Reklamı Kapat

Dinleri birleştirme teşebbüsü ve takipçileri

Basra’da miladi 10’uncu asırda “İhvân-ı Safâ” adında Zeyd b. Rufaa liderliğinde teşekkül eden felsefi cemiyet “mezhep taassubundan uzak durulmasını öğütlemiş, inancın bir seçim işi olduğunu, kişinin dine inanmaya mecbur tutulamayacağını” iddia etmiş ve “dinlerin birliği” fikrini savunmuştur. Eski Yunan, İran ve Hint düşünürlerinden beslenerek risâleler yazan, Hermetizm ve Sabiîlerin öğretilerinden etkilenen “İhvân-ı Safâ Teşkilatı”, bu yolla yayılmayı denemiştir. Abbasi devlet yönetimince takibata uğrayan bu gizli ve sinsi hareket, önce Mısır’a, sonra Fas ve Endülüs’e kadar yayılmıştır.

Ali Nar Hoca, “Diyalog Fitnesi Kahire’de Düğümlendi” makalesinde İhvân-ı Safâ’nın gayesini şöyle açıklar: “Hedefleri üç dini birleştirmektir. Tabii bu da ikinci bir paravan! Asıl gaye, İslâm’ı tökezletmek. En azından, öbür din mensuplarını saldırtmak, bir yandan da ‘dinlerin özde birliği’ vakıasını basamak yaparak Müslümanların gönlünü bulandırmak, cihat fikrini yıkmak.”

Dinleri birleştirme teşebbüsü, Hindistan’ta Babür İmparatorluğu’nun kralı Ekber (Ekfer) Şah’ın 1582’de bütün eyalet valilerinin önünde “Dîn-i İlâhî”yi resmen ilan etmesi ve İslâmiyet, Hıristiyanlık, Zerdüştîlik, Hinduizm, Sihlik, Caynizm ve Budizm’i kendi kurduğu “Dîn-i İlâhî” çatısı altında birleştirmesiyle devam etti. Bu fitne İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin gayretleriyle önlendi. Bu fikir, daha sonra 19’uncu yüzyılda İran’da Bahaullah tarafından tekrar gündeme getirildi. Bahailik üç ana temel üzerine bina edilmişti: “Tanrı’nın birliği, dinin birliği ve insanlığın birliği”. Ahmet Hamdi Akseki, Bahailik meselesini “İslâm Dini” adlı kitabında şöyle özetler: “Çeşitli inanç sistemlerini uzlaştırma girişimi olarak değerlendirilen Bahailik, İslâm’a karşı çevrilen tarihi entrikaların birini ve son merhalesini teşkil ettiği yıkıcı Batinilik ile başlayıp Siyonist ve Haçlı dünyasının/emperyalistlerin aleti olarak vazife görmüştür.” Mirza Ali Muhammed Seyyid (1819-1850) tarafından İran’da ortaya atılan ve Mirza Hüseyin Ali Nuri (1817-1892) tarafından yeni bir din olarak yayılmaya başlayan Bahailik, günümüzde İsrail’in Hayfa kentini kendine merkez edinmiş, İslâm’dan tamamen farklı bir din haline gelmiştir. Mirza Hüseyin Ali, Osmanlı Devleti tarafından Bağdat’tan İstanbul’a, sonra da Edirne’ye götürülerek zorunlu ikamete tutulmuştur. Osmanlı’da yenilikçilik fikirleriyle temayüz eden Abdullah Cevdet, yayınladığı “İctihad” dergisinde, “Bahailik bir din-i merhamet ve muhabbettir” demiştir.

Dinleri Birleştirme teşebbüsü daha sonra CemaleddinAfganî’nin talebesi Muhammed Abduh’la devam etmiş ve “dinlerin birliği” görüşü “DinlerarasıDiyalog”aevrilmiştir. Muhammed Abduh, İngiliz LordCromer ve Mr. Bulunt ile çok sıkı ilişki içinde olduğu LordCromer’in yıllık raporlarında kayıtlıdır. Hatta Cromer, Abduh’un Mısır’daki rölünü Kur’an İslâm’ı ekolünü kuran SeyyidAhmed Han’ın Hindistan’daki rolüne benzettir. Cromer’e göre dostu Abduh “agnostic”tir. Cromer: “Ben dostum Muhammed Abduh’un her ne kadar böyle bir tanımlamadan hoşlanmayacağını bilsem de O’nun La-edriyye-agnostic, yani bilinemezcilik felsefi ekolüne mensup olabileceğininden kuşkuluyum… Dostları kendisini takdir ettikleri için O’na filazof gözüyle bakarlar” demektedir. Yine Abduh’un sadık talebesi Reşid Rıza, CemaleddinAfganî ve Muhammed Abduh’un masonluğa girişiyle ilgili soruya, “Evet, onlar masonluğa girdiler, ama ben girmedim” demektedir.

Günümüzde, CemaleddinAfganî’yi Türkiye’deki “Siyasal İslâm”ın fikir babası ve büyük âlim gösterme gayretlerine şahit olmaktayız. Afganî, Siyasal İslâm’ın fikir babası olmadığı gibi dinde reformisttir. Sultan Abdülhamid-i Sâni, bu adamı göz hapsinde tutmuş ve bu şekilde ölmüştür. Sultan Abdulhamid-i Sâni’ye karşı İngiliz güdümünde hareket eden mason CemaleddinAfganî ile tilmizleri Muhammed Abduh ve Reşid Rıza’nın fikirlerini savunan kişiler, günümüzde dinde reform fitnesini körüklemeye devam etmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?