Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
Önceki gece çok az uyuyabilip çok fazla düşündüm ve gece önceki yazıyı yazdım…
Bugün de öylesine olumlu düşünüp olumlu şeyler yazmak için çabaladım ki…
Ama maalesef olmuyor; Gazze’deki soykırım bitmedikçe de olmayacak…
Her dakika Gazze’de bebek ve çocuklar bile öldürüldükçe olmuyor…
Halbuki önceki yazımın en sonunda ne demiştim, tekrar hatırlayalım: “Anayasayı değiştirecek imkâna sahip olduğumuzda bütün yurttaşlarımıza ve ülkemize huzur, hürriyet, adalet, refah ve itibar getirme gayesini güden “Adil Düzen’e uygun Anayasa” hazırlamak ve vatandaşlarımızın tasvibi ile yürürlüğe koymak görevimizdir” Bir de “(Devamı var)” dedim. Yani bu konuda yazmaya devam edeceğim sözünü de verdim. Ama Gazze’deki soykırım sürdükçe, her gün yüzlerce ve/ya binlerce insan ‘bebek-çocuk-anne-kadın-yaşlı’ demeksizin insanlık tarihinin en vahşi soykırımlarından biri seviyesinde katledilirken bu nasıl olacak…
ÖNCE HABER
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında sebep olduğu katliam ve yıkımın özeti şöyle.
Siyonist İsrail bugün itibariyle Gazze'de en az 8 bini çocuk, 6 bin 200'ü kadın olmak üzere 18 bin 412 kişiyi öldürmüş, 50 bin 100 kişiyi yaralamış. Gazze Şeridi'nde 254 bin konuta zarar verilmiş, 52 bin 500'ü tamamen yıkılmış. İsrail' Gazze Şeridi'nde 22 hastane ile 110 sağlık merkezini yıkmış, 102 ambulansı tahrip etmiş. Gazze'de 7 bin 700 kişi kayıp!
İsrail'in saldırılarında 300 sağlık çalışanı, 32 sivil savunma görevlisi ve 86 gazeteci ölmüş. Gazze'de 277 okul zarar görmüş, 75'i hizmet dışı kalmış, 126 kamu tesisi yıkılmış. İsrail'in Gazze'de ibadethaneleri bile hedefe almış, 110 cami tamamen yıkılmış, 196'sı zarar görmüş, 3 kilise de yıkmış. Kanaatimce bu rakamlar bu yazılanlardan katbekat daha fazladır ama biz özetle böyle yani bu kadar olduğunu kabul edelim ve tarihe not düşmüş olalım.
SONRA YORUM
Evet, Gazze'de her gün, her dakika, her saniye bebekler, çocuklar, anneler, kadınlar, yaşlılar bile katlediliyorlar. Beyaz kefenlerde küçücük bedenleriyle bebekler ve çocuklar henüz yaşamaya fırsat verilmeden dünyaya veda ediyorlar. Hastane küvözlerinde bile bebek halleriyle insafsız Siyonist İsrailliler tarafından nefessiz bırakılıyorlar ve son nefeslerini veriyorlar...
-Siyonizm bebek, çocuk, kadın, yaşlı bile demeden insanları katlediyor...
-Siyonist İsrail yöneticileri bunu yaparken aslında insanlığı katlediyorlar…
-Siyonist İsrail yöneticileri bunu yaparken kendi sonlarını da hazırlıyorlar…
-Siyonist İsrail yöneticileri bunu yaparken İsrail’in sonunu da hazırlıyorlar…
“Siyonist İsrail yöneticileri bunları yaparken ülkelerini insanlığın nazarında bebek-çocuk-anne-kadın-yaşlı katili bir sözde devlete döndürüyorlar” diyeceğim ama onlar bu topraklara geldiklerinden beri zaten böyleydiler; aynen Nemrut ve Firavunlar gibi... İnsanlık tarihine bakalım; bebekleri ve çocukları kim katletti? Nemrut oğlan çocukları katletti; Hz. İbrahim'in doğum haberini kâhinler verdiği zaman bütün çocukları katletmek için seferber oldu. Firavun da Hz. Musa’nın gelişini önlemek için bütün erkek çocukları katletti...
Zalim faizci sömürü sistemleriyle birlikte çağdaş Nemrut ve Firavunlara dönüşen Siyonist İsrail yöneticileri de, çağımızın Hz. İbrahim ve Hz. Musa gibi hem medeniyet kurucusu hem insanlığın kurtarıcıları olanlar gelmesin diye bebeklerle çocukları anneleri ve bütün aileleri ile birlikte katlediyorlar ama nafile; Kur’an ayetinde (Saff Sûresi ayet 8) apaçık ifade edildiği üzere, kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır…
Peygamberler ve insanlık tarihinden ibret almayan Siyonist İsrail yöneticilerinin bütün bu yaptıklarına rağmen tarih yine tekerrür edecek, Hz. İbrahim ve Hz. Musa nasıl yaşayıp görevlerini yaptıysa yine öyle olacak, Allah yine nurunu tamamlayacak ama hem Nemrut hem de Firavunlar zulümleriyle beraber nasıl yıkılıp yok oldularsa Siyonist İsrail de yok olacaktır...
(Gazze’de soykırım sona erinceye kadar olanları ve olması gerekenleri yazmaya devam...)