ÖNCE hangisinden başlayayım acaba... En iyisi kongre ile girmek herhalde. Çünkü medyadaki haber ve görüntüler, kamuoyundaki tartışmalar ağırlıklı olarak o merkezde.
Fenerbahçe’de beklediğim gibi Aziz Yıldırım yine birinci adam oldu. Bir türlü başkan diyemiyorum. Neden im Çünkü kendi yapı şirketine ait sekiz villayı hem de peşin parayla 4 milyon dolara sattığı gün tüzüğe göre başkanlığı da, üyeliği de bitmişti de ondan. Neyse havanda su dövmeyelim.
Aziz Bey, rakibi Mehmet Ali Aydınlar’a ciddi fark attı. Bekliyor muydun derseniz, bendeniz en az yarı yarıya olur demiştim hatırlarsanız. Daha da fazlası oldu. Neden mi Sanırım 3 Temmuz sürecinin eseri bu fark... Ama bu farkın ortaya koyucularının balık hafızalı oldukları ve de hiçbir şeyden haberdar olmadıklarını gördüm, yaşadım. Nerede mi Kongre salonunun dışındaki ve çevresindeki sohbetlerde. Yazık! Bilgi sahibi olmadan fikir yürüterek oy kullanmak acı sonuçlar getirir. Tıpkı bugün ve dün olduğu gibi... Neyse hayırlı olsun diyelim. Çünkü söz konusu 107 yıllık koca bir çınar.
Bundan yedi veya sekiz yıl önce ekrandan şöyle bir söylemim olmuştu. “Bir gün Fenerbahçe’de öyle bir bomba patlayacak ki, eşine ülke sporunda rastlanmamış olacak...” Oldu da... Allah başkalarından korusun!
Ve Beşiktaş-Trabzonspor
Trabzonspor nihayet ligde dört gol atarak bir maçı kazanabildi. Kime karşı Norveçli çılgından sonra hiç tecrübesi olmayan Okan Buruk’un Elazığspor’una karşı. Sakın ola ki Trabzonspor bu farklı galibiyeti artık düzeldik, ezer geçeriz anlamında değerlendirmesin. Defansını, daha doğrusu defans anlayışı oturtmaya yaklaşıyorlar ama, öndeki ve ortadan destekli işlerde hâlâ eksikler. Tabii ki eleman eksikliği de bunun en önemli sebebi.
Ya Beşiktaş Koş, didin, çalış ama tabelaya yansıma. Sporlardaki en hazin durum budur. Tabii ki futbolda da gol işi... Ben Biliç’in Atiba ile domino taşı gibi oynamasına anlam veremiyorum. Neden Çok eksik olur, zorunlu kalırsın, tamam. Ama bu maçta neden Serdar mademki oynayacak durumda idi, neden maça başlamadı da, ikinci yarıda oyuna girdi Oğuzhan’ın takıma girişi Biliç’i sevindireceğine sıkıntıyı sokmuş. Veli de var. Fernandez de... O zaman Atiba’ya bir yer bulalım. Böyle mantık olur mu Gol de çok kaçtı. Futbol bu, olmayacak toplar gol olur, kalenin ağzındakiler dışarı gider. Tıpkı Oğuzhan’ın dikkatlice plaselediği top gibi... Beşiktaş’ın anlaşılan o ki, aşağı yukarı diyelim, yeni kadrosuyla galiba ezber oyuna ihtiyacı var. Bunu Türkiye’de ilk yapan hoca, 1970’li yılların başında Galatasaray’da Brian Birch idi... Üç sene üst üste şampiyon oldu. Ben Beşiktaş’taki oyuncu profiline bakınca sanki böyle bir yöne kayılmalı diyorum. Tabii ki Fernandez’in de buna uyması şartıyla... O zamanlar B. Mehmet gibi bir usta bile Birch’e uymak zorunda kalmıştı. Bu arada Beşiktaş dua etmeli ki, Lualua bildiğimiz Lualua değildi. En uca saplanan bu oyuncu önünde duvar yapabileceği birilerini bulsaydı ve de diri olsaydı, sonuç daha kötü olabilirdi.