Reklamı Kapat

FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-8

“2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” dedim; geçmiş 10-20 yıl, gelecek 10 yıllar var; geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var dedim! Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız… “Hâsibûenfüsekümkable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için… Bu konuda nice yazılar yazdım; dünya ve ahiret hayatımıza faydalı olsun diye… Bugünkü yazı başlığı ile birlikte, yazının bu bölümünü ve bunda sonra yazacaklarımı -daha doğrusu hatırlatacaklarımı- Recep Tayyip Erdoğan okursa; çok şey hatırlayacaktır…

‘Tedavi reçetelerini’ hatırlattık. Türkiye için “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN”, Dünya için “ADİL ORTAKLIK DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZEN’E GÖRE İNSANLIK ANAYASASI” tedavi reçetelerini hatırlattık. Bugün de ‘teşhislerle’ devam edelim ve hatırlanması gereken kadarını hatırlayalım… Günlerdir daha yazımızın başlığında ne dedik, neyi hatırlattık? -FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek; dünyadaki ve ahiretteki gelecek! Daha yazımızın baş tarafında anlaşılması gereken ne dedik?

Geçmekte olan yıllar, bitmekte olan ömür ve ahirette verilecek hesaplar… “Hâsibûenfüsekümkable en tuhâsebû” hatırlatmasını yapmamın derin sebebi bu. Başta Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili herkes çok şey hatırlayacaktır. Özellikle henüz İstanbul BB Başkanı olduğu birinci yılda yani henüz her şeyin başlangıcında, belediye paralarını repoya yani faize yatırmaması gerektiğini, Adil Düzen çalışanı en yakın akademisyen arkadaşımla hatırlattığımızı, Recep Tayyip Erdoğan hatırlamalı… O zamandan beri başlayıp bugüne kadar onlarca yıldan beri “İstanbul belediye yönetiminde” ve “Ankara devlet yönetiminde” uygulanan “FAİZLİ SİSTEM” sonunda geldiğimiz durumu; en başta Recep Tayyip Erdoğan, sonra istisnasız herkes düşünmeli… -Devletimiz maalesef işte bu borç batağında ve faiz sarmalında… -Devletimiz bu durumda da vatandaşımız ne âlemde… -Faize ve borca bulaşmayan aile veya kişi?!. -Bu gidişat en sonunda nereye vardı? FAİZ-DİYANET-TOKİ-EV tartışmalarına… Hem iktisatçı hem de gazete (Yeniçağ) yazarı meslektaşım Prof. Dr. Esfender Korkmaz’ın bugünkü (21 Ocak) “Herkes aya, biz ribaya” başlıklı yazısında yazdıklarının bir kısmını okuyalım: “(..) Merkez Bankası, banka ve kredi kartlarında azami faiz oranlarını açıklarken, katılım bankaları için faiz yerine kar payı diyordu. Herkes bu bankalar hep aynı oranda mı kar ediyor? Zarar etse bile kar payı nasıl veriyor? soruları karşısında şimdi karar değiştirdi. Katılım bankalar için de son dönemde ‹›en yüksek faiz oranı’’ diyor. Hal böyle iken, Diyanet İşleri’nin faiz için de fetva vermesi işi zora soktu. Diyanet İşleri Başkanlığı; ‘’TOKİ bir sosyal konut projesidir. Kredileri kamu bankaları veriyor. Devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır. Bu itibarla, devlet TOKİ’nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkânı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir.” diyor. Ama TOKİ lüks konutta yapıyor. Kamu bankaları, kamu düzeni içinde değil piyasa düzeni içinde çalışıyor. Devlet bir özel bankanın faiz farkını da verebilir. Kaldı ki konut kredisi görev zararına girmez. Kamu bankalarının zararını da vergi mükellefleri karşılıyor. Diyanet’in piyasaya müdahalesi siyasi tercih kokuyor. Bu nedenle samimi olmadığı ve tartışmaya açık olduğu içindir ki, son bir haftadır tartışılıyor. Bu tartışma ve soru işaretleri her şeyden önce dine zarar veriyor. (..) Faizi, enflasyona göre düzelterek nominal faiz değil reel faizi tartışmak gerekir. İslam’da fahiş faizin yıkıcı olacağı düşünülmüş olsa gerek. Aslında bu günde yüksek reel faiz tefeciliktir ve insanlığa, hukuka aykırıdır. 1400 sene öncesinde borcu ihtiyaç sahibi alırdı. Günümüzde bu tür faiz azınlıkta kaldı. Farklı yollardan birisi borç alıp para kazanıyorsa, daha dikkatli ve tasarruflu gidip sermaye sahibi olan neden bundan yararlanmasın? Aslında İslam’da faiz anlayışını günümüzdeki şartlara göre düzeltmediğimiz sürece, sorunlar ve tartışma devam edecektir...”

Diyanet’e Acil Tavsiyem: Akevler.org sitemizden “Faizsiz Banka” ile “İslam’da Para” ve diğer bütün kitaplarımızı acilen okuyup değerlendirmelerini tavsiye ederim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?