Bir insafsız ana düşününüz. Boyunu aşan bir suya düşmüş. Boğulmamak için, çocuğunu ayaklar altına alarak irtifa kazanmak istiyor. Bu yaşanmış olayı Babam rahmetlik bana nakletmişti...

İktidarın, Kıbrıs a karşı uygulamakta olduğu politikayı düşündükçe bu hikâyeyi hatırlıyor ve dehşete düşüyorum. Belki ibret alırlar da bu istikâmete sürüklenmekten kendilerini kurtarırlar diyorum.

Deneme, yanılma metoduyla verilmiş olan, liman ve havaalanı tavizleri belki de, yavruvatanKıbrıs ın, ayaklar altındaki son çırpınışlarıdır.

Zira bâzı kendini bilmez köşe yazarları, efendim bir Kuzey Kıbrıs için 70 milyonluk Türkiye nin AB ye giriş şansını fedâ mı edeceğiz diye iktidarı tahrik bile ediyorlar.

Bilmiyorlar ki, tâviz vere vere, kesinlikle başarıya ulaşılamaz. Çünkü AB ve üye ülkeler maalesef hâlâ haçlı zihniyetiyle ve mantığıyla hareket ediyorlar. Adamların insafı, vicdanı yok. Fırsat bulmuşken şu yüzü yumuşak AKP hükûmetinden, ne koparırsak kârdır, diyorlar. Dicle, Fırat vâdilerini istiyorlar. Kuzey Doğu Anadolu yu Ermenistan a, Karadeniz bölgemizi Pontus Rum a, ekümenik merkezi diye İstanbul un bir bölgesini, Patriğe vermeyi düşünüyorlar.

Batılıların bu hâinane tekliflerinin altında, Eski Bizansı ihya planları yatıyor. Çünkü çarşambanın gelişi perşembeden bellidir. Böyle olmasaydı bu AB ülkeleri Londra, Zürih anlaşmalarını ve bu anlaşmalardan doğanKıbrıslı Türklerin ve Türkiye nin meşrû, siyasi hak ve yetkilerini ve bütün kazanılmış hakları çiğneyerek Güney Kıbrıs a peşkeş çekerlermiydi Bu eşkiyalığı niçin yaptılar Yunanistan ın, Türkiye aleyhindeki Bizansı ihya emellerinin, bir aşama daha gerçekleşmesi içinz yaptılar.

Kıbrıs kontrolümüzden çıkarsa Türkiye kendi vatanında denizsiz kalacak, Yunanistan kuşatması karşısında adetâ hapsedilecek.

Bilindiği gibi Kıbrıs, Doğu Akdeniz in emniyetinin kilididir. Doğu Akdeniz de mevcut bir sabit uçak gemisi gibidir. Bu sebepten bu stratejik mevki mutlaka Türkiye nin elinden alınmalı. Mehmetçik mutlaka Kıbrıs tan çekilip gitmelidir, diyorlar.

Kıbrıs ın stratejik önemi, 1400 küsur sene evvel, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından bilindiği için, bu adanın fethedilmesi gerektiği vurgulanmış ve fethedileceği, Tıpkı İstanbul un fethi olayında olduğu gibi önceden haber verilmiştir.

Şu beyanlarımızın, gerçek olup olmadığını merak edenler var ise, "Sahihi Buhari"nin 8 inci cildinin 389, 390 ve 391 inci sahifesindeki, Ümmi Haram, hadisesini açıp okusunlar.

Birileri ne hikmetse, sadece aklını fikrini AB ye girmeye kilitlemiş. Bu işi bir fikri sabit haline getirmiş. Akıl mantık ve karşı fikirler ve gerekçeleri yok farzediyorlar. Başka bir deyimle âdetâ AB delisi olmuşlar.

Tayyip bey bile bizi almazlarsa ne yaparız AB kriterlerine Ankara kriterleri der yolumuza devam ederiz diyor. Yani gerçek olmasa bile AB nin rüyasıyla avunacağız. Onu sayıklamaya devam edeceğiz demek istiyor.