İnsanların ekseriyeti şu üç hususu pek bilemiyorlar. İşin
içinden çıkmakta zorlanıyorlar. Bahse konu ettiğimiz kelimeler: Mü min, kâfir
ve münafık. Bir de halkımızın çok kullandığı gâvur kelimesi var. Nedir bunlar
Bunlar bilinmezse bilmeyenler gülünç olurlar.
Mü min: Allah ve Rasülü Hz. Muhammed (s.a.v.) in
bildirdiklerine inanan, yap dediklerini yapan, kaçın dediklerinden de
uzaklaşan, inanmış, Allah a teslim olmuş adına da Müslüman denilmiş insandır.
Kâfir: Hakikati gizleyen manasında gayr-i müslimlerdir.
Münafık: İnananın yanında iman etmiş görünen, kâfirlerin
yanında da kâfirliğini açığa vuran kişidir. Halk bunları için başka, dışı başka
diye tanımlar.
Bir de, gâvur var.
Gâvur, Allah ın Kitab ını Müslümanım dedikleri halde
kabul etmeyenlerdir. Kimdir bunlar; bunu biraz açalım:
* Allah ın diniyle alay edenler,
* Kur an-ı Kerim i dikkate almayanlar, Peygamberin
arkasından ayrılanlar,
* Günahları zevk ile icra edenler,
* Tesettüre karşı çıkanlar,
* İslami duyarlılığa sahip olanlara yobaz, gerici gibi
sıfatlar yakıştıranlara gâvur denir.
Görüyor musunuz şu işi; etrafımızda ne kadar da çok gâvur
varmış, farkına varmamışız. Ya kendimiz. Bizim durumumuz nedir Tahlil ediniz
bakalım.
Gelin hiç beklemeyelim. Hani Rabbimiz tembih ediyor ya:
Ey iman edenler! Yeniden bir daha iman ediniz (Nisa Suresi, âyet: 136) Vakit
geçirmeden yeniden (ve çok sıklıkla) iman edelim (imanımızı yenileyelim) ve
şeytanın elinden kurtulalım. Bu azgının inisiyatifinde kalmayalım.
Yahudilere, Hristiyanlara, Budistlere, ateistlere gayr-i
müslim denir. Bununla birlikte, Yahudilere ve Hristiyanlara ehl-i kitap da
denir. Lakin gâvur denmez. Çünkü gâvurun ne olduğunu ve kimlere bu sıfatın
verilebileceğini yukarıda belirttik.
Yukarıdaki maddeleri sâlim bir kafa ile tahlil edelim
bakalım, yoksa biz de gâvur sınıfına giriyoruz bir görelim:
Allah ın diniyle alay etmek.
Bu nasıl olur
Önünüze çıkan bir meselede bu konuda Allah (c.c.) ne
diyor diye araştırmaz, propagandaların ve nefsani hareket edenlerin etkisiyle
Allah ın dediklerini bir tarafa atarak öylece tercihinizi yaparsanız Allah
(c.c.) fırsat vermesin gâvur yaşarsınız. Bu, hem Kur an-ı Kerim i dikkate
almamak hem de Allah ın diniyle (İslam ile) alay etmek olur.
Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) in sünnetini,
hadislerini, tarzını önemsemeyenler, O (s.a.v.), bir postacı gibi idi,
getirdi, bildirdi, işini bitirdi deyip sünneti, hadisleri dışlayanlar ve
bunlara itibar edenler de gâvurdur. Böyleleri bilhassa hadisler hakkında
Peygamberin söylediği ne malum. Bunca uydurma hadis var. Bunlar da uydurmadır
deyip önüne gelen hadisleri yaftalayanlar bununla kafa karıştıranlar Peygamber
(s.a.v.) hakkında şüphelere sebebiyet verenler, Peygamber Efendimizi
sıradanlaştıranlar da gâvur sınıfında mütalaa edilebileceklerdir.
Günahları zevk ile icra edenler: Dinin günah saydığı fiil
(veya fiilleri) zevk alarak işleyenler, mesela zinayı büyük bir arzu ile
yapanlar, hırsızlığı yaparken mutlu olanlar, kumarı ve diğer günahları yaparken
zevk alanlar (isteyerek yapanlar) da bu sınıfa girenlerdir.
Tesettüre karşı çıkanların durumu yürekler acısı.
Başlarına taktıkları kıytırık bir başörtüsü ile kendilerini tesettürlü
zannedenler boyunlarından aşağı görüntüleriyle Peygamberimizin giyinik
çıplaklar dediği sınıfa girerler. Bu aynı zamanda tesettürü alaya almak demek
olur. Böyleleri de kendilerini kandırdıklarının farkına varmalıdırlar.
İslami duyarlılığa sahip olanlara bir takım sıfatlar
uyduranlar da (yobaz, gerici gibi) kaynaklara göre gâvur sınıfına girer.
Siz ne derseniz deyin. Gerçek böyle.
Bizim durumumuz nedir acaba İnanın çok merak ediyorum.