Yaz akşamında herkes rahatça otururken, kaşıntı krizleriyle neden sadece sizin boğuştuğunuzu hiç düşündünüz mü? Tenimizde gizlenen görünmez bir haritanın bizi bu amansız kan emiciler için nasıl açık hedefe dönüştürdüğü tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkarıldı.

Tenimizdeki Ölümcül Sinyaller
Florida Uluslararası Üniversitesi (FIU) uzmanları tarafından Miami'de 119 gönüllüyle gerçekleştirilen zorlu deneylerin detayları paylaşıldı. Vücudumuzun ürettiği normal şartlarda kokusuz olan salgıların, derideki bakterilerle birleşerek uçucu organik bileşiklere (VOC) dönüştüğüne dikkat çekildi.
İnsan derisinde binden fazla bulunan bu kimyasalların, sivrisinekler için parlayan bir hedef rotası oluşturduğu vurgulandı.

Mıknatıs Etkisi Yaratan Bakteriler
Laboratuvar ortamında incelenen 246 farklı bakteri grubu arasından özellikle üçünün (Co. kefirresidentii, Cu. granulosum ve Staphylococcus epidermidis) sivrisinekleri karşı konulamaz bir şekilde çektiği saptandı.
Kayıtlara geçen verilerde, Aedes aegypti türü sivrisineklerin erkek katılımcılara kadınlardan çok daha yoğun bir ilgi gösterdiği aktarıldı. Sıtma, dang humması ve Batı Nil virüsü gibi hastalıkları taşıyan bazı türlerin ise hoşlanmadıkları kokulardan bilinçli şekilde kaçarak avlanma stratejilerini değiştirdiği ifade edildi.
Cildimizdeki mikrop haritasını tamamen çözerek insanlığı bu tehlikeli haşerelere karşı adeta "görünmez" kılacak yeni nesil koruyucuların laboratuvar aşamasını sonuçları bekleniyor.






