Reklamı Kapat

Adil düzene davet

Bismillahirrahmanirrahim;

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

Adil Düzen, insanların dünya ve ahiret saadetini birlikte ele alan düzendir. Adil Düzen; Milli Görüş’ün benimsediği doğru hak anlayışını esas alır ve uygulamalarını buna göre yapar. Doğru hak anlayışı ise dört şeyden ibarettir. 1. Doğuştan insanlara verilen temel insan hakları. Bunlar; a. Yaşama hakkı, b. Aklın muhafazası hakkı, c. Neslin muhafazası hakkı,  d. Dört unsuru ile birlikte inanç hürriyeti: (ifade hürriyeti, öğrenim hürriyeti, örgütlenme hürriyeti, inandığı gibi yaşayabilme ve ibadet hürriyeti) e. Mülkiyet hakkı, f. Ve diğer bilinen seyahat, iş tutabilme, meslek seçebilme gibi temel insan hakları ve hürriyetleridir. 2. Emek. 3. Rıza ile yapılan anlaşma ve mukaveleler. 4. Adalet gereği doğan haklar. Toplumun din ve ahlakta, ilimde, iktisat ve ekonomide, siyaset, idare ve hukukta, uluslar arası ilişkilerde saadet bulabilmesi için uyacağı esaslar bir düzen olarak, bu doğru hak anlayışına dayanmalıdır. Bu düzen, Adil Düzen’dir. Adil Düzen’de; huzur, barış ve kardeşlik, insan hakları ve hürriyetleri, adalet, refah, izzet, şeref ve onur teminat altına alınmıştır. Milli Görüşün benimsediği Adil Düzen, ülkemizde “Yaşanılabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye” dünyada ise “Yeni Bir Saadet Dünyasının” kurulmasını ister. Ülkemizde “adil düzen” ikame edilmeden milletimiz, yaşadığı ahlaki ve manevi çöküşten, ekonomik krizden, adaletsizliklerden, dış politikada yaşanan bunalımdan kurtulamaz. Çünkü Adil Düzen, fıtrat ve ıslah düzenidir.

ÜÇ DÜZEN

Üç düzen vardır. 1. Komünizm, 2. Kapitalizm, 3. Adil Düzen

Komünizm ve kapitalizm, materyalizmin ürünüdür. Komünizmde faiz de kar da yasaktır, kapitalizmde ise kar da faiz de serbesttir. Komünizm de toplum idarenin, kapitalizmde ise sermayenin kölesidir. Bu iki düzen, fıtrata uygun düzenler olmadığı ve ifsadı esas aldığı için insanlığa saadet getirememiştir. Komünizm çökmüştür, kapitalizm ise çökmek üzeridir. Adil Düzen, faizin yasak, karın ise serbest olduğu bir düzendir. Faiz, doğru hak anlayışına göre, üretmeden tüketme hakkı elde etmek olduğu için zulüm sayılmıştır. Bu düzenin vergileri de faiz kadar zulümdür. Adil Düzen’de üretim ve iktisat esastır. Komünizm ve kapitalizm de ise tüketim ve israf esastır. Adil Düzen’de emek korunurken, komünizm ve kapitalizmde ise faiz ve haksız vergiler ile sömürülür. Komünizm ve kapitalizm karanlığa ve cehalete koşanların düzenidir. Adil Düze ise hakikati ve aydınlığı arayanların düzenidir.

PARTİLER

AK Parti, CHP ve diğerleri, kapitalist düzenin bekçiliğini yapıyorlar ve iktidara geldiklerinde ise bu düzeni yürütüyorlar. Bu tespit, hakikattir ve bir şuurun ürünüdür. Kapitalist düzen, milletimizin sahip olduğu Milli Görüş inanışının düzeni değildir. Bu düzen, materyalizmi din olarak benimsemiş ırkçı emperyalizmin düzenidir. Saadet Partisi ise Milli Görüş inancının düzeni olan Adil Düzen’in kapısını tutmuştur. İktidara geldiği zaman da Adil Düzen’i yürüteceğini ifade etmektedir. Saadet Partisinin yaptığı önemli işlerden birisi de kapitalizmin bekçiliğini yapan partilere, gidilen yolun yanlışlığını anlatmak, çarenin Adil Düzen’de olduğunu telkin etmektir. Saadet Partisi, ne AK Parti’nin, ne de CHP ve diğer partilerin düşmanı değildir. Saadet Partisi, bu milletin sağlam kök hücresidir. Merhamet siyaseti gereği hem hastalığı teşhis ediyor, hem de tedavi ederek ilacı gösteriyor. Saadet Partisini inatla, terör ile ilişkilendirmeye devam edip, din düşmanlarıyla işbirliği içinde olduğu yalanın servis edenler, bilmelidirler ki attıkları çamur, Saadet Partisi’ne değil, peşinden gittikleri soylu önderlere yapışıyor. Bilinmelidirler ki, bu dünyada hakikate kör olanlar, öbür dünyada da kör olacaklardır.

TELKİN VE TEKLİF

Saadet kadroları, siyaseti inançlarının bir emri olarak, topluma yolun doğrusu olan Adil Düzen’i telkin ve teklif etmek için yapıyorlar. Toplumda Adil Düzen yaşanacaksa bu Saadet kadrolarının telkin ve teklifi ile olacaktır. Bir yerde, hak ve adalete dayanan ve toplumun saadetini gözeten adil bir düzenin hayata ikamesi; 1-Telkin ve teklif, 2-Tanıtma, 3-Eğitim, 4-İktidar desteğinin sağlanması görevlerinin disiplin ve ciddiyetle yerine getirilmesine bağlıdır. Bu görevler titizlikle yerine getirildiği zaman toplumda Adil Düzen yaşanır hale gelebilir. Adil Düzen temenniler ile yaşanır hale gelmez. Toplumda Adil Düzen için ciddi bir talebin oluşması gerekir ki, yaşanır olabilsin. Bunun için Saadet kadroları bu asrın tebliğ ve davetçileri olarak, yoğun bir telkin ve teklif seferberliği ilan etmelidirler. Bu görev, ancak çelikleşme prensipleri ile mümkün olur. Bu görev, var olmadan, kadroları eğitmeden, haftalık toplantıları modele uygun yapmadan, takip ve kontrol edip intaç etmeden yerine getirilemez. Adil Düzen’e davet, insanı ilgilendiren bütün konuları içine alır. Din ve ahlak, ilim, talim ve terbiye, iktisat ve ekonomi, idare, hukuk ve uluslararası ilişkiler konuları bu davetin kapsamını oluşturur. Adil Düzen’e davetin geniş bir tatbikat alanı ve geniş bir muhatap kitlesi vardır. Davetin yapılacağı bu kitle, sadece Milli Görüşçü olmayan kimselerden ibaret değildir. Sağcılar, solcular, işbirlikçiler, muhafazakâr Müslümanlar, radikaller, liberaller, Marksistler, komünistler ve toplumun bütün kesimleri Adil Düzen davetinin sunulacağı muhatap zümreyi oluşturur. Adil Düzen’e davet, Saadet Partililerin temel görevidir. Yapılan telkin ve teklifin doğru bir usul ve metotla yapılması zorunludur. Şayet metot, hatalı ve uzaklaştırıcı ise Adil Düzen’in hak bir düzen olması yetmez. Burada “Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” esası bütün yönleri ile uygulanmalıdır. Bu görevi yapan Saadet Partisi, toplum için en büyük rahmettir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?