Bu defa iş ciddi. Evet, ABD Başkanı Donalt J. Trump bize silah doğrulttu; eli de tetikte. Bu, her an ateş edebilir demektir.

Türkiye ile vizelerin kaldırılması, Türkiye’nin resmî stratejik ortağı olan ABD’nin takındığı düşmanca tavır, hele hele, Türkiye’nin tüm uyarılarına rağmen, ittifakı ve müttefikliği bir tarafa iterek, aleni olarak teröristlerden yana tavır alması, mevcut konjonktürü icbar ediyor. Bu gelişmelere bakarak, muhtemel bir savaşın kopmakta olduğu söylenebilir.

Gaybı, zamanı biz bilemeyiz; ancak bu olanlar, Türkiye’nin merkezinde yer alacağı bir savaşın kapıda olduğu anlamına gelir. Bunun tek istisnası, Türkiye’yi yönetenlerin ABD ile ilişkilerini eski hale, yani, talimat alan ülke haline döndürmeleridir. Biz, olup bitenden hareketle olma ihtimali bulunanları yorumlamaya devam edelim:

Merak etmeyin, tekrara düşmeden ifade edeceğim. Şöyle ki; 1. Dünya Savaşı’nı çıkartan dünya Siyonizm’i gene devrede. Fark, o dönemde, İmparatorlukları yıkıp yerine ulus devletleri inşa etmek istemeleriydi. -ki öyle oldu- Bu defa, ulus devletleri yıkıp, yerine, şehir devletleri kurmak istiyorlar.

Bütün bu olanlardan murat nedir, diye düşünülebilir.

Açıklayalım:

Ana neden, dünyayı, bir yüz yıl daha sömürmek. Bu iş için, geçtiğimiz yüz yılda, ulusalcıları kullandılar. Bu defa, etnik kaygı taşıyanlar kullanılmaktalar. Kullanılan kesim işin farkındadır veya değildir, orası ayrı bir konu. Ancak, sert rüzgarlar bunun için esmekte.

Tıpkı, Afrikalının ( Kenya ’nın kurucu devlet başkanı Jomo Kenyata’nın) ifade ettiği gibi: “Misyonerler Afrika’ya geldiğinde bizim topraklarımız onların İncilleri vardı. Dua edelim dediler. Gözlerimizi kapattık. Açtığımızda, bizim incilimiz, onların toprakları vardı”

Bu söz, aslında, birçok şeyi özetler mahiyette. Ancak, çok önemli bir ayrıntı var ki, asla, göz ardı edilmemeli. O da, bu sefer sadece Afrika değil, hatta sadece Müslüman coğrafya değil, hedef; Avrupa devletlerinin de, AB’nin de, ABD’nin de parçalanmasıdır.

Eğer bu adamlar, daha doğru bir ifade ile; terbiye edilmemiş aygırlar durdurulamazsa, çok kısa bir gelecekte, ulus devletlerin patır patır çöktüklerine, yıkıldıklarına şahit olacağız.

Ama, umarım bunlar olmaz. Muhtemel savaşların, alt üst oluşların yaşanmaması için geri adım şöyle dursun, ileri hamle yapılmalı. Bir de Müslümanların kendi aralarında çatışma olmamalıdır. Gizli bir el bu işe zemin hazırlıyor, çok dikkatli olunmalı.

Kovboyluğa özenenlerin bize silahını doğrultmuş olması çok önemli bir hadise olmakla birlikte her şeyin sonu da değildir.

Kim ne planlarsa planlasın Allah nurunu tamamlayacaktır.