Reklamı Kapat

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-3

SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…

ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve KORONAVİRÜS!

Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONA VİRÜS DÜZENİ!

(Bu yazı dizisindeki her yazı, birinci yazıdaki bu girizgâh ve devamıyla okunmalı…)

Kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Evet… 28 Ekim 2005 günü yani tam 15 (onbeş) yıl önce, Kuş Gribi Virüsü vesilesiyle yazdığımız “KUŞ GRİBİ VİRUSÜ, KARANTİNA VE ASIL YAPILMASI GEREKENLER” başlıklı çalışmamızda hatırlattıklarımızla devam edelim…

“SAĞLIKLI HAYAT İÇİN: a) Kitle tarımı, büyük tarım, hatta orta tarım yerine küçük tarıma, aile tarımına geçmeliyiz. Küçük kümeslerde çıkacak bir hastalık üzerinde yapacağımız tedavi bize ucuza mal olacaktır. Savaşta en büyük savunma dağınık nizamdır. Virüslere karşı savaşta da dağınık nizama geçmeliyiz. b) Hastalık ortaya çıktığı zaman hemen karantinaya alınmalıdır. Müdahale etmeden oradakiler kendi hallerine bırakılmalıdır. Canlı kendi ilacını kendisi hazırlar ve bu doğal ilaç olur. Yeni üretim bu muafiyet kazanmış nesilden geliştirilmeli, bunlardan üretim yapılmalıdır. Böylece doğal seleksiyon kanunları işler ve bize zarar vermeden bize zararlı olmayan canlı gelişmiş olur. c) İnsanların sağlığını koruma GENEL HİZMETLR (24 Adil Düzen Hizmeti) içinde olduğu gibi, hayvan ve bitkilerin sağlığını koruma da GENEL HİZMETLER kapsamında olmalıdır. Dayanışma içinde zararlar karşılanmalıdır. Hastalığın kontrolü kamu tarafından bedelsiz yapılmalıdır. Aile işletmeleri GENEL HİZMETLERİ bedelsiz almalıdırlar. d) Değişik kümeslerden alınan hayvanlar ortak kümese veya ağıla konarak aralarında hastalığın bulaşması sağlanmalı ve onlar kendi hallerine terk edilmelidir. Burada sağ kalanlar arasından yeni nesiller geliştirilmelidir.

İlk bakışta kuşların uçuş yolları üzerinde kümeslerin yapılması hatalı gibi görünür. Ama buradaki kümesler göçmen kuşların taşıdığı bütün virüs ve mikroplar taşımış olur. Burada yaşayan ve dayanabilen tavuklar sağlam ve dayanıklı olurlar. Buradaki yumurtalardan oluşan hayvanlar başka yerlere gönderilerek dayanıklı nesil yetişmiş olur. Hâsılı… Korunarak sağlıklı nesil yetiştirme yerine, temas sağlayarak ve ayıklayarak sağlam nesil yetiştirmeliyiz. Bu ilkeleri koyduktan sonra, karantinaya alınan bölgede yapılan bir uygulamayı hatalı buluyoruz. 1) Önce, karantina içine alınmış yerlerdeki tavukların toplanarak gaz odalarında öldürülmeleri hatalıdır. Yapılacak iş, bu tavukları toplayıp karıştırmak ve üstü telli açık havaya terk etmektir. Üstlerini telle kaplayarak kuşların onlarla teması önlenecektir. Bunlar ölmeye başlayacak, ama bir kısmı belki anti virüsü üretecek ve kendilerini kurtaracaklardır. Böylece çok sağlam bir nesil elde ederdik. 2) İkinci olarak, kaynatıldığı takdirde artık hiçbir tehlike olmayacağı bildirilmiş, ondan sonra da sağlam tavuklar gaz odalarında imha edilmiştir! Yapılacak iş bunların kesilmesi, içinin alınması, sonra yüz derecede pişirilerek kavurma hâline getirilip kullanılmasıdır. İnsanlara verilmese bile, mesela balık yeminde kullanılabilirler. Kaldı ki, insan için de kullanılmalıdır. Şunu iyi bilmeliyiz ki, fazlaca korunma sanıldığı kadar iyi bir şey değildir. Biz kendimiz grip olduğumuz zaman o gribe karşı ilaç geliştiririz ve o ilaç çoğu zaman başka hastalıklara da ilaç olur. Soğuklardaki nezle veya grip başka hastalıkların önlenmesi için çare olabilir... 3) Çıkan bir yaygara sonucu satışlar durdu. Damar tıkanıklığı meydana gelmiştir. Teşhis mekanizmasının süratle geliştirilmesi gerekir. Her tavuk diri iken, böyle bir virüsü taşıyıp taşımadığını kontrol eden basit araçlar geliştirilmelidir. Hayvanları toplayacağımız yerde her hayvan kontrol edilir. Zaten sürüden örnek alıp kontrol etmek yeterli olacaktır. Sürüye bulaşmıyorsa bulaşıcı değildir demektir. 4) Bir ülkede bilhassa besin üretimi ve tüketimi ihracat ve ithalata dayanmamalıdır. Kendi besinimizi kendimiz üretmeliyiz. Tavuk ihraç edeceğimize yem ihraç edelim. Hatta biz orada üretelim. Böylece canlı ihracatı ve ithalatı yerine mamul ihracatı yapılmalıdır. O da kontrol edilebilir mallar ihraç edilecektir.” (DEVAMI VAR.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?