Ben yıllarını eğitime adamış birisi olarak sistemin ağır müfredatı altında ezilen çocukları gördükçe içim cız eder. O kadar ağır konular verilerek kendi yavrularımızı aptal yerine koyuyoruz. Tamamen ezberci bir gençlik istiyoruz. (Bazıları son yapılan müfredat değişikliğinde bunun ortadan kalktığını söyleyebilirler. Bu müfredatı iyi biliyorum. Müfredatının en büyük eksikliği, Türkiye şartlarına uymamasıdır. 40-50 kişilik sınıflara göre değil 20-25 kişilik sınıflara göre yapılmıştır. Ayrıca müfredat, veliye büyük bir yük yüklemektedir ki her veli bu konuda donanımlı olmadığından çocuğunu yeterince bilgilendirememektedir. Bu da Etüt Merkezlerine yönelmeye yol açmaktadır. Konu çok derin... Bu değişiklik ilköğretim alanında yapıldı. Liselerde değil.) Eğitim sistemini halledememiş bir ulus büyüyemez. Eğer üç kuruş paranız varsa onu bir fabrikaya yatırırsanız bir kaç aileyi ama eğitime yatırırsanız belki de bir ulusu kurtarırsınız.

Gençlerin zamanlarını çaldığımızı, o güzel yıllarını heba ettiğimizi ve hayata geç attığımızı görmüyoruz. Bu işin temel mantığında gençlere güvensizlik gelmektedir. Yani 18-20 yaşlarında doktor olur mu Öğretmen olur mu Mantığı. Halbuki yeri geldiğinde 19 yaşında İstanbul’u fethettiğimizi övünerek anlatırız. Neden 19’unda başarılı insanlar yetiştirmiyoruz... Liseyi bitirip üniversiteyi kazanan bir gencin yaşı 20’ye dayanır. 5-6 yıl üniversite yaş olur 25-26, Askerlik yaş olur 28, iş arama, evlilik yaş olur 30. Otuzundan sonra eli para gören ve hemen ardından çoluk çocuk telaşı ile koşuşturan bir hayat...

İnsan ömrü kısadır. Neden bu ömrün en üretken çağı tamamen boş şeylerle geçiştirilmektedir. Neden hayata daha erken bir çağda atılması sağlanarak topluma gençlik aşısı aşılanmamaktadır.

Bence artık nasıl ki kapitalist sistemin sonu geldiğini görüyorsak, bu mantaliteyle verilen eğitimin de sonu gelmiştir. Bu ilköğretim, lise ve üniversite aşaması Allah’ın emri değil… Kul yapımı ve çağ dışı bir uygulama...

Liseler Aptallaştırma ve Zekayı Köreltme Yeridir

Pırıl pırıl zekalı bir gençlik geliyor. Ama biz bu zekayı nasıl kullanacağımızı değil, nasıl aptallaştırır diye düşünüyoruz. Halbuki günümüzde çok yoğun uyarıcılar olduğundan insan zekasının 10-15 yaşlarında kavrayacağı bilgiler 7-8 yaşlarında kavranılmaktadır. Hatta yoğun uyarıcılar nedeniyle insanlar daha erken ergen bile olmaktadır.

Liseler birer hapishane, öğretmenler ise birer gardiyana dönüştürülmesin…

Lise Yerine Üniversiteyi Okumak

Halbuki bu liseler kaldırılsa gençler bu işkencelerden kurtulacaklardır. Lisede harcadıkları dönemi üniversitede harcayacaklar, daha akademik ve ihtisasa yönelik bilgi edineceklerdir. Üniversite, gençlere bir hedef vereceğinden gençlerin gelecek kaygıları daha aza inecek, hedefe yoğunlaşacaklar, derslere daha iyi konsantre olabilecekleri gibi okullardaki şiddet olgusu da kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

Düşünebiliyor musunuz 18- 20 yaşlarında doktorlarımız, mühendislerimiz ve yetişmiş elemanlarımız ortaya çıkmış olacak, toplum daha dinamik olacaktır. Halbuki lisenin olduğu sistemde gençlerin hayata atılmaları 30’lu yaşlara ulaşıyor. Bu dönemlerde dinamizm ölmüş, gelecek kaygısı ağır basmış, hayatın ellerinden kaymaması için mücadele etmektedirler.

