Avrupa ve NATO dan sorumlu ABD Savunma Bakanlığı Müsteşar

Yardımcısı James Townsend ve Avrupa dan sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı

Amanda Sloat ve ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden in 2014 Mayıs ında KKTC yi

ziyaretleri, Doğu Akdeniz de enerji kaynaklarına yönelik yeni siyasi

stratejinin hayata geçirilmesi anlamı taşımaktaydı.

Nitekim o ziyaretten sonra yapılan açıklamalar ışığında

olaya bakıldığında ABD nin, Ukrayna krizinden sonra Doğu Akdeniz deki enerjinin

Avrupa ya Türkiye üzerinden kolayca ulaştırılabilmesi ve Avrupa nın Rusya ya

olan bağımlılığını azaltabilmek için Kıbrıs sorununun süratle çözüme

kavuşturulması öngörülmektedir. Böylece Kıbrıs, enerji kaynakları ve Doğu

Akdeniz de alternatif enerji rotası olarak önem kazanmış olacaktır.

ABD ve İsrail, Kıbrıs ı yeni ekonomik, ticari ve enerji

kaynağı olarak görmekte, bu nedenle, bu ülkelerin su götürmez amaçlarının,

yakın gelecekte, adayı önemli bir merkez konumuna taşımaya yönelik olacağının

ipuçları şimdiden görülmektedir. Keza Avrupa Birliği de, Kıbrıs ın yeni enerji

rotası olması amacıyla, çözüm konusuna büyük destek vermektedir.

Kıbrıs Rum Kesimi nde, Demetris Christofias tan sonra

göreve gelen Nicos Anastasiades in Sayın Derviş Eroğlu döneminde istediği

sonucu alamaması gayet doğaldı. KKTC de 26 Nisan da yapılan seçimde başarı

kazanan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı nın ise, tavizkâr politikalarla KKTC nin

1974 teki kazanımlarını adeta yok sayan bir yaklaşımla, Kıbrıs ta Giritleştirme

politikalarına kürek çekmeye çalışmaktadır.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı nın Brüksel e yaptığı üç

günlük ziyaret ve akabinde Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean-Claude

Junker in KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı yı ziyareti, bir bakıma KKTC nin

enerji kaynakları ve enerji rotası uğruna AB ye feda edilmeye çalışıldığının

en belirgin göstergesi olsa gerek.

Türkiye, ABD ile omuz omuza Suriye de İŞİD e yönelik

işbirliği içerisinde hareket ederken ve Güneydoğu daki PKK ile mücadele

verirken, Kıbrıs ın sessiz sedasız inhitat (çöküş) politikalarına

sürüklenmesi bu stratejinin bir sonucudur.

Finlandiya eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, İtalyan

Dışişleri eski Bakanı Emma Bonino nun, yayınladıkları Kıbrıs İçin Yeni Bir

Şans adlı yazıda, AB ye atıfta bulunarak, Mustafa Akıncı ve Nicos Anastasiades

arasında yürütülen müzakere sürecinin, Avrupa açısından stratejik bir oyun

değişikliği yaratabilecek nitelikte olduğunu ve bu şekilde Türkiye nin de

girdiği politik belirsizliği aşarak, yeniden AB ye yönelmesi bakımından önemli

olduğunu vurgulamaktadırlar. Kıbrıs ta, Mustafa Akıncı tarafından yürütülmekte

olan müzakere süreci, sadece Nicos Anastasiades, Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi

ve Başpiskopos II. Hrisostomos u değil, AB yi de heyecanlandırıcı boyuttadır.

İsrail in tek çıkış yolu Kıbrıs tır ve ABD ve İsrail,

Kıbrıs için birer dayanaktır diyen Başpiskopos II. Hrisostomos un yaklaşımı,

Makarios u aratmayacak düzeyde olsa gerek. Bu nedenle, Kıbrıs Türkü nü Rumlarla

aynı çuvala yerleştirmeye çalışmak, yeniden 1974 öncesine dönmek anlamı

taşımaktadır.