Uluslararası alanda tansiyonu tırmandıran yapım, İsrail askeri kanadını adeta ayağa kaldırdı. İtalya'da düzenlenen 83. Uluslararası Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'ne layık görülen ve Gazze'deki yıkımı belgeleyen film, başkentte acil güvenlik toplantılarının düzenlenmesine neden oldu. Hesaplar şaştı, Tel Aviv'deki yetkililer art arda hamleler yapmaya başladı.

"Suçlamalar Gerçeği Yansıtmıyor"

İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada belgeselde yer alan suçlamaların asılsız olduğunu savundu. İki yıldır süren çatışmalara rağmen ordunun uluslararası hukuka bağlı kaldığını öne süren Defrin, belgeselin henüz tam olarak gösterime girmediğini hatırlattı.

Defrin, iddialara tek tek cevap verebilmek adına filmin kendilerine izletilmesi gerektiğini belirterek, "Ordu temsilcilerinin filmin tamamını izlemesine imkan tanınmasını talep ediyorum; böylece filmde gündeme getirilen iddiaların her birine esasa ilişkin bir yaklaşımla yanıt verebiliriz" ifadelerini kullandı.

Genelkurmay'dan Hukuki Adım Talimatı

Krizin büyümesi üzerine Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir başkanlığında üst düzey komutanlar masaya oturdu. Yapılan toplantıda, yapımın "ulusal güvenliği ve askerlerin emniyetini tehdit ettiği" gerekçesiyle hem hukuki hem de istihbari süreçlerin eş zamanlı başlatılması kararlaştırıldı. Askeri Başsavcılığa yasal işlem talimatı verilirken, ordu içinden yapıya herhangi bir veri sızdırılıp sızdırılmadığını araştırmak üzere geniş çaplı soruşturma açıldığı kaydedildi.

Oscar Ödüllü Yönetmenlere Tehdit

Gözlerin çevrildiği bir diğer isim olan İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar ise daha önce yaptığı sert çıkışta, belgeselin Oscar ödüllü yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor'u vatandaşlıktan çıkarmakla tehdit etmişti. Siyasi kanadın tepkileri sinema dünyasında da geniş yankı uyandırdı.

Tel Aviv'in Çatılarında Gizli Çekim

Adını İsrail ordusunun operasyonlarda öngörülen sivil kayıplar için kullandığı kısaltmadan alan 'NAZA', 3 yıl boyunca Tel Aviv'deki çatılarda gizlice çekildi. Katılımcıların güvenliği için ses ve görüntülerin dijital olarak değiştirildiği yapımda, gizli istihbarat biriminde çalışıp doğrudan Başbakan Binyamin Netanyahu'ya bağlı olduğu belirtilen askerler de yer aldı.

Belgeselde, ordunun yapay zeka destekli hedef tespit sistemleri kullanarak ailelerin bulunduğu evleri bilerek bombaladığı, sığınakların yakıldığı ve gıda dağıtımları sırasında sivillerin hedef alındığına dair çarpıcı tanıklıklar yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi