Müslüman Kardeşler’in ileri gelenlerinden olan ve son olarak
Muhammed Mursi’nin Şura Meclisi’ne tayin ettiği isimler arasında yer alan İsam
Aryan, Mısır’da yeni bir tartışmaya neden oldu. İsrail’de işgal rejiminin
parçası haline gelen Mısırlı Yahudilerin ülkelerine geri dönmesini istedi. Bu
çağrı aleyhte dalgalanma ve çalkantılara neden oldu. İsam Aryan bunların Nasır
döneminde sınır dışı edildiklerini veya Nasır politikaları yüzünden Mısır’ı
terk ettiklerini de ileri sürdü. Bu çağrı Ahmet Bahaeddin ve Hafız Selame gibi
isimler tarafından şiddetle kınandı ve Yahudilerin Nasır tarafından
tehcirlerinin de söz konusu olmadığını söylediler. Nasır döneminde bazı
Yahudiler içeri atılmış ve bunlar Ahmet Raif’in yazdığı gibi İhvan mensuplarıyla
aynı hücreleri paylaşmışlardı. 12 Eyül’de bizde karıştır barıştır’ sürecinde sağ ve sol arasında olduğu gibi
hücrelerde Müslüman Kardeşler üyeleriyle Yahudiler arasında insani zeminde bir
sohbet ortamı da oluşmuştur. Belki İsam Aryan, Nasır idaresi altında bazı
Yahudilerle aynı kaderi paylaştıklarını söylemek istemiştir. İsam Aryan,
İhvan’ın ikinci kuşağında yer alan isimlerden birisidir. Türkiye’de sol cenahta
Baykal kuşağına tekabül eder. Doğrumudur bilinmez ama Baykal’ın zamanın
Başbakanı Adnan Menderes’in yakasına yapışarak hürriyet istediği ileri sürülür.
Buna mukabil, Menderes’in kendisine şu cevabı verdiği söylenir: Bundan âlâ
hürriyet mi olur Başbakanın yakasından tutuyorsun ya! Bu konuşma olsun ya da
olmasın bir benzeri Aryan ile Enver Sedat arasında üniversite kampusunda
geçmiştir. Bir defasında bir üniversite ziyareti sırasında İsam Aryan ile Sedat
polemiğe girmiş ve bu polemik daha sonra Aryan’ın hayatında dönüm noktası
olmuştur.
*
İsam Aryan, ‘Yahudiler geri dönsün’ dedikten sonra yine
Yahudi eksenli başka bir tartışmanın odağı haline gelmiştir. Son açıklamasında
İsrail’in 10 yıllık ömrünün kaldığına işaret etmiştir. Aryan, İsrail’in 10
yıllık ömrünün kaldığına işaret etmiş ve orada bulunan Mısır asıllı Yahudileri
Mısır’a geri çağırmıştır. Bu çağrı aslında Hamas teorisyeni merhum Ömer
Süleyman Aşkar’ın vizyonuna uygundur. Aşkar ve benzerleri Arapların ve İslam
dünyasının inisiyatifi geri almaları halinde Eşkinazi yani beyaz Yahudilerin
İsrail’e terk ederek geldikleri ülkelere döneceklerini öngörmektedir. İsrail’in
sonunun gelmesini böyle yani boşalma ile gerçekleşeceğini tasavvur etmektedir.
Nitekim 1973 savaşında 600 bin Yahudi hayatlarından endişe ile geldikleri
yerlere geri dönmüşlerdir. Bilahare harp durulduktan ve yatıştıkta sonra
İsrail’e avdet etmişlerdir. Dolayısıyla Yahudiler diken üzerinde durmaktadır.
Bölge halklarından da bir kısmı büyük bir huzursuzluk içindedir. Bu gelecek
endişesi ve huzursuzluğudur. Bazı yazarlar bu huzursuzluğun İsrail halkına
egemen olduğunu ve gelecek korkusu yaşadıklarını söylerken Suudi halkının da
ekonomik refaha karşın gelecekle ilgili ontolojik bir endişe hâli yaşadığını
ortaya koymaktadır. İsrail’in özel ve geri kalanının ise genel bir huzursuzluk
atmosferi yaşadığı varsayılabilir.
*
İsam Aryan’ın çağrısının kuvveden fiile geçmesi halinde bu,
İsrail’in altını boşaltmaya hizmet eder. Zira beyaz Yahudiler (Eşkinazi)
geldikleri yurtlara geri dönünce Sefarad veya siyah tenli Yahudiler Arap
dünyasıyla yeniden bütünleşecekler ve böylece İsrail gailesi az bedelle ortadan
kalkacaktır. Bu süreç ne kadar kansız olursa herkes için o oranda iyi olur. Bu
zeminde bu seçeneğe ikna etmek ve olmak önemlidir. Bundan dolayı İsam Aryan’ın
çağrısını reddetmeden evvel düşünmek lazımdır. Nasır’la ilgili bölüm ayrıntıdır.
Üzerinde durmaya değmez. Şura Meclisi Başkanı Ahmet Fehmi ise Mısırlı
Yahudilerin kendi iradeleriyle zorlanmadan İsrail’e gittiklerini ve dolayısıyla
geri çağrılmalarının söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Yahudilerin geri
çağırması İsrail’i korkutuyor. Adalet ve Hürriyet Partisi’nin Başkan Vekili
olan İsam Aryan, Şura Meclisi’nde çoğunluk lideri olsa da sözlerinin kendisini
bağladığı ifade edilmektedir. ’10 yıl sonra İsrail yok’ değerlendirmesi
İsrail’de de yankılara ve tepkilere neden olmuş ve İsrail olarak Mısır’ın
hükümranlığına saygılı olduklarını ifade eden İsrailli kaynaklar İsam Aryan’dan
da aynısını beklediklerini duyurmuşlardır. İsam Aryan söylediklerinden geri adım atsa da atmasa da
İsrail’in son düzlükte olduğu genel bir kanaattir. Bu kanaati ve bununla ilgili
değerlendirmeleri Milli Gazete’de Ürdün’lü çocuk başlıklı yazımızda ele
almıştık (17.08.2012). İsam Aryan da bu
sözleriyle birlikte bu yöndeki yorumları tasdik etmiştir.