İnek ve sinek derken sokak jargonu veya argo sayılan şeyler yazacak değiliz. Zaten beceremeyiz.
Bu yazımızda inekleri ve sinekleri kullanarak insanlığın başına yeni çoraplar örme niyetinde olduklarını düşündüğümüz küreselci güçlerin rejisörlerinin yapmaya çalıştıklarından bahsedeceğiz.
Geçtiğimiz yıllarda aynı rejisörlerin insanlığın başına bela ettikleri pandemiyi yaşadık. Takip ettiğimiz kadarı ile hem bu rejisörler hem de koronavirüs aşısı üretip dünya nüfusunu kontrol altına alma amaçlı insanları bu aşılara mecbur bırakan çeşitli ülkelerde davalar açılmış ve yürümektedir. Bu davalar ilgili hükümetler ve aşı üreticileri aleyhinde olarak sonuçlanırsa çok şeyler gün yüzüne çıkacağa benziyor. Bizde ise böyle davalar açılması mümkün değil. Çünkü Sağlık Bakanlığı aşı olacaklara önce davacı olmayacaklarına dair belgeler imzalattı. Ancak hükümet olarak böyle davalar açabilirler ama onda da pek ümitli olmamak lazımdır.
Gelelim inek olayına:
Güya inek cinsi hayvanlar ürettikleri ve dışarı bıraktıkları bağırsak gazları ile atmosferi kirletiyorlarmış. Çevre kirliliğinin azaltılması için bu hayvanların beslenmesinin önlenmesi gerekiyormuş. Anladığımız kadarıyla bu husus çevre kirliğinin önlenmesi amacıyla hazırlanan, Türkiye’nin yıllarca bunu imzalamaktan imtina ettiği, ancak geçen yıl, belki de oradan alınacak maddi teşviklere tamah edilerek imzalanmış, bu konunun yürütülmesi için de bakanlık birimleri kurulmuştu. Hayretler içinde izledik ki, bazı bakan yardımcıları dili ile ve bazı TV kanallarında bu konu işlenmeye başladı. İneklerin ne kadar tehlikeli olduğu, et ve süt tüketiminde mutlaka vazgeçilmesi gerektiği, bunun yerine suni et ve suni süt tüketiminin yaygınlaştırılması gerektiğinden dem vurmaya başladılar. Yer yer de inek itlaf görüntüleri veriliyor. Yahu inek bu. İnsanlık var olmaya başladığından beri en faydalı hayvan olduğunu herkes bilir. Hakkında bir sure ve çeşitli ayetlerin olduğu da aşikâr. Bu emellerine ulaşırlarsa insanlığın beslenmesini kontrol altına almaları mümkün olur. Küresel sistemin rejisörleri, içine hangi katkı maddelerini kattıkları bilinmeyen suni et ve süt ile beslenme alışkanlığını yaygınlaştırıp nüfus kontrolü yaparken ticaretlerini de geliştirecekler.
Ve sinek olayı:
Haberleri izlerken kanımız dondu. Küresel sistemin rejisörleri sivrisinek üzerinde gen çalışmaları yaptırıyorlarmış. Görünüşe göre çok insani bir amaç olan sıtma ile mücadele etmek için bunu yapıyorlarmış. Bu amaçla milyarlarca geni değiştirilmiş sivrisineği dünyanın çeşitli bölgelerine götürüp tabiata bırakacaklarmış.
Biraz kafa yorunca bunun sıtma ile ilgili olamayacağı, akıllarındaki dünya nüfusunu azaltma projesi ile ilgili olduğu şıp diye anlaşılır. Bu sineklere yükleyecekleri aşıları insanlara zerk ettirerek, bugün mahkemelerde koronavirüs aşısı aracılığı ile oynadıkları oyun ortaya çıkarsa, bu tedbire başvuruyor olabilirler.
Sonuç olarak önümüzdeki yılların gündemini bu inek ve sinek olaylarının belirleyeceği anlaşılıyor.
Millet olarak iktidardan beklentimiz bu küreselcilerin, diğer adı ile yeni dünya düzencilerinin oyununa alet olmak değil, onların oyunlarını bozmaktır.
Yoksa Sayın Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi:
“Yeni dünya düzeninin kurulmasına da biz öncülük edeceğiz” sevdasında mıyız?
Yoksa davayı baştan mı kaybediyoruz?
SEL GELİYOR!
Sömürü medeniyet kılığında yaşıyor,
Sarılmış “evrensel”e, “global”e “küresel”e.
İştahları kabarmış, dağlar gibi taşıyor,
Sürüklenecek sanki bütün yer küre sele...