Reklamı Kapat

Mesafe

YORUM: “Dur, Bak, Dinle, Seç!”

Dün çözüm olarak sunulan, bugün sorun oluyorsa, “dur”ma zamanıdır. Eğer çarpmadan durmayı başardıysanız, “bak”mayı biliyorsunuz demektir. Yeni çözümler üretmek için geriye “dinleme ve seçme” kalıyor. Hem dinlemenin hem de seçimin sağlıklı yapılabilmesi ise, konuya olan mesafeyle alakalıdır. Mesafe; yaklaşmak, yer, yön ve konum açısından bir değerdir. Yeni tehlike ve risklerin başladığı ortamlarda bu değer, nasıl bir tutum sergileneceğinin de göstergesi olacaktır.

GÖRÜYORUM: “Kırmızı Çizgilerini Yenile!”

Rüzgâra göre eğilen rüzgâra karşı yön değiştiren, kalıba göre şekil alan, ilke ve çizgi tanımayan bir dönemin sonuna geldik. Boyutlarını bilmediğimiz büyük bir komploya kurban gitmek istemiyorsak, maliyetlerini kestiremediğimiz olaylara mesafemizi yeniden gözden geçirmeliyiz. Bu açıdan kırmızıçizgilerin yenilenmesi gerekiyor. Aksi takdirde sürüklenme durdurulamaz ve zarar engellenemez.

Son dönemde hem ülke olarak hem millet olarak hem de fert olarak kırmızıçizgilerimiz değişmiştir. Bu yüzden, kazandığımızın değeri var ama nereden kazandığımızın değeri yoktur. Yediğimizin hijyen olanı var ama helal olup olmadığının önemi yoktur. Beğendiğimizin gösterişi var ama israf olup olmadığının sorgusu yoktur. Eğlencemiz var ama meşru olup olmadığının kıymeti kalmamıştır. Oturduğumuz yerin konforu var ama mahremiyetinin sınırı yoktur. “Sosyal mesafe” uygulamasıyla bir kez daha anlaşıldı ki; kırmızıçizgilerin belirlenmesi, “tamir” değil “bakım” esaslı bir hazırlıktır.

ÖNGÖRÜYORUM: “Uzantı Olma, Kendin Ol!”

Sakınmamız gereken ilişkilere konacak mesafeyi, tanışmamıza vesile olacak işlere koyduğumuzdan beri birbirimizi ötekileştiriyoruz. Bu açıdan mesafe, kültür, uygarlık ve kimlik gibi renkli kavramlarla ötekileştirmeyi renklendirmekten başka bir işe yaramamıştır. Bu durumda mesafe, ötekileştirmeye son verecek bir seviyeye ayarlanmalıdır. Bunun yolu, “biz”i yeniden keşfetmek ve bu keşif yolculuğunda “biz”in, “siz”in karşıtı olmadığını bilmektir.

Salgın süreciyle, doğu-batı ayrımını değil, zarar-fayda ayrımını esas almanın önemini kavradık. Böylelikle, işçi/köylü/memur/emeklilere yaklaşımda, emek/alın teri/adalet/hakça bölüşüm fikir ve pratiklerinde buluşmayı öğrendik. Bu dönüşüm; ideolojilerin uzantısı olmak yerine, “kendi” olma derdini taşımakla bize yeni seçenekler sunacaktır. Doğru seçim yapmak için soralım; "neden bu hale düştük" değil, "kendimizden nasıl ayrı düştük"!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?