Ocak ayında çıkmıştı Kırmızı Konfeti… Rastladınız mı bir yerlerde okudunuz mu bilmem ama hazır bayram yaklaşıyorken kırmızı konfeti saçma vakti geldi diye düşündüm.

Elleri yaldızlı bir tokaya gidiyor, içinde kırmızı renkli su ve suyun içinde de yüzen renkli yıldız taneleri var. Bir fiyonga bu, tam fiyonganın ortasına ise pembe pabuçlar kondurulmuş. Bir de mini mini bir cüzdan. Pembe renkli arka yüzü, ön yüzü ise şeffaf ve üzerinde tavşan ailesi ve havuçtan oluşan yemek sofraları var. Onu da istiyor ama…

Hüzünle dönüş, eve geliş. En beğendiği cüzdanı kuzeni aldı bile. Bu hayatının en basit anıydı oysa. İsteyip de alamadığı en basit şey.

Ve gelen bayram her eve neşe mi koyar Kuşlar bayram için mi uçar, gökyüzü bayram için mi neşelenir aileler yalnızca bayramda mı aile olduklarını hatırlarlar. Herkes sımsıkı tutar bayramda çocuğunun ellerini. Yıllardır göremediği bir çocuğunu görüyor sanki kucağına alıyor gittiği misafirliklerde, ellerine bayramlık hediyelerini vererek ve çocuk o hediyeleri her defasında övünerek gösterecek müthiş havasını atacaktır. Bir de meşhur çocuk merakı ile sorusunu da sorar “senin baban nerde ”.

Aile olduğunuzu bir annenizin ya da babanızın olduğunu neden sadece bayramlarda hatırlıyorsunuz Hoş hatırladınız ziyaret şereftir dediniz ve gittiniz. Niçin hizmeti siz değil de anneniz yapıyor Hani onu ziyarete gelmiştiniz, hani onun gönlünü almak için gelmiştiniz Onu hoşnut etmek için tonlarca bulaşık bırakıp yemek yediğiniz masayı dahi silmeden ne hayrı yaptığınızı sanıyorsunuz acaba İnsan hayret ediyor düşünmemeye imkân yok. Hastanenin kapısında selfie çekenlerin olduğu bu acayip garaib devrin sonu nereye varır Ne gibi bir uçurumdur o bizi bekleyen.

Para insanın kanına giriyor. Bu neslin şeytanı paradır. Parası olmayanların her daim hor görüldüğü dünyada en bedbaht dönem bu dönemdir. Vere vere fitresini veren, zekâtını veren ve bunu da bir lütufmuş gibi yapan zavallılar. Allah’a ibadeti bile marifet mi zannediyorsunuz acaba Oysa o sizin mecburiyetiniz. Kendi paçanızı düze çıkartmak için vicdanınızı kurtarmak için ama en önemlisi kalbinizi halis kılmak için yapmanız gereken bir sorumluluk. Size göre yemek yemek de bir lütuf mu Mideniz için yapmak zorunda olduğunuz görevleri, ruhunuz için yapmak zorunda olduğunuzu anlamıyor musunuz hakikaten

Ne acıdır ki öte dünyada ödenemeyecek tek kefaret vardır: Kul hakkı. Vay ki ne vay hor gördün sen kardeşini. Vay ki ne vay babanla hava attın babası olmayana. Vay ki ne vay, paranla ezdin parayı put ettin ve sürdün önüne yoksulun, tav olur sandın. Sen ki acıdın dışarıdan bakan, dinleyen sana da vay. Acımaktaki gizli kibri keşfedemedin sen. Kendi içindeki acınacak durumları, acizliklerini keşfedemedin.

Her insan acizdir, en zengini de en soylusu da. Kulluk acziyetten gelir. Allah bizim acziyetimizi keşfedebilmemiz için bizi türlü belalardan geçirir. Anlarsak ne âlâ…