Reklamı Kapat

İstanbul Sözleşmesi, İslam dünyasına yönelik bir tehdittir

İstanbul Sözleşmesi, İstanbul’un fethinin intikamıdır. İslam dünyasına yönelik de bir tehdittir. İstanbul’da 7 Nisan 2011’de ve 11 Mayıs 2011’de yapılan toplantıda ilk imzayı Türkiye’nin atması ile övünüyorlar. Ama son olarak Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın 24 Nisan’daki hutbesi, sonrasında baroların ve sözde İnsan Hakları Derneği’nin tepkisi, İstanbul Sözleşmesi’ni kimlerin savunduğunu görmek açısından çok iyi olmuştur. Ayrıca geçtiğimiz hafta Macar Parlamentosu İstanbul Sözleşmesi’ne ret oyu vermiştir. Bulgar Kilisesi’nin başını çektiği bu ret hadisesi Slovakya gibi bazı Avrupa ülkelerinde de ret olmuştur. Hatta Ermenistan’da bile İstanbul Sözleşmesi uygulanmasın diye imza toplanmıştır.

6284 SAYILI YASA ŞİDDETİ ARTIRDI

İstanbul Sözleşmesi son 5 yılda iki milyon erkeği evinden, çocuklarından, hanımından uzaklaştırmıştır. Bildiğiniz gibi Avrupa’da bu maddeler uygulanıyor. Ama önce bir hafta veriliyor. Islah için psikologa gönderiliyor. Fıkhi meselelerde 4 ay ayrı kalmak var. Bu sözleşmede 6 ay uzaklaştırma maddesi var. Yani bu cezayı alan adam bir daha eve döner mi? İnsanları akrabalarına karşı, komşularına karşı rencide ediyorsunuz. 6284 sayılı yasa bizzat şiddeti artırmıştır. Kadına yönelik şiddet denmesi bir defa karşı cinse şiddettir. Biz cinsiyete değil, insana şiddete karşı gelmeliyiz. Bunun haricinde 6284 düşünceyi de engellemektedir. Millî güvenliğimiz için de tehdittir. Düşünceyi nasıl engelliyor dersek, mesela benim başıma geleni anlatayım. Biz İstanbul Sözleşmesi’ne karşıyız diye İstanbul Sözleşmesi Türkiye Masası Başkanı olan Prof. Dr. Aşkın Asan, Kezban Hatemi vasıtasıyla suç duyurusunda bulundu. Suçumu sorduğumda ‘İstanbul Sözleşmesi, eşcinselliği teşvik ediyor’ demem suç olarak kabul görmüş. İşte bu da düşünceyi engelliyor.

ÜLKEMİZ İÇİN BU TEHLİKEDEN VAZGEÇİLMELİ

Adam, eşi veya başka birisi tarafından iftiraya uğruyor. Cinsel şiddet, psikolojik şiddet gibi artık ekonomik şiddet de var. Kadın ‘Bana market parası vermedi’ diyerek şikayetçi oluyor. İstanbul Sözleşmesi aynı zamanda insanlığı tehdit ediyor. Bu sözleşme şiddeti önler deniyor ama toplumsal cinsiyet eşitliği kılıfı, maskesi uydurmuşlar. Bu ne demek? Eşcinsellere yasal koruma demek. Macaristan’a teşekkür etmek gerek. Belki yöneticileri gaflet uykusundan uyanırlar. Aynı FETÖ olayında 10 yıl sonra yanlış yaptık dedikleri gibi İstanbul Sözleşmesi’nde de 9 yıl oluyor. Türkiye’nin sözleşmeyi iptal etmesi gerekmektedir. Zaten ailenin kökünün kazınması diye maddeler var. Savaş zamanında bile uygulanır diye maddeler var. Bütün televizyon kanallarında toplumsal cinsiyet eşitliği 45 dakika uygulanır diye madde var. Ülkemiz için bu tehlikeden vazgeçilmeli. Geçen sene Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştüğümüzde bu İstanbul Sözleşmesi’nin aileyi yıktığını, değiştirilmesi gerektiğini söylediğimiz kendisi sözleşmenin nas olmadığını değiştirilebileceğini söylemişti. Bu sözlerin icraata geçirilmesini bekliyoruz.

BİZ, ‘ÖNCE AİLE’ DİYEN BİR TOPLUMUZ

Bu sözleşmeden vazgeçilmesi bu dünya Müslümanlarını da, Türkiye Müslümanlarını da sevindirir. Biz, ‘önce aile’ diyen insanlarız. Dokuz yıl doldu, onuncu yıla girmek üzereyiz. 1 Ağustos’a kadar süre veriyoruz, eğer o tarihe kadar bu sözleşme yırtılıp çöpe atılmaz ise bütün Türkiye’de tüm dernekler, vakıflar ve STK’lar olmak üzere harekete geçeceğiz. Bu konuya ilişkin tepkilerimizi bu anlaşmayı imzalayan AK Parti’nin, CHP’nin, MHP’nin parti binaları önünde oturarak göstereceğiz. Meclis’te grubu bulunan ya da Meclis’te vekili bulunan her siyasi yapıyla bir araya gelip İstanbul Sözleşmesi’nin yırtılıp atılması için uğraşacağız. İnşallah Türkiye Aile Meclisi olarak vatandaşlarımızın da fiili yardımları ve dualarıyla bu durumun üstünden geleceğiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adem Çevik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Berat - İnsan kendi bindiği dali kesermi?

Bu Allahin lanetlediği pis ve HARAM olan şeyleri yasaklamiştir!

Allahin lanetine uğramakmi istiyorsunuz LUT KAVMİ GİBİ!

ALLAHA ve peygamberinin emrine uymayanlar hep kaybetti!

HEM MÜSLÜMANIM DİYECEKSİN HEM ALLAHIN LANETLEDİĞİ ŞEYLERİ SERBEST BIRAKACAKSIN!

ALLAHIN EMRINE KARŞI KANUN YAPMA YETKISINI SEN NERDEN ALIYORSUN!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 18:30
01

Artık Uyanma Vakti... - Bir çok avrupa ülkesi bu sözleşmeyi kabul etmedi, onaylamadı veya meclisten geçirmedi. Uygulayanlar da elinde olan ailesi de gitti. İstatistik veriler bunu gösteriyor. Vallahi yazık ecdat bize bu güzelim vatanı bunun için mi emanet etti. Bu ne maskaralıktır. Tarihinizden, kültürünüzden geçmişinizden ders alın avrupadan değil...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 13:03


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 20-65 yaş arasında birisi olarak Maske alabildiniz mi?