Amerika daki 200 kadar Yahudi sermayedarın oluşturduğu Sömürü Sermayesi dünyayı tek sermaye devleti hâline getirmek istemektedir. Bunun için "ekseriyet demokrasisi" diye bir mekanizma icat etmiştir. Bu sömürüyü gerçekleştirmek için iki partiyi kurmakta ve ikisini de kendisi finanse etmekte, her ikisinin başına kendisine tâbi yöneticiler getirmekte, ondan sonra halka; hangisini isterseniz siz seçin, bunlar benim adamlarımdır demeye getirmektedir.

Sömürü sermayesi iki partili sistemle dünyayı yönetiyor. 

Ülkemizdeki Taha Akyol gibi kimi liberaller diyor ki: İktidar olmak için halktan "oy almak" gerekir ama sadece oyunu almak yetmez; halktan alınan oyun yanında kendisinin "liberaller" dediği "sömürü sermayesi"nin de onayını almak gerekir!

Ne zaman ki sermaye ile arası açılır, o iktidar gider.

Nitekim Adnan Menderes in durumu böyledir; gitmiştir. Çünkü onlara "cübbeliler" demiş ve liberallerle arası açılmıştır. Taha Akyol sermayenin gücünü ortaya koyuyor, AKP ye tavsiyelerde bulunuyor ve şöyle demeye getiriyor:

Oyunu halktan alacaksın ama halkın dediğini değil, halkın çıkarlarını değil, sermayenin dediğini yapacaksın, sermayenin çıkarlarını gözeteceksin; yoksa orada kalamazsın! Kimi partiler gibi yaparsanız, yani ülke birikimlerini sömürü sermayesine peşkeş çekerseniz orada kalırsınız. Aksini yaparsanız iktidardan inersiniz, yerinize Ecevit ve Kemal Derviş gibileri gelir; bugün AKP nin yaptığını o yapar, hem daha kötü bir şekilde yapar.

Teşbihte hata olmaz diyerek bir örnek verelim: İşkence ede ede öldürme var, bayıltıp acı çektirmeden öldürme var. Kimi iktidarlar kesilecek uzvu uyuşturuyor ve öyle kesiyor. 28 Şubatçılar ise hiç uyuşturmadan bağırta bağırta kestiler. İşte Taha Akyol buna işaret ediyor.

Halkın oyunu halkı kazıklatarak alacaksınız, yoksa orada kalamazsınız.

Şimdi, bu genel durum tesbitinden sonra, Taha Akyol gibi sermayenin sözde sağcı temsilcilerine şu soruları tevcih edebiliriz:

Başbakan Menderes ve arkadaşları neden asıldı

Başbakan Adnan Menderes gelmiş geçmiş başbakanlar içinde ABD nin en çok emrinde olan bir başbakandı. İktidarı zamanında mevcut tüm fabrikaları durdurdu. ABD nin altyapı taşeronluğunu yaptı. Türkiye nin günümüzdeki dört temel probleminden biri olan bugünkü dış borçlanma batağı ilk defa onun zamanında başladı. Kore ye askeri o gönderdi. İranlı Musaddık aleyhinde oy veren o idi. "Cezayir Fransa nın iç işidir!" diyen o idi. Namaz kılmadı. İçki içerdi. Mazbut aile hayatı yoktu. Batı için ondan daha sadık biri bulunamazdı.

Bütün bunlara rağmen Menderes i neden astılar

Taha Akyol gibi liberaller acaba bunu hiç düşündüler mi

Başbakan Adnan Menderes "cübbeliler" dediği için sermaye ile arasını açmadı, arası durup dururken Amerika dan gelen talimatla açıldığı için o öyle dedi. Onun söyledikleri darbe yiyen yaralının inlemesinden başka bir şey değildir. İnlediği için darbe yemedi, darbe yediği için inledi.

Halkımızın bilmesi için tekrar hatırlatıyor ve buraya bir kere daha yazıyorum. 1897 de alınan karar gereği Türkiye için 1997 veya en geç 2000 yılına kadar ömür biçilmişti. Menderes e verilen görev, Türkiye nin altyapısını hazırlayıp yarın müstevliler Türkiye yi istila ettiklerinde yolu, suyu, elektriği, telefonu ve benzeri şeyler hazır olmalıydı. Sömürmek üzere yarın Afganistan ve Irak ta olduğu gibi ülkeye yerleşmek için gelindiğinde ayrıca herhangi bir zaman kaybedilmesin diye o krediler verildi. İşte o malum ve meşhur 1 Mart Tezkeresi sonrasında ülkemiz işgal edilecekti, ama olmadı

Görüyorsunuz işte, mesele önemli ve derin boyutlara haiz.

Devam edeceğiz