa değişikliği
yapılmamış bile olsa bugün için Milli Görüş partilerinin kapatılmasında olduğu
gibi bu işin kolayca olmayacağını sanıyorum söylemeye bile gerek yok. Ancak,
bir ihtimali bile gündemden çıkarmak adına parti kapatılmasını tamamen
önleyecek bir düzenlemenin yapılmasına hayır denmemesi gerekir.
Bu tespitin ardından parti kapatmayı önleyecek anayasa
değişikliğine evet demeyi yüzde 10 barajının kaldırılması şartına bağlanması da
yanlış değildir. Çünkü yüzde 10 barajı temsilde adaleti engelleyen bir
uygulamadır. Bir diğer ifade ile yönetimde istikrar adına temsilde adaletin bir
kenara itilmesi demektir. Bu bakımdan günümüz Türkiye sinde hâlâ partilerin
kapatılmasına yönelik hukuki bir zemin bulunması gibi yüzde 10 gibi gerçekten
çok yüksek bir seçim barajının bulunması da demokrasi ile bağdaşmamaktadır.
Aslında seçim barajının indirilmesi ile parti kapatmayı önleyecek düzenlemenin
birlikte düşünülmesi gerekir. Eğer Meclis te temsil edilen partiler demokrasi
konusunda samimi iseler birlikte hareket ederek bu iki yanlışa son vermeleri
gerekir. Ne var ki, partiler sadece kendi çıkarlarını düşündükleri için konu
gündeme hep eksik getiriliyor. Böylece hem milleti oyalıyor, hem de
kendilerinin diğer partilerden daha demokrat ve cesur oldukları görüntüsünü
vermeye çalışıyorlar. Böyle olunca da ortaya samimiyetsiz bir tavır çıkıyor.
Bu bakımdan partiler sadece kendi çıkarlarını düşünmek,
siyaseti bunun üzerine bina edip samimiyetsiz bir görüntü sergilemek yerine
sağlıklı bir siyasi yapıya nasıl kavuşulacağı üzerine kafa yorsalar sanıyorum
bundan ilk anda zararlarına gibi görünen düzenlemelerden gelecekte kendileri de
yararlanacaklardır. Kaldı ki, seçmenin oyuna talip olan siyasi partiler için
ülke sorunlarına sunacakları teklifleri kadar samimiyetleri de önemlidir. Zaten
sadece siyasi hayatta değil, toplumun her alanında samimiyet birleştirici
unsurdur. Aile içi ilişkilerde bile samimiyet kaybolduğunda aile fertleri
arasında güven duygusu yara almaya başlar. Güven duygusunun yara alması aile
için ciddi tehlike oluşturur. Kaldı ki, bir seçim dönemi boyunca yeni bir
anayasa hazırlamayı becerememiş olan siyasi partilerin seçime 3 aydan az bir
zaman kaldığı şu günlerde anayasa değişikliği talepleri üzerinden birbirlerini
köşeye sıkıştırma hamlelerinin ne kendilerine ne de ülkeye yararı vardır.
Sadece toplumun siyasete güveni zedelenir. Bundan da siyaseti belirleme
arzusunu içlerinde saklı tutan siyaset dışı güçler yararlanır. Bu bakımdan
özellikle demokratik gelişmenin önünü açacak adımlar konusunda bir takım
bahanelerin arkasına saklanmamak, demokrasinin olmazsa olmazlarını seçim
malzemesi yapmak adına kullanmamak gerekiyor.