Orta Doğu'da dikiş tutturamayan Washington yönetimi yeni bir siyasi çıkmazın eşiğine geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail ile birlikte İran'a karşı başlattığı askeri operasyonların hedeflenen hızlı sonucu vermemesi, hem Beyaz Saray'ın stratejisini hem de Trump'ın siyasi geleceğini riske attı. Net bir çıkış stratejisi olmadan yürütülen bu sürecin ABD'nin bölgedeki manevra alanını daralttığı ve müttefiklerin tercihlerini kökten değiştirdiği kaydedildi.

BÖLGESEL PLANLAR SAVAŞLA SEKTEYE UĞRADI
Trump yönetiminin ikinci döneminde ticaret, teknoloji ve yatırım odaklı yeni bir bölgesel düzen kurmayı hedeflediği ancak İran savaşının bu planları altüst ettiği vurgulandı. Birinci dönemde imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile hız kazanan normalleşme sürecinin çatışmalar nedeniyle darbe aldığı aktarıldı.

KÖRFEZ TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ GÜÇLENDİRİYOR
Savaşın sahadaki en büyük kırılmalarından birinin Körfez ülkelerinin dış politika ekseninde yaşandığı belirtildi. Tek bir müttefike bağımlı kalmak istemeyen bölge ülkelerinin çok yönlü bir strateji benimsediği kaydedildi. Bu kapsamda güvenlik ve savunma alanında Türkiye ile ilişkilerin güçlendirilmesine ağırlık verildiği, ekonomik ve teknoloji alanında ise Çin ile iş birliklerinin hız kazandığı vurgulandı.





