Günde saatlerce televizyon seyr eden vatandaş iflah
olmaz, kısa zamanda sersemler, zekası seviyesi düşer, uzun müddet sürecek
rehabilitasyon tedavisine muhtaç olur.
Günde saatlerce cep telefonuyla gevezelik ve zevzeklik
edenin durumu da böyledir.
Günde dört saat trafik işkencesi çeken vatandaş da
dengesini yitirir.
Bugünkü TC Tevhid-i Tedrisat okullarında okuyan
çocuklarımızın akılları, zekaları, karakterleri bozulmaktadır.
Bugünkü reklamlar, insanları bağımlı kılar.
Bugünkü, paranın ve zenginliğin en büyük değer olduğu
felsefesi toplumu, devleti yıkar.
Bugünkü hybrid Kemalist-İslamcı sistem, sistem değil,
anti-sistemdir.
Halkın tamamının mantık bilmesi gerekmez ama
idarecilerin, bürokratların, elitlerin, okumuşların mutlaka mantık kültürüne
sahip olması gerekir. Aksi takdirde tımarhane kültürü yaygınlaşır.
Sebep ile neticeler arasındaki farkı bilmemek, bunları
birbirine karıştırmak dehşetli bir cehalettir.
Estetik, sanat, güzellik boyutuna sahip olmayanlar ülkeyi
çirkinleştirir.
Türkiyeyi İslamın geri bıraktığını iddia etmek
densizliktir.
Türkiyeyi geri bırakan resmî ideoloji, kötü eğitim
sistemi, kötü düzen, insan kalitesindeki düşüklüktür.
Toplumlar elbise değiştirir gibi hukuk ve sistem
değiştiremez. Değiştirmeye kalkılırsa netice bizde olduğu gibi olur.
Japonya o çok zor o çok çetrefil o çok kargacık burgacık
millî yazısını değiştirip kolay olsun diye Latin alfabesini almış, eksisini
yasaklamış gibi olsaydı, bizim gibi olurdu.
Bir ülkenin, bir devletin, bir halkın sağlıklı ve dengeli
olması için gerekli birinci şart devamlılık unsurudur. Bizim son bir asırlık
tarihimizde korkunç kopukluklar, arızalar, kazalar olmuştur. Bunlar tamir
edilmezse büyük yıkım olacaktır.
İslam Endülüs demektir, Osmanlının yükseliş devri
demektir Bugünkü İslam dünyası gerçek İslamı temsil etmez.
Emperyalistler ve onların içimizdeki ajanları Divide et
imperia (böl parçala hükm et) düsturuyla Türkiye Müslümanlarını birbirinden
kopuk bin parçaya ayırdılar. Bunun sebep olacağı yıkılışta onlar da enkazın
altında tarümar olacaktır.
İslamcılıklar İslamın yerini tutamaz.
İslam adalet, insaf, güven, hukuk önünde eşitlik, canın
malın ırzın namusun din ve inanç hürriyetinin korunması demektir. Bunlar yoksa
İslamın kendisi yoktur ismi ve resm i vardır ancak.
Mâceraperestlerin, türedilerin peşinden giden milletler
perişan olmuştur
Faziletsiz ve hikmetsiz (bilgelik) hiçbir toplum mânen
ilerlemez.
Birinci dünya savaşında ve millî mücadelede büyük
kayıplar verdik. Başlangıçta bir İslam cumhuriyeti olarak kurulan rejim faşist
bir diktatörlüğe dönüştürülünce nice vatansever kıyıma uğradı. Kimisi idam
edildi, kimisi zindanlarda çürütüldü, kimisi bir köşeye itildi.
Bizi ayakta tutan bütün millî kurumlarımız dinamitlendi.
Berbat bir içten-sömürge sistemi kuruldu.
Bu memlekette yetmiş-seksen çeşit etnik köken vardı.
Bunların büyük kısmını İslam kardeşliği kaynaştırıyor, uzlaştırıyordu. İslam
kardeşliği darbelenince kaos ve anarşi başladı.
Birileri Haim Nahum doktrini ile Türkiyeyi bir Yahudi
cumhuriyetine çevirmek istedi.
Sonunda bugünkü manzara ortaya çıktı.
