Bilindiği gibi HAMAS’ın ordusu İzzeddin El-Kassam Tugayları, İsrail terör örgütüne karşı 7 Ekim’de Aksa Tufanı operasyonunu başlattı. Bu operasyon, Müslümanların ayağa kalktığını gösteriyor. Sonucu ne olursa olsun bu bir ayağa kalkış hamlesidir. Devlet görünümlü terör örgütü İsrail, tarihinde görmediği bir hezimet yaşadı. Binden fazla İsrailli telef oldu, olmaya da devam ediyor. Dokunulamaz sanılan İsrail terör örgütüne öyle dokunuldu ki adeta feleği şaştı. Her terör örgütü gibi İsrail de hemen terör örgütleri kurucusu ABD’yi imdada çağırdı. Zaten İsrail, ABD’nin Ortadoğu’daki gayr-i meşru yapılanmasıdır. ABD’nin Ortadoğu’daki İsrail adındaki eyaleti. Eyalet sözün gelişi, İsrail ABD’nin tüm dünyaya devlet diye tanıttığı bir terör örgütüdür. İsrail terör örgütü Ortadoğu’ya gayr-i meşru şekilde yerleştiği tarihten beri bütün üyeleriyle (bu üyelere İsrail vatandaşı deniyor, ne kadar vatandaş oldukları malum) Filistinli Müslümanları katlediyor. İsrail’de bir toplum yok İsrail’de İsrail terör örgütü üyeleri var. Çünkü vatandaş bir devlete mensup olan topluma denir; İsrail bir devlet olmadığı için orada yaşayanlara da vatandaş denilemez terör örgütü üyeleri denebilir. Sivil görünümlü İsrailliler tüm Müslümanlardan nefret ediyor. Böyle bir toplum olabilir mi. İsrailliler eğer vatandaş olsa devletine ait olmayan toprakları kendilerine mal etmezler zor kullanarak. Yasa dışı yerleşimci denilen İsrailliler İsrail terör örgütünün toprak çalan zalim hırsız üyeleridir. Onların görevi örgüt içinde toprak çalmaktır. İsrail, tüm üyeleriyle bütünleşik şekilde Ortadoğu’daki en büyük terör örgütüdür. İsrail terör örgütü yıllardır Filistinli Müslümanları katlediyor, katletmediklerine zulmediyor, evini yıkıyor, toprağını zorla elinden alıyor. Tüm Müslümanların canı ciğeri olan Mescid-i Aksa’ya baskın yapıyor. Bütün bu faaliyetleri İsrail, ABD terör örgütleri kurucusundan aldığı destekle yapıyor. Yıllardır yaptığı yanına kâr kalıyor. Dahası İsrailliler öyle sanıyor. Hiçbir zulüm sonsuzca sürdürülemez. Zalimlerin cezası elbet bir gün verilir. Bazen küçük bir Filistinli çocuğun diklenmesiyle verilir, bazen işte böyle İzzeddin El-Kassam Tugayları’nın İsrail’in inine girmesiyle verilir. İsrail’in ne demir kubbesi ne de kurulduğu günden beri yaptığı zalimlikleri inine girilmesini engelleyemedi. Engelleyemez.
İzzeddin El-Kassam Tugayları Ortadoğu’da İsrail terör örgütüne attı tokadı, tokadın sesi okyanus ötesindeki ABD denilen dünyadaki tüm terör örgütleri kurucusundan geldi. Hemen uçak gemisi gönderdi İsrail’e. Müslümanlar gerçekten ayağa kalkarsa o gemiyi geldiği yere göndermesini bilir. İsrail terör örgütü, tokadı yiyince adeta kudurdu; Gazze’yi gece gündüz bombalamaya başladı. İsrail insanlık dışı bir terör örgütü olduğu için yaptığı eylemler de insanlık dışıdır, Gazze’de insanlık dışı olduğunu ispatlıyor İsrail. Çocuk kadın yaşlı demeden, hastane okul mabet demeden her yeri bombalıyor. Her yeri yakıp yıkıyor. Zalimin sonu yaklaşınca zalimlikleri artar. İsrail terör örgütünün sonu yaklaştığı için zalimliklerini, insanlık dışı eylemlerini artırıyor. Müslümanlar öldürülmekle bitmez. Elbet İsrail terör örgütünü ortadan kaldıracak Müslüman devletler çıkar bir gün. Bunu tüm dünyadaki Müslümanlar her zaman bekliyor. Bir Müslüman lider çıksa da bütün Müslümanlar o liderin şahsında birleşip İsrail terör örgütünü ortadan kaldırsalar. Nihai hedef ABD terör örgütü kurucusunu ortadan kaldırmaktır. ABD’nin ortadan kaldırıldığını tüm Müslümanlar bekliyor, görmek istiyor. İzzeddin El-Kassam Tugayları’nın, tüm dünya Müslümanlarının birleşmeleriyle İsrail’i de ABD’yi de ortadan kaldıracak bir güç ve yapıya ulaşmasıdır beklentimiz. İsmi ne olursa olsun yeter ki ABD ve İsrail’i ortadan kaldıracak bir Müslüman güç olsun.
Gazze’deki feryatların İsrail’i ortadan kaldıracak güce dönüşmesidir umudumuz.