Reklamı Kapat

Alçak Din Sömürücüleri

Din sömürüsü  nedir?.. Dini, mukaddesatı, Kur’an’ı, Peygamberi (Salât ve selam olsun ona), Tarikatı, hocalığı, dinî hizmet ve faaliyetleri alet ederek kendi nefsi için para toplamak, hizmet paralarının bir kısmını zimmetine geçirmek, dini kendi şahsî prestiji ve nüfuzuna âlet etmektir.

İmana, İslam’a, Kur’an’a, Sünnete, Şeriata, Ümmete ihlâsla, ilimle, irfanla, hikmetle ücretsiz doğru dürüst hizmet edenlere din sömürücüsü denilebilir mi? Kesinlikle denilemez. Onlar gerçek hizmetkârlardır.

Dini ve mukaddesatı alet ederek ikbal, prestij, ün, alkış, sağlayanlar nedir? Onlar da alçak din sömürücüleridir.

Arivistten (ikbal avcısından) hizmetkâr olur mu? Olmaz, onlar baş belası sömürücülerdir.

İmana İslam’a Kur’an’a hizmet etmek için bağlılık gerekir mi? Elbette gerekir. Resulullaha bağlı, biatli, itaatli olmak gerekir.

Bu devirde bu nasıl olur?

Resulullahın varisleri, vekilleri, halifeleri olan ihlâslırasih ulemaya, ihlâslı gerçek şeyhlere ve mürşitlere bağlanarak.

Bunlara bağlı olanlar din ticareti, mukaddesat bezirgânlığı yapmazlar.

Dinin ve Tasavvufun içini boşaltan cahil ve gafil yüzeysel kimseler din hizmeti yapabilir mi?.. Yapamazlar, onların hizmet diye gösterdiği şeyler aslında sömürüdür.

Bütün din hizmetkârlarının önderi kimdir? Âhir zaman Peygamberi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemdir.

O bu hizmetler için insanlardan, Ümmetinden ücret istemiş midir, almış mıdır?.. Kesinlikle istememiş ve almamıştır.

İslam’da hizmetin ana kuralı şudur: Haliq (Yaratan) için yapılan hizmetlerin ücreti yaratıklardan istenmez ve alınmaz.

Zekat parası ile din hizmeti, davet, irşad, tebliğ yapılabilir mi?.. Yapılamaz. Şeriat, zekât parası ile cami inşaatına bile izin ve ruhsat vermiyor.

Din hizmeti paralarını zimmetine geçirenler, çarçur edenler, israf edenler hizmetkar mıdır?... Hayır, onlar hezimete sebep olan beyinsizlerdir.

Müftülerin, imamların, müezzinlerin, vaizlerin, din dersi hocalarının, hademe-i hayratın maaş ve ücret almaları caiz midir?..Taqva ve azimet açısından caiz değildir, lakin müteehhirîn uleması, geçimlerini temin için onlara maaş ve ücret verilmesine fetva ve ruhsat vermiştir.

Onların din hizmetleriyle zengin olmaları caiz midir? Hayır, bu hususta ne eskilerin, ne yenilerin ruhsatı ve fetvası vardır.

Günümüzde İslam’ın ve Ümmet-i Muhammed’in önündeki en büyük engel ve bela nedir?... Din sömürücüleridir... Cahillerdir... İlimsiz irfansız hikmetsiz bedevî zihniyetlilerdir... Yarı mühtedi münafıklardır... Müslüman postuna bürünmüş insî şeytanlardır.

Şarlatan soytarı mukaddesatı mıncıklayan din sömürücülerini, ikbalperestleri kimler destekliyor?..Cahil ve akılsız Müslümanlar.

Din hizmeti yaparken lüks, şatafatlı, israflı, tantanalı, ihtişamlı, âlâyişli bir hayat sürülebilir mi?.. Sürülemez. Böyle bir şey Seyyid-i Beni Âdem Efendimizin Sünnetine ve metoduna aykırıdır.

İslam’a gerçekten hizmet eden has samimî muhlis hizmetkarlar, Allah’tan dünyada ücret vermesini isterler mi?.. İstemezler. Onlar âhiret ücreti isterler.

Saf ve gafil Müslümanların paralarını, mallarını ganimet bilenler kimlerdir?.. Onlar alçak ve beyinsiz din sömürücüleridir.

Harbî kafir mi daha çok zarar verir, din sömürüsü yapan münafık mı?.. İkincisinin zarar ve tahribatı daha fazladır.

Bu konuda ne yapmalıyız?.. Peygamberin, Ashabın, Tâbiînin, Tebe-i Tâbiînin, Selef-i Salihinin, Ehl-i Beytin, râsih ulemanın, mürşitlerin; Abdülkadirlerin, İmam Gazalî’lerin, İmam Rabbanî’lerin, Halid-i Bağdadî’lerin, İmam Şâmil’lerin ve benzerlerinin yolundan gitmeliyiz.

Din sömürüsü yapan alçakları destekleyenler, onlara para verenler, onları yükseltenler, onların peşinden gidenler kendi dinlerini kendi elleriyle yıkmış olur.

Allah bize basiret versin...

***

İslam’ın hak ve doğru din olduğunu, yüceliğini anlamak için amil, vasıflı, salih, iyi bir Müslüman’a bakmak yeterlidir. Onun konuşması gerekmez, hali İslam’a şahitlik eder. O, ahlak fazilet mürüvvet kibarlık nezaket sahibidir. O kerimdir. O, âdil ve insaflıdır. O, eliyle ve diliyle zarar vermez. O, yardımseverdir... İyi Müslümanlarda her gözün göremeyeceği ama bazı gözlerin sezdiği bir nuraniyet vardır. O, görünmez bir nur halesi ile çevrilidir. O, kal insanı değil, hâl insanıdır. Onun cazibesi vardır. Onu gören ya Müslüman olur, yahut kalbinde İslam’a muhabbet hâsıl olur.

***

Müslümanların bu hallere düşeceğini de mi görecektim?

***

Rahmetli üstad Necip Fazıl sağ olsaydı olup biten bazı hadiselere çok üzülür, kahr olurdu.

***

Müslüman gençliğin bir kısmının nasıl harcandığını hüzün ve kederle görüyorum ama elde yapacak bir şey yok.

***

Muhterem müezzin efendi: Sabah ezanında hoparlörü ne olur 100 desibel şiddetinde açma. Müslümanların camiye gelmemeleri, namaz kılmamaları ezanı duymazlıktan değildir. Gönül kulakları tıkalı olduğu için gelmiyorlar.

 26.05.2019

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmed Şevket Eygi



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?