Liselerin Kalkmasının Faydaları

Liselerin ortadan kalkması ile devletin ve ailelerin üzerindeki büyük bir maliyet de ortadan kalkacak. Devlet liselere harcadığı masrafı üniversitelere harcayarak daha kaliteli eğitim verecektir. Mevcut liseler de üniversitelere veya ilköğretimlere devredilerek kalabalık sınıflar ortadan kalkacak, çocukları lisede okutmak için köyden kente gönderen ailelerde bu külfetten kurtulacaklardır.

Liseler sadece devlete değil, ailelere de büyük bir yüktür. Her aile birkaç çocuğunu lisede okutmakta, dünyanın masrafını yapmaktadır. Ardından üniversiteye hazırlık kursları… Bu masraf artmaktadır. Halbuki liseler kalktığında aile üzerindeki bu külfet de kalkacaktır. Belki de aile bu kadar masraf yapmasına karşın, çocuk üniversiteyi kazanmayarak bütün bu masrafların heba olmasına yol açacaktır. Kullanmadığı bu bilgileri de zamanla unutacaktır…

Liselerin kalkmasını faydaları saymakla bitmez. Liseler, sadece gençlerin zamanını çalmakta, onları köreltmekte ve oyalamaktadır. Devlet, lise ve askerlik ile gençlerin neredeyse 6 yılın gasp etmektedir. Halbuki hayatımız o kadar da uzun değil.. Her şeyi bilmek zorunda değiliz. Bilgileri uzmanları bilsin. Biz hangi alana yoğunlaştıysak o alanda en iyisi olalım diyorum.

Her şeyi bilen değil, bir şeyi çok iyi bilen insanlara ihtiyacımız vardır. Çağımız eskisi gibi her şeyi bilen insanlara değil, uzmanlara ihtiyaç duymaktadır.

Lise Eğitimi Ölmüş Durumda

Biz öğretmenler, artık bilgi öğretmek bir yana çocukları 40 dakika sınıfta tutabiliyorsak kendimizi başarılı görüyoruz. Zaten nottan başka da hiçbir yaptırım gücümüz yok. Birbirimizi aldatmanın anlamı yok... Türkiye’de Lise eğitimi ölmüş durumda... Batıda alternatif eğitim modelleri tartışılıyor. Hatta bazı ülkede uygulamaya geçilmiş bile. Almanya’da çocuklar, ortaöğretimden itibaren ilgi ve yeteneklerine göre bir alana yönlendiriliyor. Üniversiteye gidecek olanlar daha ilköğretimde seçiliyor. Bizde ise tamamen sömürgeci bir eğitim. Gençlerin zamanını ve hayatını çalan bir eğitim.

Lise çağı, gençlerin cinselliği keşfettikleri çağ olduğu içinde korkunç. Özellikle karma eğitimde iş daha da feci... Ayrıca, hayatta hiç bir zaman kullanmayacağımız bir bilgiyi öğrenmenin ne anlamı var O kadar ömrümüz uzun mu Bırakalım insanlar ihtisaslaşsınlar. Zaten ihtiyacımız olan bilgileri bir şekilde öğrenmiyor muyuz

Meslek Liseleri Yerine Meslek Yüksek Okulları

Günümüz Türkiye’sinde YÖK ile sistem (Danıştay) arasında meslek liseleri sorunu girmiş durumda. Ne yapılırsa yapılsın sistem imam hatiplerin önünü kapatmak için katsayıyı dayatmaya çalışacak.

Benim tezim şu… Liseler kaldırılırken meslek liseleri de tamamen kaldırılsın. Bunun yerine meslek yüksek okulları veya meslek fakülteleri açılsın. Her iş kolunun bir fakültesi olsun. İnsanlar, meslek lisesi mezunu değil üniversite mezunu olsunlar. Üniversite mezunu tornacımız, esnafımız olsun. Burada mesleki eğitim yanında kişinin genel görgü ve bilgisini artırıcı bir eğitim vererek insan kalitemizi artırabilir, meslek lisesi sorunu ve katsayı ile uğraşmamış oluruz.