BİR yandan Irak ve Suriye’de yaşananlar, aynı anda içeride maruz kaldığımız terör saldırıları ister istemez sinirleri geriyor, öfkemizi artırıyor. Bir de bölgemizde ve ülkemizde yaşanan kanlı saldırıların birinci dereceden sorumlusu olanların olayların ardından yaptıkları kınama açıklamaları ile birlikte samimiyetsizliklerinin ortaya çıkışının sebep olduğu iğrençlik eklenince toplumumuzda öfke daha da kabarıyor. Artık dost olmadıkları kesinlikle ortada iken dost ve müttefik olarak nitelendirilen ülkelerin bir takım sorumlularının yaptıkları kınama açıklamaları sözde kalmaya devam ettiği sürece sussalar daha sevimli görünecekler. Çünkü insanımızın kınama açıklamalarına ya da bir takım itiraflara değil terör örgütlerinden ve teröristlerden desteklerini çekmelerini bekliyor. Bunu yapmadıkları sürece kınama açıklamaları samimiyetsizliğin dışa vurumu olarak kalmaya devam ediyor.

Bu arada ABD Başkanı Obama’nın medyaya yansıyan, “Hatam var ama asıl eli kanlı olanlar İran, Rusya ve Esad” şeklindeki açıklaması karşısında ister istemez bu açıklama aklımızla dalga geçmek gibi algılanıyor. Çünkü Obama ve ortaklarının bölgemizde sebep oldukları olaylar hataen değil bölgemizi bilerek ateşe atmak, Müslümanlara karşı soykırım uygulamasıdır. Obama’nın olayı sadece Suriye ile sınırlı değerlendirmesi kendisinin Suriye’de hatalı olabileceğini söylemesi olayların bütününü gizlemeye yönelik bir hamle olabilir ama artık bölgemizde yaşanan katliamların asıl sorumlusunun ABD olduğunu, bu kanlı oyuna Rusya ve İran’ın da katılmış olması ABD’nin sorumluluğunu hafifletmez/hafifletmeyecektir. Çünkü Suriye’de çatışmalar ilk başladığında Rusya devrede değildi ve ABD’den yapılan açıklamalarda kısa süre içinde Esad’ın iş başından uzaklaştırılacağı, Suriye’de barışın sağlanacağı ileri sürülüyordu. Yaklaşık altı yıl oldu bırakın Esad’ın iş başından uzaklaştırılmasını, sürekli olarak iktidarını sürdürebilmesi için destek gördü. Esad’ın İran ve Rusya müttefiki olarak yanında yer almıyorlardı. Ancak, ABD’ye Türkiye’nin yaptığı terör örgütleri ile birlikte hareket etmemeleri gerektiği uyarılarına rağmen ABD, Türkiye’yi değil terör örgütleri ile birlikte hareket etmeyi tercih etti. Artık herkes biliyor ki, PYD-PKK’ya ABD sürekli olarak silah desteğinde bulundu/bulunuyor. Bu arada, Esad ile PKK-PYD terör örgütünün anlaşma içinde hareket ettikleri de düşünülecek olursa ABD ve Obama’nın Irak ve Suriye’de sebep oldukları katliam bir hatanın değil, bir planın sonucudur. Bu planın adı yıllar önce Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) olarak ilan edildi. Bu projeye göre bölgemizde harita yeniden çizilecek, Irak, Suriye ve Türkiye parçalanacaktı. Öncelikli olarak Irak’ın işgali ile uygulamaya konulan parçalama kısmen gerçekleştirilmiş, ardından Suriye’de başlayan/başlatılan çatışmalar buranın da parçalanmak için harekete geçildiğini göstermiştir. ABD’nin Türkiye’yi değil Suriye’de PYD’yi tercih etmesi de bu yönde uygulamaya konulmak istenen projenin sonucuydu.

Irak ve Suriye’nin yıllardan beri içine yuvarlandığı karmaşanın temelinin Irak’ın ABD ve ortaklarınca işgali ile atıldığı düşünülürse Irak’ta ve Suriye’de akan her damla kan ABD’nin eline bulaşmış durumdadır. Elbette bu durum Rusya ve İran’ın masum olduğu anlamına gelmiyor. Ama Obama’nın, “Hatam var ama asıl eli kanlı olanlar İran, Rusya ve Esad” açıklaması aklımızı ciddiye almamak demektir. Buradan hatırlatmak gerekir ki, kendilerini akıllı, âlemi akılsız sananlar tarih indinde mahkûm olacaklardır. Başkanlığı terk etmesine bir aydan kısa bir zaman kalmışken Obama konuşmak yerine susmayı tercih etse bu sorumluluğu azalmaz ama daha fazla çirkinleşmemiş olur. Aynı durum bazı AB ülkelerinin yöneticileri ve siyasileri için de geçerli. Bir yandan terör örgütlerinin militanlarına kol kanat gererken öbür yandan ülkemizdeki her katliamın ardından, “Kınıyoruz” şeklinde açıklamalar yapılmasının samimiyetten uzak olduğunu söylemeye bile gerek yok. Bu sebeple de samimi olmayan açıklamalar açıklamaları yapanlara ülkemizde sempati oluşturmadığı gibi, insanımız nazarından daha da çirkinleştiriyorlar. Bunun için diyoruz ki, sizin samimiyetten uzak kınama açıklamalarına ihtiyacımız yok. Susarsanız daha doğru ve samimi davranmış olursunuz.