Gazza da İsrail in uyguladığı soykırım esas gündem
maddemiz olması gerekirken, nedense ısrarla Hitler-Netanyahu kıyaslaması
gündeme getiriliyor. Sanki Hitler in Yahudilere karşı uyguladığı muamele
sebebiyle İsrail in Filistinlilere yönelik tavrı dengelenmeye çalışılıyor.
Niyet böyle olmayabilir, ama sonuçta böyle bir mukayese ortaya çıkıyor. Hatta
Hitler in Yahudileri gaz odalarında boğduğu; Yahudilerin de Filistinlileri gaz
bombalarıyla imha ettiği yazılıp çiziliyor. Böylece ortaya Hitler-Netanyahu
mukayesesi çıkıyor. Hâlbuki her olayın kendi şartları içinde değerlendirilmesi
gerekir. Bunun yanında Hitler in, daha doğrusu Hitler Almanya sında
yaşananların dünyaya sunulduğu gibi olmadığı yönünde çeşitli yayınlar söz
konusu iken, İsrail in soykırımı sebebiyle Hitler in hedef tahtası haline
getirilmesi propaganda gücünün kafaları nasıl karıştırdığını, elmalar ile armutlar
alt alta yazılıp toplanmaya çalışılıyor.
Bu girişe bakıp Hitler i aklamak gibi bir çabanın içinde
olduğumun düşünülmesi yanlış ve haksızlık olur. Yıllar önce Milli Gazete de
Yahudi nin Sıçrama Taşı Filistin başlığı altında bir dizi yayınlamıştım. Bu dizi
kişisel bir yorumun değil, başta Libya olmak üzere yurtlarından kovulmuş ve
çeşitli ülkelere dağılmış Filistinlilerin seslerini dünyaya duyurabilmek için
çıkardıkları yayın organlarındaki bilgi ve belgelerin ürünü idi. Bulabildiğim
bilgi ve belgeleri tercüme ettirerek diziyi oluşturmuştum. Yazı dizisinde
Siyonizm in büyük İsrail hedefine ulaşmak için sıçrama noktası olarak
Filistin i belirlediğini ve burada yer tutmalarını sağlamak için kendilerine
başta İngiltere ve ABD olmak üzere bazı ülkeler bölgemizin kalbine bir hançer
gibi saplanan İsrail in kurulmasını sağladıklarını ifade etmiştim. Bu arada
Filistin in geçmişine, özellikle Avrupalı Siyonistlerin Abdülhamit Han a
gelerek Filistin de toprak satmasını istediklerini, Abdülhamit Han bu teklifi
elinin tersi ile ittiği için aynı çevrelerce Ulu Hünkâr ın Kızıl Sultan
olarak nitelendirildiği, insanımızın bile uzun yıllar ders kitaplarında böyle
nitelendirildiği için Abdülhamit Han a Kızıl Sultan dediğini belirtmiştim.
Halbuki bugün Siyonist yaygaranın tesirinden kendisini kurtarmış herkes biliyor
ki; Abdülhamit Han ülkesinin âşığı, şehit kanları ile alınmış toprakların bir
karışının bile para karşılığı satılamayacağını haykıran bir hükümdar idi.
Kısacası, Filistin de kendilerine toprak satmadı diye Abdülhamit i Kızıl Sultan
ilan eden, daha sonra da birtakım işbirlikçilerinin de aracılığı ile onu
tahtından indirenlerin Almanya da Hitler döneminde yaşanan olayları gerçek
boyutlarından saptırdığına vurgu yapmıştım. Hatta Almanya da yaşananların
aslında Hitler in Yahudi kıyımından çok Avrupalı Siyonistlerin Avrupa nın
rahatına alışmış Yahudilerin Filistin e göçlerini sağlayabilmek için hayata
geçirdikleri ve buna Hitler i de alet ettikleri bir plan olduğunu anlatmıştım.
Aradan uzunca bir süre geçtikten sonra bu hususa bir kitapta da yer verildi.
Kısacası, Hitler in Yahudi katliamı olarak takdim edilen olayların gerçek
boyutları tam olarak ortaya konulmamışken, İsrail in Filistin de uyguladığı
soykırımın her gündeme gelişinde Hitler, İsrail benzetmesinin gündeme
getirilmesinin doğru olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir diye
düşünüyorum. Çünkü Hitler Almanya sında yaşananlar ile Filistinlileri İsrail in
kendi topraklarından ya söküp atmak ya da öldürmek üzere planlamış
cinayetlerinin bir kefeye konulması en hafif ifadesiyle eksik bir değerlendirme
olur.