Faruk Ilgaz Ağabey i toprağa verdik. Önce Dereağzı nda
tören yapıldı, sonra Şakirin Camii ve aile kabristanı... Allah gani gani rahmet
eylesin. Nur içinde yatsın.
Faruk Ağabey le kitaplara sığmayacak anılarımız vardır.
Düşünebiliyor musunuz; 12 yıl başkanlık süreci, kulübün her kademesinde
varlığını sergileme...
Uzatmadan başlayalım. Tabii ki en çarpıcı olanları
yazacağım. Yanılmıyorsam 1970 li yılların ortalarıydı. Faruk Ilgaz Ağabey le
bir sohbette, Kemal, bu sene büyük transfer yapamayız. Gençlere yönelmek
istiyoruz. Sen de İstanbul Amatör Finalleri ni en iyi veren gazete
Tercüman dasın. Zaten o işin sorumluluğu da sana ait. Bize bir kaç isim
önersene demişti. Ben de sekiz takımlı final maçlarından 7 8 kişilik bir liste
sundum. Bu kişilerin arasında günümüz Başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan da vardı.
Bu gruptan bir kaç isim alındı ama Tayyip dostuma rahmetli babası, eğitimini
yarıda bırakır diye izin vermedi.
Yine 1970 li senelerin başı idi. Fenerbahçe, İstanbul da
Beşiktaş la oynuyordu. Ankara da da Galatasaray PTT ile... Şayet PTT maçı
alırsa, Fenerbahçe de Beşiktaş ı yenerse, Fenerbahçe şampiyon olacaktı. O zaman
cep telefonu yok. Bir ara statta bir duyum patladı. PTT, 2 0 önde gidiyordu...
İnönü deki maç da 0 0... O sırada Faruk Ağabey şeref tribününden fırladığı gibi
atletizm pistine daldı ve sahadaki futbolculara, PTT galip haydi şu maçı alın
çocuklar diye bağırmaya başladı. O sırada da Ogün golü attı(!) ve Fenerbahçe
1 0 öne geçti. Ama sonra haberin gerçeği geldi. Galatasaray, Ankara da 4 0
galip oynuyordu...
Faruk Ağabey, Fenerbahçe ne zaman sıkıntıya girse, imdat
simidi olurdu. Başta Dr. Semih Bayülken olmak üzere, hemen Faruk ağabeyin evine
gidilir ve ikna edilirdi. Yine 1970 li yılların başlarıydı. Rahmetli Emin
Cankurtaran tek aday olarak Efes-Feza sinemalarının salonlarındaki kongreye
çıkmıştı. Salondaki kulisler bir anda Faruk Ağabey in adaylığına destek
olmuştu. Faruk Ağabey de bir heyecan. Yüzü kıpkırmızı, etrafında oluşan
kalabalığı kıramıyor ama bir gözü de o güne kadar kader birliği yaptığı
Bayülken de... Sonra Semih Ağabey sahneye çıkıp, Yapmayın, etmeyin, Faruk u
harcarsınız deyince, Faruk Ağabey de çıkıp, Ben bu defa yokum arkadaşlar.
Oylarımız Emin e diyordu...
Faruk Ağabey, ekonomik sıkıntı çekildiği günlerde,
rahmetli babama gelir veya babamdan eve gelmesini rica ederdi. İşin içinden
nasıl çıkılabileceğine dair ilk danıştığı yerlerden biriydi. İşte bu
görüşmelerin birinden teberrulu bilet fikri çıkmıştı. Kulüp de bir hayli
rahatlamıştı.
Anı çok. Çoğu da tatlı. Ama biri biraz acı ve de
belgeli... Sosyal Tesislere Faruk Ilgaz adının konmasını bendeniz 1992
Temmuz undaki Yüksek Divan Toplantısı nda önermiştim. Oy birliği ile kabul
edilmişti. Kapıya da Fenerbahçe Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri tabelası
asılmıştı. Sonradan burası yıkılıp yeniden yapıldı. Zaten o tesisleri de kulübe
Faruk Ağabey kazandırmıştı. Neyse... Yenilenen tesislerin kapısına ise önce,
Fenerbahçe Spor Tesisleri yazıldı. İtiraz ettim. O dönem Yüksek Divan Kurulu
Genel Sekreteri olarak yazılı ve yazı sayılı belgeyle... İki gün sonra Faruk
Ilgaz ın ismi de kondu. Ama sosyal kelimesi yoktu. Bir yazılı, sayılı itiraz
daha yaptım, ama oraya sosyal kelimesi asla konmayacak gibi bir tepki aldım.
Hepsi yazılı, kayıtlıdır. İsminin tabeladan atıldığını Faruk Ağabey den hep
sakladık. Yani biz eskiler. Ama yenilerin umurunda bile değildi. Neyse,
ikazımız üzere isim konulmuştu. Herkes herkesi daha iyi tanır umarım.
Nur içinde yat Ağabey! Hizmetlerin asla unutulmayacaktır.