Bismillâhirrahmânirrahîm;
HAÇLI zihniyetinin Müslümanlara karşı kini bitmek bilmiyor. Müslümanları savaş alanlarında yenemeyenler farklı entrikalara giriştiler. Siyonistlerin 1897’de Basel’de yaptıkları kongre sonrası; Haçlı zihniyetinin Filistin’de bir Siyonist güç oluşturma girişimi 1916’da Sykes-Pikot Anlaşması’yla başladı. Onu 1917’de İngiltere’nin Balfour Deklarasyonu izledi.
Batılılar Siyonistleri Filistin bölgesine yerleştirmekte yarışıyorlardı. İngiltere işin takibini yaptı. Fransa, ABD, İtalya, Rusya onu destekledi. 1947’de BM’den 2 ayrı toplum oluşturma kararı çıkardılar. İsrail 1948’de Filistin bölgesine yerleşti.
İsrail’in Filistin’i işgalinden sonra bölgede huzur ve barıştan eser kalmadı. Savaşlar, çatışmalar, saldırılar birbirini izledi. Trump, bir Siyonist gibi davrandı. Daha seçim çalışmalarında Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapacağını vaat etti. Başkan seçildikten sonra da bunu dünyaya duyurdu. Şimdi de sözde Yüzyılın Anlaşması diyerek Filistin davasını bitirmek, bölgede Müslüman varlığını silmek istiyor.
Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşen Büyük Kudüs Mitingi dünyada benzeri görülmeyen bu zulme tepkiydi. Kudüs sevdalıları birleşti. Tek taraflı sözde anlaşmanın kabul edilemezliğini, Kudüs mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini seslendirdiler. Tarihin yüz karası olan işgali tanımadıklarını gösterdiler.
Kudüs’e sahip çıkmak bir insanlık görevi haline gelmişti. Yapılan haksızlık insanlığın vicdanını kanatıyordu. Hele okyanus ötesindeki Trump’ın eşi görülmemiş bir despotlukla Müslümanların topraklarını İsrail’e verme gayretkeşliğinin kabul edilebilir tarafı yoktu. Bunu hangi hakla yapıyordu? Yenikapı mitingi ABD ve İsrail’e vurulan bir şamardı.
ÖZLENEN TABLO
YENİKAPI’DAKİ Büyük Kudüs Mitingi Türkiye, İslâm dünyası ve insanlık için ümit ışığı oldu. İslâm dünyasının temsilcileri ve büyükelçileri, 60 kadar sivil toplum kuruluşu, 6 siyasi partinin genel başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve yüz binlerce Kudüs gönüllüsü mitinge destek verdi. Özlenen bir tablo oluştu. Anlamlı buluşmada, “Keşke bütün siyasi partiler burada olsaydı!” dilekleri seslendirildi.
Filistinli temsilcilerin ve siyasi parti genel başkanlarının konuşmaları mitinge “bütünlük” kazandırdı. Hepsi bazı yönleriyle Kudüs ve Filistin konusuna yaklaşmaya çalıştı. Türkiye’deki siyasi partilerin ortak buluşma noktaları oluşturabilecekleri görüldü. Yalnız bu bile mitingin amacına ulaştığını gösteriyordu. Filistin ve Kudüs gibi ortak konularda birlikte müzakerelerle çözüme gidilebileceği ümidi doğdu.
Mitingi organize eden Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim, “El ele verirsek, bir olursak her güçlüğü yeneriz” dedi: “Yeter ki isteyelim. Bunu yüzyıllarca başardık.”
HAMAS’ın Kudüs Sorumlusu Musa Akkari, “Ben bu yüzlerde zafer coşkusu görüyorum” diyerek Netanyahu’ya seslendi: “Bekleyin, bu topraklar geçmişte Filistin’di; yarın da Filistin kalacak. Siz yok olacaksınız.”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saadet Partisi’nin düzenlediği çok özel buluşmada bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti: “Barış planı denilen sözde Yüzyılın Anlaşması’nda bu işin muhatabı Filistin yoktu. Kendileri yazdılar; kendileri okudular. Adaletin olmadığı hiçbir plan başarılı olamaz.”
PLAN HAÇLI İŞGALİDİR
SAADET Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Milletimiz Filistin kararlılığını ortaya koymuştur. Süslü sözlere değil; güçlü icraatlara ihtiyaç var” diyerek çözüm sundu: “Ulusal ve bölgesel kuruluşları harekete geçirmeliyiz. Entrikalara karşı ortak tedbirler üretmeliyiz. Buradaki asil duruşunuz, şafağın yakın olduğunun habercisidir.”
Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davudoğlu, “Filistin’in açık hava hapishanesine dönüştürülmek istendiğini” açıkladı: “Ortak noktalarda bir araya gelmeliyiz. Kudüs söz konusu ise gerisi teferruattır. Gün kaş çatma günü değil; kucaklaşma günüdür.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kudüs ve Filistin konusunda özet bilgi sundu. Trump’ın planının çağdaş Haçlı işgali olduğunu anlattı: “Bu topraklar Haçlıları yenmeyi başardı.”
Mitingde konuşan DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, “İşgalin adını ‘barış’ koymakla barış olmaz” derken; HÜDA-PAR Genel Başkanı İshak Sağlam da, “Filistin insanlığın ortak vicdanıdır. Filistin huzurda ise insanlık huzurdadır” görüşünü savundu.
Yenikapı’daki mitingin anlamı büyüktü. İnsanlığın vicdanı olan bir konuda birlikte müzakere platformu oluştu. Düşünceler serbestçe, samimiyetle açıklandı. Birliktelik genişletilirse Türkiye’de kutuplaşmanın yolu tıkanır; kardeşlik duygusu kökleşir.
Ülkenin çoğunluğunun temsilcilerini buluşturan özlenen tablo arayışına bazı medya kuruluşları gözlerini kapattı. Karar’dan Mustafa Karaalioğlu Yenikapı buluşmasındaki manayı yansıttı: “Her türlü duyarlılığın devlet iznine bağlı olduğu bir dönemde Saadet Partisi’nin yaptığı iş bu yüzden ülkenin yüzünü ağartmıştır.” (10.02.2020)