Muhterem Cemaat!

Tarih boyu beşeri düzenler Tevhid akidesine devamlı saldırmışlar, en âdi iftiralarla kendilerine hasım gördükleri İslâm a akıl almaz iftiralar yapmışlardır. Günümüzde İslâm a yapılan iftiralardan biri de İslâm ın kadın haklarını tanımadığı safsatasıdır. Safsatası diyorum; çünkü kadın lâyık olduğu değeri İslâm da bulmuştur.

Bırakınız başka toplumları. Bizim toplumumuzda kadın lâyık olduğu değerde midir Kesinlikle hayır! Niçin Çünkü ülkemizde halkın yüzde doksanbeşi Müslüman olmasına rağmen topluma kapitalizmin koyu esasları hakimdir.Kapitalizm kazanca ve menfaata dayanan bir sistemdir. Bu sistemin gereği, kadından şeytanca faydalanmak kapitalizmin kuralıdır. Onun için kapitalizmde kadın şehvet aracı olarak daima sömürülür.Bu toplumda da kadını sömürüsü zirvededir. İşin acı yanı kadın sömürülürken bu âdiliğin faturası İslâm a çıkarılmaktadır. Müslümanlar artık bu alçaklığa dur demelidirler.

Muhterem Cemaat!

İslâm a göre kadın ANA dır. Ana lık en yüce bir mevkidir. Dünya ve ahiret saadetinin temelinde Ana nın şerefi vardır.

Kur ân-ı Kerim de buyuruluyor ki:

"Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan ondan eşini yaratan ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üretip yeryüzüne yayan, Allah tan korkun. Kendisinin adını öne sürerek birbirinizde dilekte bulunduğunuz Allah tan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz ki Allah, sizin üzerinizde devamlı gözetleyicidir." (Nisa suresi: Âyet: 1)

Bu ayet bize, erkek ile kadının aslının bir olduğunu, yaratılış itibariyle madenlerinin bir olduğunu açıklıyor. Zikredilen ayetteki temel espri ise eşitliktir.

Şurâ suresinin 49-50 ayetlerine baktığımızda ayetin tertibinde kadının önce zikredilmesi kadındaki eksiklik şüphesini ortadan kaldırmaktadır.

Araf suresinin 189 uncu âyetini okuduğumuz zaman bu mânânın daha belirgin hâle gelmiş olduğunu görürüz. Bu âyette geçen "sükûn" kelimesi istikrar ve huzur mânâlarına gelir. Bu özelliği ile, kadın ile erkek arasındaki ilişkiyi ifade eden en uygun kelimedir. Kadın, kocasının kuvvetine; erkek de kadının sevgi ve muhabbetine sığınır. Kur ân-ı Kerim, bu hususu en güzel şekilde ifade ediyor ve karı koca arasındaki uyuşmanın Allah ın bir lütfu olduğunu beyan ediyor. (Rum suresi: Âyet: 21)

Muhterem Cemaat!

Kadın ile erkekten birinin ailenin başında bulunması gerekir. Buna lâyık olan hangisidir Erkek mi, kadın mı Aklı ile hareket eden kuvvetli kararlı alan erkek mi, kalbi ve duygularıyla yaşayan yumuşak başlı kadın mı

Elbette bu mesuliyetli ve ağır yük erkeğe verilmelidir. İslâm ile beşeri düzenler arasındaki farklardan biri de budur.

Muhterem Cemaat!

Söz buraya gelmişken sahabe-i kiramdan Abdullah bin Abbas ın bir lâtifesini nakletmek istiyorum. Abdullah (r.a.) sakalının kabzasından dışarı taşan kısmını keserken, Nâfi geliyor ve şöyle diyor:

Allah! Allah! Ey Abbas oğlu! Memleketin her tarafından develerle binerek sana gelip din ve Kur ân dan soruyorlar. Sen ise süsleniyorsun.

İbni Abbas (r.a.):

- Sana ne oluyor ey Nafi! Ben Allah ın emrettiğini yapıyorum. Karım benim için süsleniyor, ben de onun için, diyor. (Bakara suresi: Âyet: 228, Nisa suresi: Âyet: 34)

(Nafi (r.a.)

Allah ın kitabından bana delil getirebilir misin deyince İbni Abbas şu âyeti okudu:

"Örfe göre kadınların vazifeleri kadar hakları da vardır." (Bakara suresi: Âyet: 228)

İki sahabe arasında geçen bu muhaverede fazla süslenmenin şer an istenmiyen bir durum olduğunu da öğrenmiş oluyoruz.

Muhterem Cemaat!

Konuyu özetliyecek olursak deriz ki, İslâm ,kadını erkekle aynı ölçüde kabul etmiştir. Kadın ile erkek arasındaki irtibat belirtildikten sonra, kadınlık özelliği dikkate alınarak yerine getirilmesi gereken kurallar konulmuştur. Kadınların Rasûlüllah ın zevcelerini örnek almaları istenmiştir. (Azhab suresi: Âyet: 32, 59)

İslam karşıtlarına sesleniyorum: Yaşamadığınız İslâm a iftira atmayın.Kimse pisliklerinin faturasını İslam a çıkarmasın. Bu memlekette İslâm yaşandığı gün kadın da erkek de lâyık olduğu yeri alacaktır. İslâm ın olmadığı yerde zulmün sonu gelmez. Bu gerçeği herkes bilsin artık...