Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…

Dünya hayatının zahiri nedir, batını nedir?

Zahir hayatın görünen tarafıdır.

Batın da hayatın görünmeyen tarafıdır.

İnsanların çoğunluğu ancak zahir tarafı bilirler, batın tarafı bilmezler.

Kolunuzu havaya kaldırdığınızda bu zahirdir. Beyinde nöronlardan sinyaller çıkması ve sinirler vasıtasıyla kol kaslarına iletilmesi ve kaslarda çok sayıda biyokimyasal olayların gerçekleşerek aktin ve miyosin adı verilen proteinlerin dişli çark gibi hareket etmesi ile kolun hareket etmesi ise batındır.

İnsanların çoğu bunun zahirini bilirler;

Fizyologlar, biyologlar, doktorlar ise bunun batınını bilirler.

Kana baktığınızda kırmızı renkli bir sıvı olarak zahirdir.

Ama içinde eritrosit, lökosit, trombosit olması, plazma olması, bunların her birinin ayrı ayrı kompleks fonksiyonlara sahip olması ise batındır.

İnsanların çoğu bunun zahirini bilirler;

Fizyologlar, biyologlar, doktorlar ise bunun batınını bilirler.

Bir telefonda hesap makinesi yazılımında iki sayıyı toplamak için tuşlara bastığınızda sonucu ekranda göstermesi zahirdir. Bir telefon içindeki mikroişlemcideki devrelerde elektrik sinyallerinin iletilmesi ile sonucun elektrik sinyaller halinde elde edilip bunun ekranda pikseller içinde gösterilmesi mekanizmaları ise batındır.

İnsanların çoğu bunun zahirini bilirler;

Bilgisayar mühendisleri ise batınını bilirler.

Görünürde iyi olan pek çok şey gerçekte kötüdür.

Zahiren iyi, batın olarak kötüdür.

Görünürde kötü olan pek çok şey gerçekte iyidir.

Zahiren kötü, batın olarak iyidir.

Kovid salgınında aşılar çok çok iyi ve gerekli dendi.

İnsanların çoğunluğu bunun sadece zahirini gördü. Oysa aşıların hastalıktan korumayacağını, yan etkilerinin olacağını söyleyen az sayıda doktor bunun batınını biliyordu. Doktorların bile çoğunluğu zahire göre hareket etti ve halkı yönlendirdi. Batınını bilen doktorları bilim dışı olmakla suçladılar, hakir gördüler.

Katile kısas uygulanması zahiren kötü olarak görünür. İnsanların çoğunluğunun bu cezayı çağdışı olarak gördüklerinden dolayı kısas uygulanmamakta ama cinayetler önlenememektedir. Batını bilenler ise kısası savunmakta ama onlar da “ilkel varlıklar” olarak değerlendirilmektedir.

Asgari ücreti artırmak zahiren iyi görünür. İhtiyacı olan insanların eline daha fazla para geçecek sonuçta(!) Oysa batın olarak yapılan çok kötüdür. Tam tersine asgari ücretin kaldırılması gerekir. Ancak insanların çoğunluğu asgari ücretin yüksek olmasını iyi bir şey olarak görür. Tüm basın-yayın yana yana yüksek olması gerektiğini söyler. Birileri çok yüksek asgari ücretler vaat eder, diğerleri de onlara uyar. Asgari ücret artınca işletmeler fiyatlara zam yapar. Zamlar enflasyon yapar. Sonuçta birkaç ay sonra artan asgari ücretle daha önce aldığını da alamaz hale gelir. İnsanların çoğunluğu zahiri bilir, onların oyuna muhtaç siyasiler de yanlış olduğunu bile bile onların istediğini yaparlar.

Birkaç aile dünyayı karşılıksız bastıkları para ile sömürmektedirler. İnsanların çoğunluğu ise bu ailelerin kontrolündeki paraların peşinde ömürlerini geçirmektedirler.

Batını bilenler ise bu sistemin yerine gerçek para sisteminin gelmesi gerektiğini bilmekte ancak hayalcilikle suçlanmakta ve bu görüşleri nedeniyle alay edilmektedirler.

(‘Devamı var’ diyelim ve ilave edelim: Keşke Kur’an okusalar -ya da anlayarak okusalar- da o şekilde olmayacağını görseler ve “Kur’an Nizamı” kurarak yaşasalar…)