Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sözleri, fiil ve hareketleri çok manalı ve akıllıcaydı. Sözü özüne uygundu. Hiç kimse ile alay etmez ve kimsenin dedi-kodusunu yapmazdı. Kimseye küsmez, küskünleri barıştırır, faydası olmayan boş şeylerden uzak durur, kötülüklere iyilikle karşılık verir, istikametten ayrılmaz, herkesle iyi geçinir, çocukları çok sever, aile efradıyla iyi geçinir ve icabında onlara ev işlerinde yardım ederdi. Hayatı baştan sona gayet muntazam ve nezih geçmiştir. Büyüklere hürmet, küçüklere şefkat gösterir; yetimlere, dul kadınlara ve ihtiyacı olanlara çok acır ve onlara elinden gelen yardımı yapardı. Komşu hakkını, kadınların hukukunu gözetir, hayvanların hukukuna da çok dikkat ederdi. Çok cömert, misafirperver, adil, tatlı dilli, güler yüzlü idi. Hiç kimseye kötü söz söylemez, kötü muamele yapmaz, herkesi dinler, hiç kimsenin sözünü kesmez, insanların gizli hallerini ve kusurlarını araştırmaz, daima haklıyı tutar, hizmetçilerini hoş tutar, onlara kendi giydiğinden ve yediğinden giydirir ve yedirirdi. Kimsenin kabahatini yüzüne vurmazdı. Verdiği sözü muhakkak yerine getirirdi. Çalışmayı sever, tembellikten nefret eder, ümmetini daima ilme, fenne, sanata, ticaret ve ziraate teşvik ederdi. Kendisi için hoş görmediğini başkaları için de hoş görmezdi.

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, dünyanın en temiz insanıydı. Kirden, pastan ve pislikten hiç hoşlanmazdı. Hastaları ziyaret eder, davet edilen yere giderdi. Emanete hıyanet etmez, ALLAH a daima şükredip O na karşı kulluğunu fazlasıyla yapardı. Alçak gönüllü ve ağır başlı idi. Bir kimsenin evine girmek istediği zaman kapıyı çalar, izin verildiğinde içeriye girerdi. Vardığı yere selâm vermeden oturmaz, gördüğü kimselere selâm verir, ellerini sıkar, hal ve hatırlarını sorardı. Bir meclise vardığında boş olan münasip bir yere otururlardı. Mübarek saç ve sakalını sık sık yıkar, tarar ve güzel kokular sürerdi. Haya, edep, terbiye, cesaret ve şecaat örneği idi. İktisat ve tasarrufu; sabır ve metaneti; adalet ve eşitliği v.b. sever, rüşveti, ihtikârı, zulmü, haksızlığı, hırsızlığı, kumarı, içkiyi, adam öldürmeyi, yalancı şahitliği, dedikoduyu v.b. şiddet ve nefretle karşılardı. O, hayatı boyunca daima iyinin, hayrın, güzelin yanında olmuş, kötüden, şerden ve çirkin şeylerden de son derece kaçınmıştı.

Tereddütsüz söyleyebiliriz ki, bugün hak, adalet ve ahlâk adına sahip olduğumuz her şey o fazilet güneşinin eseridir. Nitekim merhum Akif şöyle diyor:

"Dünya neye sâhibse O nun vergisidir hep,

Medyûn O na cem iyyeti, medyûn O na ferdi,

Medyûndur o ma sûma bütün bir beşeriyyet,

Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret."