Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…

Başkanların affetmediği kimselerin durumları ne olacaktır?

Savaşta başkan re’sen ceza verecektir.

Ama düzen değişikliklerinde başkan re’sen ceza veremez.

Yeniden muhakeme edilirler ve adil mahkeme tarafından ceza verilir.

Demek ki Ergenekoncular askerler tarafından affedilebilir.

Ama Genelkurmay affetmemişse, o zaman muhakeme edilir ve mahkûm edilebilirler.

Nitekim bugün de buna benzer uygulama söz konusudur, Genelkurmay’ın izniyle askerler muhakeme edilmektedir.

***

“Fa’fuanhüm / Onlardan affet.” (Maide 13)

Buradaki “Fa”yı “illâ kalilen”e değil de “lâ tezalühaineten”e atfedebiliriz. O zaman onların hepsini affet demektir; genel kanun çıkar, suçlarını sil demektir. Düzen değişince her şey sıfırdan başlar. Ondan sonra işlenmiş suçlar cezalandırılır. Daha önceki suçlar affedilir.

“Adil Düzen” geldiğinde ne olacaktır?

İsrail oğulları var olacak. Onların dış güvenliğini biz sağlayacağız. İç yönetimlerinde serbest olacaklar, birkaç vilayete ayrılacak ve kendi aralarında 12 sıbt olacaklardır.

-Dünyada gümrükler ve vizeler kalkacak.

-Burası onlara merkez olmak üzere dünyada ticarete devam edeceklerdir.

-Faizlerine ve faizciliklerine müsaade etmeyeceğiz.

-Tekel oluşturmalarını önleyeceğiz.

Ama onun dışında diğer insanların sahip oldukları hukuka sahip olacaklar, sermayeleri ve bilgileri olduğu için de yine dünya ekonomisine sömürü olmaksızın hizmet edeceklerdir.

İlmî çalışmalar yapmayı sürdüreceklerdir.

Arapça olarak eserler vereceklerdir.

***

“Vasfah / Vesafh et.” (Maide 13)

Safha” kelimesi Kur’an’da 8 defa geçmektedir.

Dördünde affet ve safh et denmektedir.

“Safha safha” adım adım demektir.

“Musafaha etmek” kucaklaşmak veya tokalaşmak demektir.

Burada anlam ve sonuç olarak onları affet, onlardan uzak dur demektir.

Bu kelimede denge kanunu vardır.

Yer/Dünya Güneş’e yaklaştığı zaman sıcaktan yeryüzü kavrulur ve hayat olmaz. Yer Güneş’ten uzaklaştığı zaman da yeryüzü donar yine hayat kalmaz. Bu sebepledir ki on gezegenin içinde yalnız Yer’de yani Dünya’da hayat vardır. Diğer gezegenler ya daha sıcaktırlar hayat yoktur ya da daha soğukturlar yine hayat yoktur.

Her şey böyledir.

Dünya düzeninde denge olmalıdır.

Evler çok uzak olsa hayat zorlaşır, evler bir olsa yine hayat olmaz.

O halde bizim İsrail oğulları ile ilişkilerimiz dengede olmalıdır. Onlarla kopmamalıyız ve onları dışlamamalıyız ama onlarla tamamen iç içe de olmamalıyız.

Yalnız İsrail oğulları değil, tüm insanlar birbirleri ile safha safha durumunda olmalıdır.

Ocak/aşiret, bucak/kabile, il/vilayet/şa’b ve ülke/kavim olarak gruplanmamız ve merkez bucakların oluşması buna dayanır.

“Adil Düzen” yapılanmasında yani yerinden yönetim sisteminde taşralar dışarıda olmayı, merkezler ise uzaklaşmamayı sağlar.

Uzlaşma ve barış içinde insanlar safha safha ayrı olmalıdırlar.

(Devamı var.)