Reklamı Kapat

Nefret ettirmeyin, sevdirin

Çevrenizde İslami sohbetler yapan ve hizmetlerini bu şekilde sürdürmeye çalışan kişiler mutlaka vardır. Bu kişilerin çoğunun, ruhunuzu acıtan,  kulaklarınıza rahatsızlık veren bir üslup kullandıklarını ve yargılayıcı bir tavırla hareket ettiklerini görürsünüz. Niyetiniz hak adına bir şeyler öğrenmektir fakat karşınızdaki kişi konuşurken sizi istediği gibi yargılamakta, hatalarınızı yüzünüze vurup aşağılamakta ve rencide edici bir tavırla sözde sizi yola getirmeye çalışmaktadır.

İslam’ın tebliğini yapmak her Müslüman için bir sorumluluktur ve bu kişiler elbette önemli bir görevi ifa etmekteler. Ancak insanları Allah’ın dinine davet ederken Resulullahın metodunu dikkate almalı ve nazik, empatik, şefkatli bir dil kullanarak insanların kalplerine hitap edebilmelidirler. Günümüzde bu niyetle yola çıkan bazı kardeşlerimiz ne yazık ki, insanları hakkı davet ederken, tenkitvari, hırpalayıcı, korku veren bir yaklaşım sergilemekte ve muhataplarını dinden soğutmaktadırlar. Onların azarlayan, hırpalamayan ve korku veren tavırları insanları ümitsizliğe sürüklüyor.

Geçtiğimiz ay karşılaştığımız bir genç kızımız duygularını şöyle paylaştı: “Sohbetlere devam etmeye karar vermiştim ama hoca bizi sürekli azarlıyordu kendimi çok kötü hissettim.” Kabul etmeliyiz ki, Resulullahın insani ilişkilerde gösterdiği nezaketten zerre kadar haberdar olmayan bu kişiler çağımızın şımarık ve benmerkezci gençlerine hiçbir şekilde ulaşamazlar, onlarla yakınlık kuramaz ve tebliğ yapamazlar. O nedenle tebliğ yapan kişinin çağın sorunlarını ve bugünün çocuklarını iyi tanımaları ve bu çocuklara şefkatle ulaşabileceklerini kabul etmelidirler.

Resulullah, “Korkutmayın, müjdeleyin” buyurmakta ve insanları hakka davet ederken büyük bir incelik göstermektedir. O muhatabına hitap ederken kişinin ruh halini ve akli seviyesini dikkate alarak hareket eder ve kimi yerde sorular sorarak onu aklını kullanmaya teşvik ederdi. Allah’ın Resulü konuşurken muhatabın aklına, kalbine hitap eder ve ona şefkatini hissettirirdi.

Muhataplarını yerden yere vuran hocalarımızın çocuklarına gösterdikleri hassasiyetin aynısını tebliğ yaptıkları kişilere de göstermelerini bekliyoruz. Zira Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmiyor ve kürsüye çıkıp bizleri azarlayan, aşağılayan ve umutsuzluğa sürükleyen kişilere Allah’ın rahmetini hatırlatmak istiyoruz.

Hz. Peygamber tebliğ yaparken naif bir dil kullanır ve muhatabın aklından önce kalbini fethederdi. Ona düşman olan birçok kişi kendisiyle tanıştıklarında hassas, nazik, anlayışlı ve olgun tavırları karşısında fikirlerini değiştirip İslam’a tabi olmuşlardır.

TAVSİYELER

Söz sevgiyle buluştuğunda tesirli olur. O nedenle ifadelerinize sevgi katarak sarf edin.

Size saygı duymayan, size itimat etmeyen kişi sizi dinlese de sözünüzü dikkate alıp halini değiştirmeye karar vermez. O nedenle sizi dinleyen kişileri idam mahkûmları gibi görmeyin onlara şefkatle bakın ve ifadelerinizi bu doğrultuda sarf edin.

Muhatabınızı önce tanımaya ve anlamaya çalışın ve onun mizacına uygun bir dil kullanın.

İnsanları yargılamayın, suçlamayın, değersizleştirmeyin, korkutmayın. Unutmayın her insan kemalat potansiyeli taşıyan bir değerdir. Her insan cennet ehli olabilecek potansiyele sahiptir. Her insan Allah’ın yeryüzünde şereflendirdiği bir varlıktır. O nedenle ona özüne dönmesi için çağrıda bulunurken insan olarak değerli olduğunu hissettirin.

BİR SÖZ

“Kendi nefsini, kendi davranışlarını ıslah edemeyen kişi başkasını ıslah edemez.”

(Bediüzzaman)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?