Reklamı Kapat

Pusulayı şaşıran çocuklar 

Geçtiğimiz gün genç bir kardeşim söyle bir soru sordu: Merak ediyorum acaba cehennem neden var? Allah yarattığı insanı neden cezalandırır? Muhafazakâr bir ailede büyüyen genç bir bireyin sorduğu bu soru beni hayli düşündürdü. Düşünün; bizler okullarda çocuklara değer aktarımı yapılmadığından, erdemli çocuklar yetiştiremediğimizden yakınırken 25 yaşında bir genç çok tehlikeli bir soru soruyor ve cehennemin varlığını sorguluyor. Genç İslam’ın en temel şartlarından birini ahireti inkâr ediyor, gayba inanmıyor. Ona döndüm ve şunları söyledim: Eğer cehennem olmasaydı, bugün Doğu Türkistan’da, Filistin’de Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, Afganistan’da, Afrika’da zulme maruz kalan, katledilen, yurtlarından sürülen insanlar haklarını nerede ve nasıl alabileceklerdi? Cesetleri kıyıya vuran çocukların hesabı nasıl görülecekti? Cani kocaları tarafından katledilen kadınlar, taciz edilen, öldürülen çocuklar, işkenceye maruz kalan canlar haklarını nasıl alabileceklerdi? Eğer kötü ve kötülük varsa cehennem de haktır ve haksızlığa maruz kalan bütün canlıların umududur bu aynı zamanda dedim. Genç beni dikkatlice dinledi ve “peki kötülük neden var, kötüler olmasaydı?” diye sordu… Gencin sorduğu soruları doğruya ulaşmak için mi yoksa tüm insanların hayat kaynağı olan asli değerlerimizi alaya almak için mi sorduğunu anlamaya çalıştım ve sessiz kalmayı tercih ettim. Zira edindiği dünyevi imkânlar ve sahip olduğu gençlik sermayesi onu o kadar şımartmıştı ki, ahirete iman etmiyor ve dinin asli değerlerini küçümseyerek kendini aklıyla her şeyin üstesinden gelebilecek bir varlık olarak görüyordu. Ve ne yazık ki gençlerimizin çoğu aynı durumdaydı.

Sorular kapılarımızdır, hakikate ulaşmak için soru sorarız ancak bizim hikmetini bilemediğimiz ve içeriğini kavrayamadığımız o kadar çok şey vardır ki, o nedenle haddi aşacak yaklaşımlardan uzak durup teslimiyet göstermek zorundayız. Müslüman Allah ve Resulü bir şey buyurduğunda sorgulamaya kalkmaz, “İnandım ve itaat ettim” der, niçin neden demez. Zira bizler Allah’ın hata yapmayan kusursuz bir varlık olduğunu bilir ve buna sarsılmaz bir iman ile inanırız. Fakat ne yazık ki gençlerimiz kapitalist zihniyetin pompaladığı zehirli düşünceleri hiç sorgulamadan alırken Allah’ın dinine karşı kuşkuya kapılıyor ve haddi aşıyorlar.

Gençler kendilerine sürekli şekilde pompalanan müstehcenliği, bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan tüketim hastalığını ve bireysel hücrelere mahkûm edilmeyi yaşamın bir parçası olarak görüp benimserken İslam’ın asaletini sorgulamaya kalkıyorlar. Ne acı değil mi? Bugünün çocukları içine düştükleri kültürel yozlaşmanın farkında değiller, kendilerini hemen her konuda mahir görüyor ve pozitif akılla her şeyin üstesinden gelebileceklerine inanıyorlar. İnanmıyor, sevemiyor, paylaşamıyor ve hayata bir şey katamıyorlar. Bugünün çocukları kaybedilmiş nesiller kervanındaki yerlerini çoktan almış durumdalar fakat bizler bu tehlikenin henüz farkında değiliz.

Günümüzde İslam’ın haram kıldığı birçok eylem, çocuklarımıza çağdaşlığın, modernliğin ve ileri görüşlülüğün bir parçası olarak lanse ediliyor ve medya aracılığıyla sunuluyor. Kendilerini toplumun seçkin sınıfı olarak gören azınlıklar ise bu kokuşmuş kültürün hamiliğini yaparak çocuklarımızı özendiriyorlar. Peki, sonra ne oluyor? Bütün bunların sonucunda pusulasını kaybeden suç odaklı bir nesil ortaya çıkıyor. Bugün İslam toplumlarının en büyük sorunu işte budur…

Bir Söz

“Her günahın içinde küfre gidecek bir yol vardır.” (Bediüzzaman)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?