Artık, bin parçaya ayrılmış ve çoğu yabancılaşmış
Müslüman çoğunluk büyük ölçüde kirlenmiş, çökmüştür. Tuz kokunca hazır olun
cenaze namazına.
M. Kemal Paşanın ölümünden sonra fabrike edilmiş Kemalizm
ideolojisine din gibi bağlananlar, işte eseriniz
(İkinci Yazı)
Müslüman Çoğunluk ve Kemalist Azınlık
Müslümanlar, ateistler, İslam düşmanları, herkes katında
iki kere iki dört eder ama her konuda böyle bir mutabakat yoktur.
İslamın kriterleri, normları, değerleri küfür ve
nifakınkilere uymaz, onlarınkilerle uyuşmaz ve bağdaşmaz.
Cinsellik konusunda İslam iffeti, namusu, temizliği esas
alır. Küfür ve nifak ise iffetsizliği, seks serbestliğini esas alır.
İslam sekülarizmi kabul etmez, dinsizler ise bunu bir
anti din gibi zorla, terörle empoze eder.
Türkiyede azınlıkta olan İslam düşmanları, kendi değer
norm ve kritelerini çoğunluğa zorla ve terörle kabul ettirmek istiyor.
Onların değerleri evrensel midir, başka bir soruyla
gerçekten değer midir
Mesela üzerinde çok durdukları laikliği ele alalım.
Onlara göre laiklik olmadan ne Cumhuriyet olur, ne demokrasi, ne de uygarlık.
Bu iddiaları doğru mudur Kesinlikle değildir. Çünkü laiklik bir insan hakları
değeri değildir, ne vazifedir, ne haktır.
Din, inanç, inandığı gibi yaşamak hürriyeti evrensel bir
değerdir. Çünkü insan haklarıyla ilgili bütün metin ve sözleşmelerde din
hürriyeti yer almaktadır.
İnsan haklarıyla ilgili hiçbir metin ve sözleşmede
laiklik diye bir hak, bir vazife, bir değer yoktur.
İnsan haklarının, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün
beşiği olan İngilterede laikliğin esamisi okunmaz. Orada laiklik yoktur, din
devlet birliği vardır, resmî millî Anglikan kilisesinin başı hükümdardır.
Bu anlattığımı Kemalistlere kabul ettirmek çok zordur.
Çatlak plak gibi, laiklik olmazsa olmaz deyip dururlar.
1923 te Cumhuriyet kurulduğu zaman Anayasanın ikinci
maddesinde Devletin dini, din-i İslam dır yazılı idi. Buna ne buyururlar
Onlar, M. Kemal in ölümünden sonra oluşturulmuş, düzülmüş
Kemalizm ideolojisini bir anti-İslam gibi benimserler ve benimsetmek isterler.
Kemalizm bir ideoloji midir Şöyle böyle Her Türkiyeli bu ideolojiyi
benimsemek zorunda mıdır
Türkiyede Kemalistler, Sabataycılar, Farmasonlar,
ateistler, egemen azınlıklar, vesayetçiler tam bir hürriyet içinde yaşayacaklar
ama çoğunluğu oluşturan Müslümanlar onlar kadar hür olamayacak. Ne saçma bir
doktrindir bu. Orwell in domuzlar diktatoryasındaki, bütün hayvanlar eşittir
ama domuzlar daha eşittir ilkesi
Kemalistlerde linç kültürü vardır. Sakin sakin tartışmak
yerine, vurun söyletmen tepeleyin!..
Hitlerin ideoloğu Rosenberg ti, bunlarınki Moiz
Kohen dir. Onlar çoğunluğun temel hak ve hürriyetlerini, bilhassa din
hürriyetini İngilterede olduğu gibi yüzde yüz kabul etmezler.
Onlar azınlıktır ama Müslüman çoğunluktan daha
eşittirler.
Onlar dogmatiktir.
Onlar bağnazdır, holigandır, militandır.
Onlar arkaiktir.
Onlar Türkiyenin önündeki en büyük engeldir.
Türkiye Ortadoğunun Japonyası olamadıysa onların
yüzündendir.
Onlar Nuh derler Peygamber demezler.
Onların cumhuriyeti, demokrasisi, hukukun üstünlüğü
kendilerine göredir.
İngilterede şu anda 85 Şeriat mahkemesi faaliyet
gösteriyor. Buna ne derler
08.02.2015