VAKİT namazı ezanı okunuyor. Dört Ehl-i Sünnet mezhebinin

fıkhına göre, (yirmi kadar şer î özrü bulunmayan) bütün hür ve mukim

erkeklerin farz namazını cemaatle kılması gerekir. Ya camiye giderek, yahut

kendi aralarında. Bu konudaki irademiz nerede

**

Cuma ezanı okunuyor. Dört mezhebin fıkhına göre, ezanla

birlikte ticaretin, alış verişin, dünya işlerinin durması, dükkanların

işyerlerinin atölyelerin ofislerin kapanması ve Rahman a ibadet etmek için

camiye gidilmesi gerekir. Bu konudaki irademiz nerede

**

Sekiz yüz öğrencisi olan İmam-Hatip mektebinde namaz

vakti gelince ezan okunması ve bütün öğrencilerin idareciler ve öğretmenlerle

birlikte cemaatle namaz kılması gerekir. Bu konuda bir irademiz var mıdır

**

Ayasofya Câmi-i Kebiri hâlâ kapalı. En az beş milyon

Müslümanın, siyasî iktidara dilekçe vererek, ulu mâbedin açılmasını istemesi,

açmazsanız oy vermeyiz tehdidinde bulunması gerekiyor. Bizde niçin bu irade

yok

**

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bedava Osmanlıca kursları

açtı. En az beş milyon vatandaşın bu kurslara kayd olarak Osmanlıca öğrenmesi

gerekirdi. Böyle bir irade niçin yok

**

Latin/Frenk alfabesi devrimi caduc oldu. Müslümanların,

yazı hürriyetinden istifade ederek Osmanlıca günlük gazeteler, haftalık ve

aylık dergiler, kitaplar yayınlamaları gerekirken bu konuda dişe dokunur bir

gayret ve faaliyet yok. İsrail Yahudileri kendi İbranî yazılarını, alfabelerini

korurken biz Türkiyeli Müslümanlar niçin millî ve dinî Kur an ve İslam

alfabemizi korumuyoruz Bizde böyle bir irade niçin mevcut değil

**

Kadın tesettür kıyafeti konusunda bozukluklar

sergileniyor. Kur ana Sünnete Şeriata uygun olmayan şeytanî Süslüman kıyafeti

yaygın hale geldi. Bu çarpıklığı düzeltecek irademiz nerededir

**

Alevî kardeşlerimiz canla başla, dişleriyle tırnaklarıyla

Cem evleri için çalışırken, Sünnî çoğunluk İslam medreselerinin tekrar açılması

için çalışmıyor. Böyle hayırlı bir iş konusunda bizim yeterli irademiz yok

mudur

**

Ehl-i tasavvuf, sûfiyan-ı kiram, tarikatların tekrar

açılması ve Meclis-i Meşayih denetiminde hizmet etmeleri için niçin siyasî

iktidara baskı yapmıyor. Biz bu kadar iradesiz miyiz

**

Bütün mü minlerin tek bir Ümmet çatısı altında toplanması

konusundaki irademiz var mıdır, yok mudur

**

Ehl-i sünnet camiası niçin reformcularla, dinde yenilik

ve değişim isteyenlerle, İslamın içini boşaltmaya çalışan münafıklarla yeteri

kadar mücadele etmiyor, onların sapıklıklarını ve bozukluklarını red, cerh ve

ibtal etmiyor. Bu kadar iradesiz miyiz

**

Ehl-i Sünnet karşıtlarının baş tacı olan şu mâlum adam,

İslam Şinasi isimli kitabında Allah gerçek bir Janus tur diyerek, kemal

sıfatlarla sıfatlı ve noksan sıfatlardan münezzeh Hak Tealayı iki çehreli bir

Roma putuna benzetiyor, hem de hakikî sıfatını ekleyerek. Peki Ehl-i Sünnetin

buna karşı bir iradesi yok mudur ki, bu adam hâlâ tutuluyor ve gençliğe bir

İslam önderi olarak tanıtılabiliyor. Biz bu kadar iradesiz miyiz

**

Diyanet yayınevlerinde, Allah ı Roma putuna benzeten

adamın kitapları satılıyor. Ümmetin bunu protesto edecek iradesi yok mudur

(İkinci yazı)

Tedbir Almak

BÜYÜK depreme, üçüncü dünya savaşına, âhir zaman âfet ve

musibetlerine hazırlanıyor muyuz, bunlara karşı tedbirler alıyor muyuz

Neler yapabiliriz Bunları önleyemeyiz, olacaklar

olacaktır ama cüz î iradelerimizle yine de bir şeyler yapabiliriz. Bu

yapılabileceklerin bazısını sayayım:

1. Tevbe ve istiğfar etmek. Günahlarına cürümlerine

pişman olmak, Hak Tealadan afv ve bağışlanma dilemek.

2. Zekat vermek. Zekat vermek ne demektir Malının kırkta

birini her yıl Allah rızası için, Kur anda zikr edilen sekiz sınıf (bazıları bu

devirde mevcut değildir) Müslümana, temlik etmek suretiyle dağıtmaktır. Zekatın

ne olduğu, nasıl verileceği, Ehl-i sünnetin fıkıh kitaplarından yazılıdır.

Derneklere, vakıflara, Çocukları Koruma Derneğine, Cami Yaptırma Derneğine,

Ağaç Dikme Derneğine, öteki hükmî şahsiyetlere (tüzel kişilere) zekat verilmez.

Şeriata ve fıkha uygun olmayan şekilde verilen zekatlar zekat olmaz, tekrar

verilmesi gerekir.

3. Sadaka vermek, yardım etmek.

4. Namaz kılmayanların namaza başlaması.

5. Namaz kılanların, daha ciddî, daha itinalı, daha doğru

kılmaları.

6. Farz namazların cemaatle kılınması. Ardında namaz

kılınabilecek ehliyetli imamlar aranması

7. Deprem bölgesinden, deprem olmayacak bölgelere hicret

edilmesi.

8. Oturduğu binanın mühendislere kontrol ettirilmesi,

bina çürükse, 7 şiddetinde bir depremde yıkılacaksa, başka bir yere

taşınılması.

9. Bir haftalık su, yiyecek depolanması.

10. Tıbbî ilk yardım seti edinilmesi.

11. Elektrik feneri, mum, lamba

İnsanların çok büyük bir çoğunluğu maalesef büyük gaflet

içindedir.

Büyük şehir depremini bekliyor Depremin ayak sesleri

duyuluyor ve insanlar gaflette.

1999 depreminden ibret almadık.

Üniversiteli düzgün ve akıllı bir gence sordum.: 1999

depremini hatırlıyor musun Hatırlamıyorum Bu konuda yeterli bilgin var mı ..

Yok!..

Zelzelede yıkılacağı, belki de yassı kadayıf gibi olacağı

mühendis raporuyla bilenen bir binada oturan aile reisine sordum: Buradan

taşınmayı düşünmüyor musunuz .. Donuk gözleriyle yüzüme baktı ve cevap bile

vermedi.

Cenab-ı Hak bizlere akıl, sağduyu, fikir nasip etsin de,

felaket gelmeden önce, cüz î de olsa tedbir alalım.

29.12.2015