Korona konusunda yapmakta oldukları kötüdür-3

Bir de diyorlar ki, “aşı olmayanlar aşı olanları tehdit ediyor”. Bunu iddia edenler aslında aşının işe yaramadığını itiraf ediyorlar. Aşınız işe yarasaydı zaten korunuyor olurdunuz. Aşınız işe yaramıyorsa diğer insanlara neden baskı yapıyorsunuz? Aslında tam tersi bir durum söz konusu. Aşı olanlar nedeniyle ortaya çıkan ve vücudumuza uyumsuz mutasyonlar hem aşılılar hem de aşısızlar için bir risk oluşturuyor. İsteyen aşı olsun, istemeyen olmasın demek yerine insanları aşı olmaya zorlamanın bir vebali yok mudur? Bu sorumluluğu hangi cesaretle üstlerine alıyorlar? Aşıdan dolayı ortaya çıkabilecek yan etkiler ve kalıcı hastalıkların hesabını kim verecek? Evet, bir kâğıt imzalatıyorlar, erken-geç her türlü yan etki ve komplikasyonu aşı yapılan kimse üstleniyor. Yani gönüllü bir denek oluyor. Bırakın isteyen gönüllü denek olsun. Gönüllü denek olmak istemeyenleri niçin gönüllü denek olmaya zorluyorsunuz? Bu gönüllülük (!) nedeniyle bu dünyada kurtarırsınız belki ama ahiret yok mu?

Daha da kötüsü, asıl tehlikenin çok sonraları ortaya çıkabilecek olmasıdır. GDO’lu besinlerin, ıslah adı altında doğallıkları bozulmuş hayvanların etlerinin ve sütlerinin zararları nasıl uzun yıllar sonra ortaya çıkıyorsa mRNA aşılarının da zararları çok sonraları ortaya çıkacaktır. mRNA aşıları ile insan vücuduna kendi proteini olmayan virüsün spike proteini ürettirilmektedir. Allah’ı geçeceklerini sanan aklı evveller kendilerince dâhice bir buluş yaptıklarını sanmaktadırlar. Oysa bu, Allah’ın yarattığını değiştirmekten öte bir şey değildir. Bize ait olmayan bir proteini bizim hücrelerimize ürettiriyoruz. İmmün (bağışıklık) sistemimizi hiçe mi sayıyorlar? Bu protein zar proteini olduğu için üreten hücrenin zarına yerleşecektir. İlk anda bu proteine karşı oluşan antikorlar vücudumuza giren virüse saldıracaktır ve hastalığı yeniyormuşuz gibi olacaktır. Oysa kısa bir süre içinde virüs buna karşı mutasyon oluşturacak ve faydalı yerine zararlı mutasyonla hastalık şiddetlenecektir. Ama asıl sorunu çok sonraları yaşayacağız. Aşıdan yıllar sonra zarında yabancı proteinleri bulunduran hücremiz immün sistem tarafından düşman ilan edilebilecektir. Asıl tehlike budur. Kendi hücrelerini düşman kabul eden bir organizmanın yaşadığı bu duruma otoimmün hastalık denir. Halk arasında romatizma denir. Eğer bu hücreniz kas hücresi ise kas hastalığı, sinir hücresi ise nörolojik hastalık, bağ dokusu hücresi ise romatizmal hastalık olarak ortaya çıkacaktır. Evet, herkeste bu olmayacaktır belki ama çok büyük bir risk vardır ortada. Allah’ın doğal ve sosyal kanunlarını kimse geçemez. Sadece geçeceğini sanır. Kimse Allah’tan daha iyisini yapamaz. Daha iyi yapacağını iddia edenler hüsrana uğrarlar, yaptıkları sadece kötü amel olur, başka bir şey olmaz.

Ayetin mealini tekrar hatırlayalım: “Yoksa kötülükleri amel edenler bizi geçeceklerini mi sandılar? NE KÖTÜDÜR HÜKMEDİYOR OLDUKLARI.” (Ankebut 4)

“Sae mâ yahkümûne/ Hükmetmeleri ne kötüdür” veya “hükmediyor oldukları şey ne kötüdür” anlamındadır. “Hükmetmeleri ne kötüdür” dendiğinde, kötü olan hükmetme metotlarıdır. “Hükmediyor oldukları şey ne kötüdür” dendiğinde, vardıkları hüküm kötüdür. Birinde hükmetme fiili kötü, diğerinde hükmetme ile vardıkları hüküm kötüdür. Bu cümle kendisinden önceki ayetlerin tamamı ile ilgilidir.

İnsanların iman ettik diyerek fitnelenmeden bırakılacaklarını sanmaları da kötülükleri amel edenlerin Allah’ı geçeceklerini sanmaları da kötü hüküm veya kötü hükmetmedir. Burada muzari fiille geldiği için bu hükmetme devamlıdır, bir kere olup bitmemiştir. İnsanların iman ettik diyerek fitnelenmeden bırakılacaklarını sanmaları da kötülükleri sistemli bir şekilde amel eden organize toplulukların Allah’ı geçeceklerini sanmaları da sürekli tekrarlayacaktır.

“Hükmediyor olmaları” ne kötüdür. Kovid-19 salgınını yorumlama metotları ne kötüdür. Aşıların fayda ettiğini iddia etme metotları ne kötüdür. Pozitif testli insanların ve ölenlerin ne kadarının aşılılardan ve aşısızlardan oluştuğunu söylemeden yuvarlak laflarla ölenlerin çoğu aşısız, yoğun bakımlardakilerin çoğu aşısız şeklinde hükmetmeleri ne kötüdür.

“Hükmettikleri” de ne kötüdür. Aşıya rağmen pozitif testli sayısı ve ölüm sayısı arttığına göre daha fazla aşı yapmalıyız hükmü ne kötüdür.

Tıp Doktoru ve Bilgisayar Mühendisi Lütfi Hocaoğlu’na teşekkürler…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

İsmail - Allahın yazdığından başka bir şey başımıza gelmeyecektir inşaallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 18:11


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?