Özal ile başlayan ve AKP hükümetiyle zirveye çıkan,
KİT lerin yani devlete ait kurum ve kuruluşların satışı tamamlanmıştır.
Çokuluslu şirketler tarafından satın alınan ve işletilen bu kurum ve
kuruluşların kârı Türkiye de bir başka yatırıma dönmemektedir. Zaten kârlılıkta
ilk onun arasında özel sektör değil, bankalar yer almaktadır. Bu şirketler
vergi konusunda ne kadar sağlıklı bir ödeme yaptığını bilmiyorum ama bildiğim;
yabancı sermaye Spekülatif yabancı sermaye ve yatırım yapan, istihdam meydana
getiren yabancı sermaye olmak üzere ikiye ayrıldığıdır.
Kamu kurum ve kuruluşlarını satın alan yabancı sermaye;
elde ettiği kâr ve faizi transfer etmesi sonunda ülkenin fakirleşmesine neden
olur. Bu durum küreselleşmenin görünmeyen diğer yüzüdür. Bazı gelişmekte olan
ülkelerden, zengin ülkelere olan bu kaynak transferi... Bu transferi bugün
anlayamayız... Ancak ülke giderek fakirleştikten sonra patlar. Bir örnek
verirsek, sivrisinek sokarken deriyi uyuşturuyor. Farkına varmıyoruz. Acısı sonradan
ortaya çıkıyor. Spekülatif yabancı sermaye ile sıcak para da aynı sivrisinek
sokması gibidir. Bugün ithalata dayalı
yüksek büyüme yaşıyoruz. Büyüme için yaptığımız ithalat açığını borçla
kapatıyoruz. Bu borçları ve faizini öderken, daha çok cari açık ve daha çok
kaynak kaybedeceğiz. Sattığımız varlıkların kârı zaten her yıl çıkıyor. Bu
durum zengin fakir farkını arttırıyor. Küreleşmenin fakirlik tuzağı iki yönlü
çalışıyor.
1) Fakir ülkelerden zengin ülkelere, etkisi bugün
anlaşılmayan kaynak transferi oluyor. Fakir ülke daha çok fakirleşiyor. Zengin
ülke daha çok zenginleşiyor.
2) Aynı ülke içinde, zengin-fakir farkı artıyor. Bunun
içindir ki, Türkiye deki milyarder sayısı Japonya dan daha çoktur.
Diktatör rejimler veya işbirlikçi ve atanan hükümetler,
ABD gibi zengin ülkelerle işbirliği yapıyor. Gece yarısı çıkartılan yasalarla;
gizli gizli halkını soyduruyor. Varlıklarını, kârlı işletmelerini yabancıya
satıyor... Sonunda işsizlik ve yoksulluk artıyor. Ve patlıyor. Tunus ta ve
Mısır da halk isyanı, bu sürecin getirdiği bir sondur. Türkiye genelinde 15 ve
daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2015 yılı Ocak döneminde geçen yılın aynı
dönemine göre 454 bin kişi artarak 3 milyon 259 bin kişi oldu. Takibe düşen
kredi kartı borçlularının sayısı bir milyona ulaştı. Her şey yavaş yavaş
oluyor.
Farkında mısınız 13 yıldır bir uluslararası markamız
yok. Kore nin bile Samsung markası var. Muhalefetin bile bu konuda hiçbir
çalışma yapmadığı, hatta farkına varmadığını düşünüyorum. Bunu yüksek sesle
yaklaşık 40 yıldır ifade eden Milli Görüş ün önü kesilmiştir. Bugün bile
siyaseten önüne konulan barajın nedeni budur. Burhan Kuzu bir TV programında; Barajı kaldıralım da Saadet ve BBP
Meclis e mi girsin! Biz onlardan oy alıyoruz dediğini hatırlatmak isterim.
Kırk yıldır bağırıyoruz! Ne zaman bizi duyacaksın Ne zaman millileşecek ve
özüne döneceksin
Spekülatif sermaye: Bir ekonomiden diğerine veya bir ülkeden diğer ülkeye olan hareketi.